Temiz olmak için gün içerisinde neler yapıyorsunuz?

Temiz olmak için gün içerisinde neler yapıyorsunuz?

 

Temizlik sağlıklı bir yaşam sürmek için çok önemlidir ve bunun içinde düzenli olarak temizlik alışkanlığı kazanmamız gerekir. Bunun için ilk önce beden, saç, diş ve tırnak temizliğimize özen göstermeliyiz. Daha sonrada evimiz, adamız, okulumuz ve sınıfımızı temiz tutmak için gayret göstermeliyiz.

 

Temiz olmak için, hafta en az bir kere banyo yapmamız gerekir. Ben her sabah uyanır uyanmaz hemen elimi yüzümü yıkarım. Bunu her yemekten önce ve sonra da devam ettiririm. Yani yemeğe başlamadan önce ellerimi yıkarım, yemek yedikten sonra da tekrar ellerimi yıkar ve dişlerimi fırçalarım. Günde en az iki defa dişerimi fırçalamaya özen gösteririm.

 

Saç bakımıma da önem veririm. Saçlarım düzenli olarak tararım ve yağlanmaması için hafta en az iki kere yıkarım. Uzadığında hemen kuaföre gider toparlatırım. Saçlarım uzun olduğu için onları dağınık bırakmam ve özelikle okula giderken tokayla bağlarım.

 

Temizlik açısından, her gün temiz kıyafetler giymeye özen gösteririm. Çok çabuk terleyebileceğim için sık çamaşır değiştiririm. Çoraplarımı her gün çıkarırı m ve kirli elbiselerimle sürekli dolaşmam.

 

Okulda yanımda sürekli ıslak mendil veya diğer peçetelerden bulundururum. Tuvaletten çıktıktan sonra ellerimi mutlaka sabunla yıkarım. Böylece çevredeki mikroplardan korunmuş olurum.

Temizliğine dikkat etmeyen bir kimse hangi sorunlarla karşılaşır?

Temizliğine dikkat etmeyen bir kimse hangi sorunlarla karşılaşır? Araştırınız.

 

Sağlığımızı korumak için öncelikli yapmamız gerekenlerin başında temiz olmak gelmektedir. Bu önce kendi sağlığımız daha sonra da çevremizdeki kişilerin sağlığı açısından çok önemlidir. Ayrıca bulunduğumuz ortamlarda da kendimize yer edinebilmek için temizlik en başlıca sorumluluklarımız arasında gelir.

 

Bazı kişiler kendilerine pek önem vermezler ve başta tembellik olmak üzere çeşitli nedenlerden dolayı hem vücut temizliklerine hem de yaşadıkları mekânları gerekli şekilde temizlemezler. Bu kişilerin en başta kendilerine saygısı yoktur, sonrasında ise çevresindekileri saygısı yoktur olarak söyleyebiliriz.

 

Temizliğe dikkat etmeyen kişilerin karşılaşacakları sorunları şöyle sıralamak mümkün:

  • Birçok hastalığa yakalanma riskleri çoktur.
  • Taşıdıkları mikropları masum insanlara da bulaştırırlar.
  • En ufak bir rahatsızlığı bile çok uzun sürede atlatırlar.
  • Çevrelerinde sevilmezler ve hep dışlanırlar.
  • Kendileri hasta oldukları gibi taşıdıkları mikropları başkalarına da bulaştırırlar.
  • Çevresindeki kişilerinde hastalık kapmasına neden olurlar.
  • Sürekli itilip kakılırla ve kendilerine arkadaş bulamazlar.
  • Çevrelerinden sürekli eleştiri alırlar.
  • Toplum tarafından dışlandıkları için yalnızlığa mahkûm olurlar.
  • Bu şekilde yalnız kalan kişiler, sonrasında ruhsal sorunlarla baş etmek zorundadır. Bu nedenle her anlamda temizliğe çok önem vermeliyiz. Ayrıca dinimizde bunu tavsiye etmektedir. Şöyle ki; “Temizlik imandan gelir.” Hadisi şerifi buna en güzel örnektir diyebiliriz.

