Dün yaptıklarınızı ellerinizi kullanmadan arkadaşlarınıza anlatmaya çalışınız.

Dün Yaptıklarım

 

Ellerinizi kullanarak bir şeyi anlatmak oldukça zordur. Jest ve mimiklerdeki, jestlerin çoğu hemen hemen elleri kullanarak yapılır. Beden dilinin olmazsa olmazı el ve kol hareketleridir. El ve kol hareketlerimizi kullanarak da birçok şeyi insanlara hiç konuşmadan anlatabiliriz. Peki, ellerimizi kullanmadan sadece konuşarak ne kadar etkili bir biçimde insanlara bir şeyler anlatmamız mümkün?

 

Bu sorunun cevabı çokta net değil fakat bu yolun sonunda kelimelerin gücünü keşfederek onları dikkatli seçmemizin ne kadar önemli olduğunu anlayacağız. Bu olguyu anlayabildiğimiz zaman daha dikkatli cümleler kurup karşımızdakilere kendimizi daha iyi anlatabileceğiz. Kendimizi iyi anlattığımızda ise bunları jest ve mimikleri ekleyerek, şuanda bulunduğumuz insanın kendini ifade etme biçimini çok daha fazla geliştirmiş bir insan olabileceğiz. Ellerimizi kullanmadan bir şeyleri ifade edebilmek işte tam olarak da bu yüzden önemlidir. İnsanlara kendimizi ne kadar güzel ifade edebilirsek karşımızdakiler ile o kadar kaliteli iletişim kurabiliriz.

 

Kaliteli bir iletişim kurabilmek bu dönemde oldukça zorlaştı. Sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte insanlar kendini orada ifade etmeye başladı. Bu başlangıç ilerledikçe insanlar daha az sosyalleşti çünkü insanlar kendilerini gündelik yaşamda ifade edebilme yeteneğini kaybettiler. Bizlerin kendimizi daha iyi ifade edebilmesi oldukça önemli, kendi fikirlerimiz kadar varız ve onları karşıdakine aktarabildiğimiz kadar iyi fikirlere sahibiz. Dün neler yaptınız?

İnternet gazeteciliği hakkında bildiklerinizi anlatınız.

İnternet gazeteciliğinin en önemli kısmı doğru haberi bulabilmektir. Doğru haber bulunduktan sonra, uzman kişiler tarafından gazete yerine sanal ortam kullanılarak haberler okuyuculara ulaştırılırlar. Doğru haber oldukça önemlidir. İnternet gazeteciliğinde doğru haber yapmazsanız, siteniz giren haber okuyucusu sayısı giderek düşecektir. Siteye giren kitle azaldıkça, site kötü ün kazanır ve kapanma yoluna girmiş olur. Kaliteli haber sunmak, internet gazeteciliği için oldukça önemlidir. İşlerinizin diğer sektörlerde de olduğu gibi kalitesi arttıkça ona ulaşmak isteyen insan sayısı da bir o kadar artacaktır.

 

Hayatta hangi işte olursanız olun, o işi hakkını vererek yapmalısınız. İnternet gazeteciliğinin önemi, internetin yaygınlaşmaya başlamasıyla gittikçe artmıştır. Halen artmaya devam eden bir değere sahip olan internet gazeteciliği, artık bir meslek olarak görülüyor. Tıpkı sporcu ve elektronik sporcu (e-sporcu) gibi. Bu gibi mesleklere gelecekte birçok yeni meslekte eklenecek. Eğer çağa ayak uydurmak istiyorsanız interneti bilgili bir şekilde kullanabilmelisiniz (sadece oyun ve film için değil). İnternet doğru kullanıldığı zaman sizlere çok faydalı, yanlış kullanıldığı zaman ise çok zararlı olabilir. İnternet gazeteciliği de doğru yapıldığı zaman insanlığa faydalı, yalan yanlış yapıldığı zaman ise insanlara zararlıdır. Bunu dikkate alarak haberleri birkaç kaynaktan birden okumak işin en doğrusu olabilir. İnternet haberciliği günümüzde ilgi gören meslek alanlarından bir tanesi olma yolunda ilerliyor.

Çevrenizde faaliyet gösteren bir yardım kurumunu araştırarak aşağıdaki bilgileri doldurunuz.