Doğru bilginin faydaları ve yanlış bilginin zararları

Doğru bilginin faydalarını ve yanlış bilginin zararlarını aşağıdaki örneğe göre yazınız. 

 

Bilgi, bizi yaşadığımız dünyada her zaman daha ileriye ve daha iyiye yönlendirebildiği gibi, yanlış bilgi de çözülmesi zor durumların içine sokabilir ve hayatımızda birçok olumsuzlukla karşılaşabiliriz. Bu nedenle öğrendiğimiz bilgilerin güvenilir kaynaklardan olup olmadığını kontrol etmeliyiz. Ayrıca verilen bilgilerin doğruluğunun bilimsel temellerinin olup olmadığını da araştırmamız gerekir. Dolayısıyla her duyduğumuz hemen inanmamalıyız.

 

Doğru bilginin faydalarını şöyle sıralayabiliriz.

Doğru bilgi;

  • Daha doğru karar almamız kolaylaşır.
  • Karşılaştığımız sorunları çözmemize yardımcı olur.
  • Daha iyi ve daha doğru davranışlar sergilememizi sağlar.
  • İnsanlar arasında güvenin oluşmasını sağlar.
  • Topluları birleştirir, huzuru getirir ve kargaşayı engeller
  • İnsanların doğru yolu bulmalarına yardımcı olur.
  • Adaleti ve insanlar arasında ki huzuru arttırır.
  • İnsanlar arasında doğruluk, dürüstlük ve yardımlaşma artar.

 

Yanlış bilginin zararları ise şunlardır.

Yanlış bilgi;

  • Karşılaşılan sorunların içinde çıkılamaz hale dönüşmesine neden olur.
  • Toplumların parçalanmasına ve huzursuzluğun artmasına neden olur.
  • İnsanlar arasındaki güven ortamını yok eder.
  • İnsanları yanlış yerlere yönlendirerek zarar görmelerini sağlar.
  • Tollumda adaletsizliğe ve kargaşaya neden olur.
  • İnsanların ahlaklarını etkileyerek sorumsuz ve bencil olmalarına neden olur.
  • İnsanların yanlış kararlar almasına neden olur.
  • İnsanlar arasında nefreti körükleyerek huzursuzluğa neden olur.
  • Yanlış bilgi sayesinde her alanda akla hayale gelmeyen birçok sıkıntıyla karışılmasına zemin hazırlanmış olur.

Sizce insanların kişilik gelişimine etki eden faktörler nelerdir?

Sizce insanların kişilik gelişimine etki eden faktörler nelerdir?

 

İnsanların kişilik özelliklerini belirleyen faktörler bence önce ailesi sora yaşadığı çevre ve genetik yapısıdır. Bu konuda araştırma yapan bilim adamları da bu konular üzerinde çeşitli araştırmalar yapmışlar ve bazı konularda birbirlerine muhalefet etseler de genellikle aynı noktada birleşmişlerdir. Birçok kişisel gelişim uzmanı ve psikologun üzerinde durduğu ve insanların kişisel özelliklerini etkileyen faktörleri şöyle sıralayabiliriz:

 

Genetik Faktörler: Genlerimizi bizim soyağacımızda bulunan kişilerden bize geçen özelliklerdir. Bu özellikler fiziksel olduğu kadar kişilik yapımız üzerinde de etkilidir. Yani saç ve göze rengimizi, boyumuz ve kilomuz bağlı olduğumuz kuşağa benzediği gibi karakterimiz de bu soyağacından aldığımız kalıtsal özelliklerdir.

 

Çevresel Faktörler: Yaşadığımız çevre de kişisel özelliklerimizin oturmasına ve gelişmesin de olumlu veya olumsuz olarak katkı sağlar. Çevresel faktörleri aile ve kültürel faktörler olarak da inceleyebiliriz. Örneğin yalan söylemek, hırsızlık yapmak veya çok sinir biri olmak, bu tür alışkanlıkları olan insanlarla sürekli beraber olmamızdan kaynaklanır.

 

Şöyle ki; eğer küçük bir çocuğu sürekli hırsızlık yapması için zorlarsanız ve bunun kötü bir şey olmadığını ona empoze ederseniz o çocuk hırsız olacaktır ve bunun ne kadar yanlış bir şey olduğunu pek fark etmeyecektir. Bu olumsuz örnek gibi olumlu örneklerde vermek mümkündür. Tam tersi olarak sürekli doğru söylemenin ve insanlara yardım etmenin önemini bilen kişiler içinde büyüyen çocuklar cömert, doğru sözlü ve iyi huylu olacaktır. Burada ailenin önemi büyüktür ve atalarımızın değdi gibi “Ağaç yaşken eğilir” atasözü buna en güzel örnektir.

 

Kişilerin içinde yaşadıkları kültür, gelenek ve göreneklerde kişilik yapılarının gelişiminde büyük bir role sahiptir. Hangi kültürde yetişirseniz o kültürün size sunduğu özelliklere adapte olursunuz.

 

Fiziksel Yapımız: Fiziksel yapımızda kişilik özelliklerimin gelişmesine etki eder. Örneğin hastalıklı, yavaş gelişen bir çocuk uyuşuk ve bezgin bir hal içinde olarak büyürse kendine güveni pek olmaz. Bu özellikler uzun süre yaşandığında insanlar üzerinde derin izler bırakır ve kalıcı olur. Diğer bir şekilde sağlıklı ve fiziksel gelişimi normal olan çocuklar da daha başarılı, daha atik ve kendilerine tam güvenen kişilik özelliklerine sahip olurlar.

 

Diğer Faktörler: Yukarıda saydığımız ve kişilik yapımızı etkileyen faktörlerle birlikte, katıldığımız sosyal gruplar, kitle iletişim araçları, okuduğumuz okul ve inandığımız din de kişilik yapımızı üzerinde olumlu veya olumsuz etkiler bırakabilir.

Duyu organlarından bazılarının olmaması durumunda insan ne tür zorluklarla karşılaşır?

Duyu organlarından bazılarının (mesela göz ve kulak) olmaması durumunda insanın ne tür zorluklarla karşılaşabileceği üzerine düşünerek yaptığınız tespitleri defterinize yazınız.

 

Duyu organlarımız bizim dışarıyla etkileşim içinde bulunmamıza faydalı olan kapılarımızdır diyebiliriz. Bu organlardan birine gelebilecek zara hayatımızda çeşitli sorunların ortaya çıkmasına neden olur. Kendi bazı temel ihtiyaçlarını karşılayamadığı gibi çevresindeki kişilerle de etkileşim içine giremez ve hayatı yaşamak zorlaşır.

 

Örneğin, gözlerimizde sorun yaşıyorsak dış dünyayla olan bağlantımızı tamamen kesilir ve karanlık bir boşluğun içinde kendimizi bulabiliriz. Çünkü gözlerimizi dünyaya açılan pencerelerimizdir ve biz gözlerimizle çevremizde olan bitenleri algılarız. Gördüğümüz şeylere karşı kendimizi koruyabiliriz veya tedbir alabiliriz. Her türlü fiziksel hareketlerimizin kontrolü gözlerimiz sayesinde yaparız.

 

Aynı şekilde eğer kulaklarımızda bir sorunumuz varsa, hiçbir sesi işetemediğimiz için dışarıda tek başına dolaşmak tehlikeli olabilir. Ayrıca karşımızdaki kişilerin ne demek istediğini anlamadığımız için etkili bir iletişim kurmamızda imkânsızlaşır. Duymayan kişilerin konuşmalarında problemler oluşur. Dil duyduklarını taklit etmeyle geliştiği için hiçbir şey duymayan bir kişinin dilini kullanması da güçleşmektedir.