Kurumun Adı: Sokak Hayvanlarını Koruma Derneği

Faaliyet Alanı: Sokaklarda yaşayan sahipsiz, evsiz tüm hayvanları koruma eylemi yapmaktayız.

Telefon Numarası: 0333 444 55 66

E-posta – web: iletisim@dershane.tv  –  www.dershane.tv

Adres: Çıkrıkçı Mah. Çantacılar Cad. Kırgız Sk. No:45

Kısa Tarihçesi: 1998 yılında 4 gönüllü veteriner tarafından kuruldu. Civarda yaşayan kişilerin bağışları ile ayakta durmaktayız. Tek gelir kaynağımız insanların bağışları.

Yaptıkları Çalışmalardan Örnekler: Maddeler halinde bir çak örnek yazalım.

 

  • Toplu yemek yenen işyerlerinde artık yemekleri topluyoruz mahallenin belli noktalarına bırakıyoruz. Hayvanlar bu şekilde yiyeceklerini temin edebiliyorlar.
  • Hastalıklardan uzak durmak için hayvanların aşılarını yaptırıyoruz ve aşı kayıtlarını tutuyoruz.
  • Herhangi bir sebeple yaralanmış hayvanları tedavi ediyoruz.
  • Yeni doğum yapmış bir hayvanın tüm yavrularına özenle bakıcılık yapıyoruz.

Toplumu Olumsuz Etkileyen Durumlar Nelerdir?

Toplumun huzur içinde güvenle yaşamak için İslam dininde belirtilen kurallara ve insani değerlere saygılı davranmak gerekmektedir. Toplumu olumsuz etkileyen durumlar:

 

  • Zan altında bırakmak; insanların yapmadığı davranışlar hakkında kesin hüküm vererek suçlamaktır. İnsanlar arasındaki güveni olumsuz etkilemektedir.
  • Yalan; İnsanların dağılmasına en büyük etken yalandır. Ayrıca İslam dinine göre günaha girme sebebidir.
  • Başkasının konuştuğuna kulak kabartmak; Başkalarının hakkına girme davranışından biri de gizlice dinlemektir. Bu tür davranışlar hem İslam dini açısından hem insani değer açısından hoş olmayan davranışlardır.
  • Başkalarının özel hayatlarını araştırmak; herkesin yaşadığı hayat kendini ilgilendirmektedir. Her ne sebeple olursa olsun başkalarının özel hayatına izinsiz müdahale etmek toplum tarafından hoş görülmeyen davranışlar arasındadır.
  • İnsanların birbirine karşı üstünlük yarışına girmesi; insanlar arasındaki riyakarlığı ve kıskaçlığı tetikleyen davranışlardır. İslam dinine göre Müslüman kimselerin mütevazi olması ve öyle davranması gerekmektedir.
  • Başkalarına haset etmek; üzerinde bulunduğumuz dünya geçici bir alemdir. Her canlı bir gün ölümü tadacaktır. Bu nedenle başkalarına haset etmek kin beslemek ziyan olmaktan başka bir işe yaramamaktadır.
  • İnsanların birbirine sırt çevirmesi; dünya üzerinde insanlar iyi ya da kötü durumlar içinde bulunabilmektedir. Bu tür durumlarda, insanların zor durumda olan kişilere sırt çevirmeden sahip çıkması gerekmektedir.

Gerçekten insanlar birbirlerine kardeş gibi hoşgörülü davrandığı sürece birlik sağlanmaktadır. Bu nedenle kişilerin davranışlarına ve konuşmalarına dikkat etmesi gerekmektedir.

Sosyal Hayatla İlgili Temel Ölçüler Nelerdir?

Sosyal Hayatla İlgili Temel Ölçüler Nelerdir? Yazınız.

Toplumları bir arada tutan en önemli unsur sahip olduğu değerlerin tamamıdır. Dinimizde ise toplumu bir arada tutan değerlerin başında barış, güven, adalet, hakkaniyet, yardımlaşma ve kardeşlik, dayanışmadır.

 

Sosyal hayatla ilgili temel ölçülerin arasında bulunan en önemli konulardan biri emniyet ve güvendir. İnsanların yaşadığı toplumlarda huzurun sağlanabilmesi için insanların canının, malının, namusunun, aklının ve dininin emniyette olması gerekmektedir. Bu unsurların tamamı toplumda huzuru sağlamaktadır. Ne zamanki bunlardan biri sağlanamaz hale gelsin insanlar endişe duymaya ve kendilerini güvende hissetmeyeceklerdir.