 

Çoğu kişide oluşan konuşma bozuklukları da beraberinde birçok sorunu getirmektedir. Bu kişiler kendilerin sosyal ortamlardan genellikle soyutlarlar ve yalnız kalmayı tercih ederler. Kendilerini hep eksik ve yetersiz görme eğilimindedirler. Bu durumda psikolojik sorunlarda yaşamaya başlayabilirler. Bu nedenle duyu organlarımız hayati bir öneme sahiptir ve onların kıymetini bilmeliyiz. Bunun da sağlığımızı koruyarak ve gerekli tedbirleri almaya başlayarak yapabiliriz.

Temiz Kalpli Olmak

“Temiz kalpli olmak” deyiminin ne anlama geldiğini büyüklerinizden öğreniniz.

 

İnsanın nasıl bir kişi olduğunun anlaşılması için, onun çevresindeki diğer insanlara, havyalara ve hatta bitkilere bile nasıl davrandığına bakılır. Eğer gerçekten iyi bir kişi olmak istiyorsanız öncelikle kendinize saygı göstermelisiniz. Daha sonra zaten sırasıyla insanlara, hayvanlara ve diğer canlılara saygı göstermek kolaylaşır.

 

Halk arasında “ne kadar da temiz kalpli bir insan” olarak nitelendirilen kişiler genellikle çok cömert, merhametli ve sevecen kişilerdir. Bu kişilerin yüzleri de daha güzel ve sevimli görünür. Hani denir ya “için güzelliği yüzüne yansımış” diye işte tam da bu kişiler temiz kalpli olma özelliği taşır.

 

Temiz kalpli olmak, çevrenizdeki herkes tarafından sevilmenizi sağlar ve çok fazla arkadaşınız olur. Hem de kendiniz daha iyi hissetmenizi kolaylaşır. Çünkü insan fıtratında olan yardımlaşma ve cömertlik insanı insan yapan duyguların başında gelir. Bu nedenle çevremizdeki tüm canlılara gereği kadar saygı duymalı ve ihtiyacı olan kişilere gerek maddi gerekse manevi yardımlarımızı esirgememeliyiz.

 

Temiz kalpli olmak için şu özelliklere sahip olmak gerekir:

  • Kin ve nefret duygusunu barındırmamak gerekir.
  • Sevecen, iyi kalpli ve güvenilir olmak şarttır.
  • Kimse hakkında kötü düşünmemek ve suizanda bulunmamak önemlidir. Her neyle karşılaşılırsa karşılaşılsın temiz kalpli kişiler her olaya hüsnü zan ile bakarlar.
  • Kimsenin kötülüğü istemezle ve çok fedakârdırlar.
  • Kalbinde kesinlikle kötülük biriktirmezler ve hayata hep olumlu olarak bakaralar.
  • Bu kişiler tüm toplumda sevilir ve çok değerli olarak kabul edilirler.

Piknik yapmak için gittiğiniz bir yerin nasıl olmasını istersiniz?

Piknik yapmak için gittiğiniz bir yerin nasıl olmasını istersiniz? 

 

Daha çok bahar ve yaz aylarında havaların ısınması ve çiçeklerin açmasıyla piknik yapmaya gitmek isteriz. Çevremizde doğal güzellikler eşliğinde ve yemyeşil bir ormanda yemek yemek ve oyunlar oynamak hepimizin çok hoşuna gider. Büyük şehirlerde yaşayan bizler için piknik alanları biraz kısıtlıysa da yine birçok Belediye halkın kullanımına açtığı piknik alanları bulunmakta. Bu piknik alanları genellikle hafta sonları çok kalabalık oluyor. Bazı alanlarda mangal yapılmasına izin veriliyor ancak birçok piknik alanında ateş yakmak veya mangal yapmak maalesef yasak.