 

Bir diğer temel ölçü ise barıştır.  İnsanların yaşadığı toplumlarda her dönemde var olan çekişmeler, savaşlar vs genel olarak huzursuzluk kaynağı olmaktadır. İnsanların huzur içinde yaşamaları için barış kesinlikle var olmalıdır. Yüce Allah kullarının arasında kavga ve savaş olmasını istememektedir. Eğer bir savaş var ise iki gurubun arasının düzeltilmesini emretmektedir. Peygamber efendimiz de toplumların huzur içinde yaşamaları için barışın şart olduğunu belirtmektedir.

 

Saygı ve hoşgörü de sosyal hayatın içerisinde mutlaka yer almalıdır. Birbirlerine saygı duymayan insanlar huzur içerisinde yaşayamazlar. Ayrıca konuşulurken ağızdan çıkacak olan kötü laflar ve verilen sözlerin tutulması da son derece önemlidir. Her nerede olursa olsun toplumu var eden insan kendine ne kadar saygı duyar ise etrafında aynı saygıyı göstermektedir. Bu nedenle iyi bir Müslüman olarak tüm halleriniz ile çevrenizde örnek olan kişi olmalısınız.

Sosyal Hayatı Olumsuz Etkileyen Hususlar

Sosyal Hayatı Olumsuz Etkileyen Hususlardan Bazılarını Yazınız

İnsanların sosyal hayatlarını belirli kurallar ölçüsünde ve etrafındaki diğer insanlara saygı duyacak şekilde yaşaması gerekmektedir. Müslümanlar birbirine adalet ile muamele eden toplumların başında yer almaktadır. İyi bir Müslüman topluluklarda nasıl davranması gerektiğini ve nasıl yaşaması gerektiğini zaten bilmektedir. Unutulmamalıdır ki başkasının özgürlüğünün başladığı noktada sizin özgürlükleriniz son bulmaktadır.

 

Her toplumda olduğu gibi sosyal hayatı olumsuz etkileyen bazı hususlar b ulunmaktadır. Müslümanlar güzel davranışları ile etrafta bulunan diğer toplumlara örnek olmalıdır. Bu nedenle ağzına kötü laflar alan kişiler maalesef ki Müslümanlığa yakışmayan bir davranış sergilemektedir. Edep, saygı ve ahlak kavramı olmayan insanlar da yine sosyal hayatı olumsuz etkileyen olumsuzluklardan bazılarıdır.

 

İnsanlar güzel ahlaklarını yaşam alanlarında gösterdikleri ve saygı çerçevesinde bir hayat sürdüklerinde hiç şüphe yoktur ki sosyal hayatlarında bir sıkıntı yaşansın. Elbette ki yaşanmayacaktır. İbadetlerini yerine getiren ve çalışkan, akıllı insanların bir arada yaşadığı çevrelerde sosyal hayat zaten oldukça düzenli olarak seyreder. Ne zaman ki bu topluluğa uymayan edep ve ahlaki değerleri bulunmayan, insana saygı duymayan kişiler var olmaya başlar ise bozulmaların yaşanacağı kaçınılmaz sondur.

 

İçki içen, kötü söz söyleyen ve saygısız olan her insan sosyal hayatı olumsuz etkilemektedir. İnsanlara akıl veren yüce Allah kullarının birbirlerine saygı duymalarını ve huzurla birlikte yaşamalarını birbirlerini koruyup kollamalarını istemektedir. İyi bir müslümanda zaten emredileni yaparak hem yaşadığı sosyal çevreyi mutlu eder hem de Allah’ın rızasını kazanmış olur.

“Hiç Kimsenin İzinsiz Olarak Bir Başkasının Evinin İçine Bakması Helal Değildir. Eğer bakarsa (Eve) girmiş demektir…” Hadis-i Şerifte Bahsedilen Durumun Başınıza Gelmesi Size Neler Hissettirir?

“Hiç Kimsenin İzinsiz Olarak Bir Başkasının Evinin İçine Bakması Helal Değildir. Eğer bakarsa (Eve) girmiş demektir…” (Tirmizi, Salat 148.) Hadis-i Şerifte Bahsedilen Durumun Başınıza Gelmesi Size Neler Hissettirir?

Mesken kişilerin güvenle barındıkları mekanlardır. Tüm ev halkının bir araya geldiği, yaşam, istikrar, dinlenme, sükunet, rahatlama ve huzur yeridir. Evin içi kişilerin mahrem alanları olarak sayılabilmektedir. Ev halkının izni olmadan değil yabancıların girmesi kapı önünden bakması bile İslam dinine göre hoş karşılanmamaktadır. İnsanı değerler bakımından başkasının özeline göz dikmek veya gözetlemek toplum tarafından dışlanan davranışlar arasındadır. Çünkü bu tür davranışlar insanlar tedirgin olmasını sağlamaktadır. Ev içinde aile bireylerinin güven ve huzur içinde yaşaması için saygılı davranmak gerekmektedir. Aynı ev içinde yaşayan kişilerin bile şahsi odalarına girme istekleri izin dahilinde olmalıdır. Bir eve veya odaya girmeden önce kapıyı çalıp müsaade istemek gerekmektedir.

 

Kur’an’da Yüce Allah şöyle buyurmuştur “Ey iman edenler! Kendi evinizden başka evlere geldiğinizi fark ettirip ev halkına selam vermedikçe girmeyin. Bu, sizin için daha iyidir; herhalde (bunu) düşünüp anlarsınız. Orada kimse bulamadınızsa, size izin verilinceye kadar oraya girmeyin. Eğer size ‘Geri dönün!’ denilirse hemen dönün. Çünkü bu, sizin için daha temiz bir davranıştır. Allah yaptığınızı bilir.” (Nur, 24/ 27-28).

 

İslam dininde Kur’an ve Peygamber Efendimiz gibi güzel rehberler sayende insanların nasıl davranmaları gerektiği açıkça belirtilmiştir. Uygun olan davranışlar ve güzel sözler çevresinde hareket edildiği zaman toplum içindeki huzur ve güven büyük oranda sağlanmış olacaktır.

İslam’ın Aileye Verdiği Önem

İslam’ın Aileye Verdiği Önemi Belirterek Kısaca Açıklayınız

Aile; anne, baba ve çocuktan oluşan ve toplumu meydana getiren en küçük birimdir. İslam dini için aile en önemli unsurlardan biridir. Aile insanların evlenerek çoğalabilmeleri için helal kılınmıştır. Bir genç evlenmek istediği zaman usulüne uygun olarak nikâhını kıyarak aile olabilir. Ardından helal dairede mutlu bir yaşam sürerek çoğalma arzusu ile çocuk sahibi olunur. Aile çocukların gelişi ile daha da büyümektedir. İnsanlar inançlarını, değerlerini, gelenek ve göreneklerini, terbiyelerini ailelerinde almaktadırlar.

 

Aile yetiştirdiği çocukları nasıl terbiye eder ise topluma o kadar faydalı insanlar olabilmektedirler. Toplumun huzuru için aile en önemli kavramların başında yer almaktadır.

Anne ve babaların çocuklarına verdiği terbiye ve eğitimler çok önemlidir. İslam dinide bu eğitimleri ve terbiyeyi oldukça önemsemektedir. Ailesinden doğru eğitimi alan her birey topluma daha faydalı olmaktadır.

İslam dininde aile büyüklerine verilen değerlerde önemli bir yere sahiptir. Saygı ve sevgi olan dinimiz anne baba hakkı ve evladın anne babası üzerinde bulunan hakları konusunda da oldukça hassas bir anlayışa sahiptir.

 

İyi bir Müslüman huzuru ve sevgiyi sadece helal dairesinde ve ailesi ile bulmaktadır. Helal daire insanları haramdan korur ve günaha yaklaşmaktan alıkoyar. Huzurlu bir aile yaşantısı olan Müslümanlar topluma faydası dokunan iyi insanlar olmaktadırlar. Dinimiz iyi bir müslümanın her konuda örnek olması gerektiğine vurgu yapmaktadır ve en iyi örnek olunabilecek konuların başında da aile yaşantısı gelmektedir.

İnsanı Değerlerin Toplumun Genelinde Zayıflamasıyla Yaralanma ve Öldürme Olaylarının Artması Arasındaki İlişki

İnsani değerlerin toplum genelinde zayıflamasıyla yaralama ve öldürme olaylarının artması arasındaki ilişkiyi arkadaşlarınızla değerlendiriniz.