 

Piknik yapmak için gitmek istediğim yere gelince; ben yemyeşil söğüt ağaçlarının altında bir yer hayal ediyorum. Söğüt ağacının dallarına kuracağım salıncakla doyasıya sallanmak ve eğlenme istiyorum. Ayrıca ağaçlık bir bölge olduğu için iki ağacın arasına hamak bağlayarak orada kitap okumakta çok eğlenceli olurdu. Tüm bunlarla birlikte küçük bir nehir veya dere kenarının olması da çok hoşuma gider. Böylece su şırıltıları ve doğadaki kuş sesleri beni çok daha iyi dinlendireceğine inanıyorum. Yeşil ve düz bir alanında olması önemli. Bu alanda yakar top, körebe veya diğer oyunları oynamakta ayrı bir zevk olsa gerek.

 

Şehrin gürültüsünden uzak, temiz bir havaya sahip olan bu tür yerler günümüzde her ne kadar azaldıysa da şehir dışlarında veya civar köylerde bu tür mekânları bulabiliriz. Ülkemiz doğal güzellikler açısından eşsiz bir ülke olduğu için yurdumuzun dört bir köşesinde bu tür etkinlikler yapmamızda kolay olabilir diye düşünüyorum.

Pikniğe giden her insan doğada bir çöpünü bırakmış olsa burası nasıl bir yere dönüşür?

Pikniğe giden her insan doğada bir çöpünü bırakmış olsa burası nasıl bir yere dönüşür? 

 

Piknik yapmak her insanın çok hoşuna gider ve özellikle yaz aylarında fırsat buldukça gitmek ister. Özellikle büyük şehirlerde yaşayan insanları doğaya ve yeşile olan özlemelerini bir nebzede olsun giderdikleri bu piknik alanlarından daha uzun süre faydalanmak istiyorsak buraların temizliğine çok özen göstermeliyiz. Nasıl bulmak istiyorsak öyle bırakmak buraları kullanan herkes için geçerlidir.

 

Ailece severek gittiğimiz bu piknik alanlarını, temiz tutmak ve zarar vermemekte bizim elimizde. Özellikle kabuklu yiyecekler, meyve ve sebze gibi piknikte tükettiğimiz gıdaların kabuklarını yanımızda götürdüğümüz çöp poşetlerine koymalıyız. Ayrıca ateş yakılması yasak olan yerlerde kesinlikle mangal yapmamalıyız. Eğer bu yasağı çiğneyerek ateş yakanları görürsek onları kibarca uyarmalıyız.

 

Tüm bu tedbirleri almazsak ve üzerimize düşeni yapmazsak çevre kirliliğinin artmasına neden oluruz. Ayrıca severek kullandığımız bu alanların bir çöp yığını olmasını kolaylaştırarak mikrop yuvası haline gelmesini de hızlandırmış oluruz. Çöp dağları oluşarak başta insan sağlığı olmak üzere doğada yaşayan tüm canlıların zarar görmesine ve hatta bazı canlı türlerinin neslinin tükenmesine bile yol açabiliriz.

 

Dünyada milyarlarca insanın yaşadığını düşünürsek ve her bir kişinin elindeki bir çöpü dünyaya bıraktığını varsayarsak dünyanın dengesi bozulacak ve yaşanmayacak bir hale gelecektir. Bu nedenle herkes kişisel olarak kendine düşen görevi yapmalı ve çevre kirliliğinin önüne geçmek için elinden gelen gayretin en iyisini göstermelidir.

Evde, okulda, parkta ve sokakta uymamız gereken temizlik kuralları nelerdir?

Evde, okulda, parkta ve sokakta uymamız gereken temizlik kuralları nelerdir? Büyüklerinizle konuşunuz.

 

Çevre kirliliğinin önüne geçmek ve çevre sorunlarıyla ilgilenmek hepimizin görevi. Bunu en başta sağlığımız korumak için yapmalıyız. Bunun içinde evde, okulda, parkta ve sokakta uymamız gereken kuralları bilmemiz ve bunları uygulamamız gerekir. Uygulanacak bu temizlik kuralları evrenseldir ve tüm dünyada aynı şekilde uygulanır. Bu temizlik kuralları şöyle sıralamam gerekirse:

 

Evde uyulması gereken temizlik kuralları;

  • Evimizin ve odamızın temiz tutulması
  • Elbiselerimizi temiz kullanılması
  • Çöpleri yerlere atmamak ve evi kirletmemek
  • Düzenli olarak banyo yapmak
  • Saçlarımız taramak
  • Günde üç kez dişlerimizi fırçalamak
  • Yemeklerden önce ve sonra ellerimizin yıkanması

 

Okulda uyulması gereken temizlik kuralları;

  • Sınıfımızı temiz kullanmak
  • Çöpleri çöp kutusuna atmak
  • Sıraların üzerlerine yazı yazmamak
  • Ortak kullandığımız tuvalet ve lavaboları temiz bırakmak

 

Parkta uyulması gereken temizlik kuralları;

  • Parkta bulunan salıncak, kaydırak ve diğer oyun aletlerini temiz kullanmak
  • Yerlere çöp atmamak
  • Parkta kabuklu yiyecekler yememek veya yediğimiz kabuklu ve ambalajlı yiyeceklerin çöplerini çöp kutularına atmak
  • Eğer yerlerde çöp varsa onları toplamak

 

Sokakta uyulması gereken temizlik kuralları;

  • Sokakları temiz tutmak için çöpleri yerlere atmamak
  • Ambalajlı yiyeceklerin paketlerini çöp kovalarına atmak
  • Yerlere tükürmemek

 

Bu kurallar sayesinde tüm çevremiz temiz kalacak ve daha sağlıklı bir ortamda yaşamamız kolaylaşacaktır. Çevremizin temiz kalması ve çevre temizliği için herkesin bu kurallara uyması ve kendine düşen tüm tedbirleri alarak uygulaması gerekmektedir. Ancak bu şekilde gelecek kuşaklara daha yaşanabilir bir dünya bırakmış oluruz.

Yanınızdan geçen birinin yere çöp atması veya tükürmesi size ne hissettirir?

Yanınızdan geçen birinin yere çöp atması veya tükürmesi size ne hissettirir?

 

Çevreyi kirletmek her zaman kötü bir davranıştır ve hiçbir şekilde mazur görülmez. Hele birde yererle tükürmek hem çok iğrenç hem de çok saygısızca bir davranıştır. Günümüzde bu tür çirkin olaylarla ne yazık ki karşılaşmaktayız. Ancak bunu yapmaya hiç kimsenin hakkı yoktur ve hiç insani bir davranış değildir.

 

Çevre kirliliğine neden olan ve yerlere tüküren insanlar farkında olsunlar ya da olmasınlar tüm canlıların sağlığını riske atmaktadırlar. Mesela o yere tüküren kişi belki çok bulaşıcı bir hastalık taşıyordur ve tükürdüğü yerden geçen kişilerin veya hayvanların o mikrobu kapma ihtimalleri vardır. Yine aynı şekilde yerer atılan her türlü çöp maddesinde de değişik mikroplar olabilir.

 

Özellikle insan sağlığını tehdit eden bu davranışlar toplum tarafından onaylanmadığı gibi bazı cezai yaptırımlarının da olması gerekmektedir. Örneğin bazı Avrupa ülkelerinde yerler tüküren kişilere büyük para cezaları kesildiği bilinmektedir. Bu uygulamanın en kısa süre içinde ülkemizde de yaygınlaşması çok güzel olurdu.

 

Ben çevremde bu tür çirkin davranışlarda bulunan kişileri görünce kendimi çok kötü hissediyorum açıkçası. Hele de bu hareketleri yetişkin kişilerin yapması beni hem çok üzüyor hem de çok sinirlendiriyor. Çünkü çocuklar çevrelerindeki büyüklerin yaptığı hareketleri örnek almaktadır. Bu tür davranışlar sergileyen kişiler çevrelerine ve kendi çocuklarına da kötü örnek olduklarını unutmamaları gerekir.