İnsanların huzurlu, mutlu ve güven içinde yaşaması için bazı insani değerler ön plana çıkmaktadır. Bu değerlere duyulan saygı insanların daha rahat yaşamasına olanak sağlamaktadır. İnsani değerler eşitlik, özgürlük, kardeşlik, adalet, sevgi, saygı, hoşgörü, dostluk ve dayanışma insanlara verilen ortak değerlerdir. Bu değerlere duyulan saygının kaybedilmesi toplumun bozulmasına en büyük etkendir. Bozulan toplumda hırsızlıkta görülür cinayette çünkü tek bir değerin bile bozulması insanlar arasında çatışma çıkmasına etkendir.

 

  • Özgürlük; her insan özgür doğar ve özgür yaşama hakkında sahiptir. Bazı kişilerin çıkıp bunu engellemeye çalışması insanlar arasındaki güveni zedelemektedir.
  • Eşitlik; insanlar toplum içinde eşit haklara sahiptir. Eğitim hakkından, barınma hakkına kadar her konuda eşitlik söz konusudur. Son zamanlarda bu değerin ihlal edilmesi insanların ezilmesine sebep olmaktadır.
  • Adalet; kanun önünde herkes eşit haklara ve yargılanma hakkına sahiptir. Statü ve mevki doğrultusunda ihlal edilen bu hak daha büyük haksızlığın meydana gelmesine etkendir.
  • Hoşgörü; insanların yaşamları, davranışları, kazançları, özel hayatları kendilerini ilgilendiren kavramlardır. Üstümüze vazife olmadan girilen işlerin sonucu ortaya karmaşa çıkmaktadır.
  • Dayanışma; Hem toplum olarak hem de dini vazife olarak dayanışma bizim için önemli konulardan biridir. Komşusu aç iken uyuyamayan Peygamberin ümmeti olarak üstümüze düşeni ne kadar yapıyoruz. Bozulan toplumun her bir zerresinde bizim davranışlarımızın önemi vardır. İnsanlar üzerine düşen görevleri eksiksiz yerine getirdiği zaman hem düzen hem eşitlik hem huzur sağlanmış olacaktır.

Birinin Size Açıktan Mı Yoksa Gizlice Mi Düşmanlık Etmesi Daha Kötüdür?

Birinin Size Açıktan Mı Yoksa Gizlice Mi Düşmanlık Etmesi Daha Kötüdür?

Aslında düşmanlık her zaman kötü davranışlar arasındadır. İnsanların birbirleri ile iyi geçinmesi dost olması gerekirken neden düşman olunur ki? Baktığımızda açıktan yapılan düşmanlık daha iyidir çünkü karşıdaki insanın niyetini bilerek ona göre önlem almak mümkündür. O insanı değiştirmek için verilen bazı uğraşlar ile yolundan döndürmek mümkün olabilir. Gizliden sinsice yapılan düşmanlık bizim için her zaman daha kötüdür. Dost gibi görünüp, zor günümüzde yanımızda olup arkamızdan iş çeviren kötü niyetli insanlar her zaman daha tehlikelidir. İnsanlar böyle kişilere güvenmekte ve her şeyi paylaşmaktadır. Kötü niyetli bu insanlar iyi bildikleri tanıdıkları insanların en hassas noktasından yaklaşabilmektedir. Bu nedenle her zaman gizliden yapılan düşmanlıktansa açıktan yapılan düşmanlık daha iyidir.

 

Bu konu ilgili hadislere baktığımızda;

“Dost tokadı daha acıdır.” insan her zaman en yakınının vefasızlığından ve hıyetinden acı çekmektedir. Dosttan gelen düşmanlık aynı zamanda dostun kaybedilmesine neden olmaktadır. İki kat acı olarak insana dönmektedir.

 

Diğer bir hadiste “Birbirinizden nefret etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları, kardeş olun. Bir Müslümanın din kardeşiyle üç günden fazla küs durması helal olmaz.” Aslında düşmanlık ve küslük şu geçici dünya yüzünden ebedi dünyanın heba olmasına neden olmaktadır. Bu nedenle rüya aleminden gerçek aleme geçene kadar insanlarla dost olup iyi geçinmek gerekmektedir.