Değirmen iki taştan, muhabbet iki baştan sözünün anlamı ne olabilir? Açıklayınız.

Birlik ve beraberlik içerisinde ki ilişkilerin, sürdürülebilmesi muhabbetle mümkün olabileceği konusunda söylenmiş bir atasözüdür. Ortaklıkların yahut evlilik gibi müesseselerin devamı zor olur. Kuvvetli bir birliktelik olduğu zamansa aşılamayacak derece ki zorlukların üstesinden gelinir. Birliktelikleri de kuvvetli sağlayabilmek muhabbet ve sevgiyle mümkündür.

 

Birbirini sevmeyen çiftler de ortaklarda ilişkilerinde katlanamaz ve hemen her ayrıntı göze çarpar. Her hata büyütülür. Muhabbetin ve sevginin varlığı ise bunları görmezden gelmemizi sağlar. Hatta yapılan hatalara ve karşılaşılan eksikliklere aldırış edilmeden yaşayıp birlikteliği korumamıza yardımcı olur. Eğer ki böyle davranılmazsa sevgi ve muhabbetin kesildiği öngörülmeli ve ilişkinin fiili olarak sonlandığı bilinmelidir.

Milletimizin tarihi, kültürü, sanatı ve medeniyetinde önemli yeri olan kişiler nasıl hatırlanır?

SORU: Milletimizin tarihi, kültürü, sanatı ve medeniyetinde önemli yeri olan kişiler nasıl hatırlanır? Örnek vererek açıklayınız.

 

Milletimiz, kendisine faydası dokunan hiçbir durumu veya kişiyi unutacak kadar vefasız olmamış derece de asildir. Tarih boyunca canını vatan için seve seve feda eden şehitlerine daima rahmet okumuş ve hayırla yad etmiştir. Bir de milletimize faydası dokunan kültür ve sanatta ki gelişmeler var. Medeniyetimizin gelişmesinde ki bu faktörler de milletimizin hafızasında önemli bir yerdedir. Bu kişiler tarih kitaplarında ve milletimizin kalbinde daima anılıyor vaziyette.

 

Örneğin; Mimar Sinan, ülkemizin sanat ve kültürüne sunduğu katkı ile medeniyetimize çağ atlatmış bir kişidir. Bugün ölümünün üzerinden yıllar geçmesine rağmen onu hayırla anıp hatırlıyor, eserlerini hayranlıkla inceliyor ve kendisine özeniyoruz. Günümüz teknolojisinin bile yetmediği noktalarda aynı mimaride eserler verilemiyor. Kendisine has bir tarzı ve zekası ile geliştirdiği eserlerin sanat olan katkısı ise yadsınamaz. Bizlere dönemin kültürünü ve sanatını anlatır vaziyette olması da ayrı bir haz doğrusu.

Dürüstlük sizin için ne anlama geliyor? Anlatınız.

Bence dürüstlük birçok anlama geliyor. Ama en önemlisi de aldatılmamak diye düşünüyorum. Çünkü yalan söylemenin, karşı tarafı aldatmak olduğunu düşünüyorum. O kişiden habersiz bir iş yapılıp da ona farklı anlatılması bence tam anlamıyla felaket. Çünkü o insan sana güvenip seni dinlemiş, sözüne itimat etmiş. Sen ne yapmışsın? Yalan söylemişsin. E bu aldatmak değil de nedir? Sadece bu değil her konuda dürüst olmalıyız. Doğruyu söylediğimiz gibi doğru davranışlarda sergilemeliyiz.

 

İnsanlara zararımızın dokunacağı eylem ve fiillerde bulunmamalıyız. Çevremize karşı incitici tavırlar sergilememeli, etrafımıza karşı saygın bir kişilik olarak davranmalıyız. Sonra birisi bize bir emanet mi verdi, sahip çıkmalıyız. Hem de canımız pahasına. Emanet önemli çünkü. Güvenini sarstığımız bir insanın sadece bize karşı değil tüm dünyada ki insanlara karşı tavrı değişir. Böylece tüm insanlığın hakkında kötü zan beslemesine sebep oluruz ki bu hiç de iyi bir durum değildir. Sır tutmalıyız. Birisi bize güvenip bir durumu anlattığında bu onun özel bir konusu olabilir. Ona güvenini sarsmayacak ölçüde yaklaşmalı ve sırrını saklamalıyız. Başkaca yerlerde başkaca ortamlarda anlatmamalıyız. Yaptığımız işlerde de dürüstlük önemlidir. Eğer bir ticaret erbabıysak tartıda oynama yapmamalı hileli satıştan kaçınmalıyız. Yok eğer tüketici isek haksız indirimleri talep etmemeli başkasının emeğini yok saymamalıyız. Ailemize ve çevremize karşı sorumlu yaşıyor olmamızda dürüstlüğün gereğidir.

İyi bir insanın özellikleri neler olabilir? Anlatınız

İyi bir insan olmak hepimizin isteği. Belki de kimimiz iyi olduğunu düşünüyordur bile. Yapılan hatalar yanlışları maalesef çabuk unuturuz da yaptığımız iyilikleri unutmayız. Ben buna bağlıyorum. İnsan yaptıkları iyilikleri anlata anlata bitiremezken yaptığı kötülükleri ama gerekliydi diye birde üstüne mum dikerek bahane uydurmaya çok hevesli. Hepimiz için söylüyorum. Kendimde dahilim buna. İyilikten bahseden kimi gördüysem kendini övme, yüceltme peşinde. Yahu sen yap iyiliğini yine ama bilmesin kimse. Allah zaten seni yüceltecek neden bir karşılık arar oluyorsun ki? Hem iyilik yaptın da bunun dillendirmen neticesinde o insan duymayacak mı? Peki onun kırılan gönlü ne olacak? Yaptığın iyiliğin bir anlamı kalır mı?  Bence iyi bir insanın ilk özelliği çenesini tutuyor olabilmesidir. Yaptığı iyiliği gizli yapmasıdır. İyilik yapmadan zaten iyi bir insan olunmaz o ayrı. O temel özellik. Sonrasında ise hoşgörülü olmalı, saygılı olmalı, merhametli olmalı, dinlemeli, anlamalı. Yeri geldiğinde karşı tarafın kötülüğüne dahi sabretmeli. Bir şans daha vermeli her seferinde. Olur da yaradan ona merhamet etmediğini görmesin. Sabrı tükendiğinde de kendisine zararı dokunmaması adına uzaklaşmalı ondan.

 

İyi insan sorumluluklarını yerine getirmeli. Kızmamalı kimseye. Aksi davranmamalı. Olayları daha sakin bir gözle incelemeli. Kendisine verilen emanete sahip çıkmalı. Emin olunan güvenilir bir kişi olmalı. Dedikodu yapmamalı, kimsenin hakkında zan da bulunmamalı iyi insan. Sadece kendini haklı görmemeli. Hata kabul etmeli. Öz eleştiri yapmalı. Hatalı olduğunu düşündüğü durumları da düzeltmeye çalışmalı. Nefsini hep yermeli. Mütevazi olmalı…

Küçükken sizi etkileyen, davranışlarınıza yön veren, unutamadığınız güzel bir anınızı yazınız.

Küçükken beni etkileyen, davranışıma yön veren, unutamadığım güzel bir anı;

 

Her insanın olduğu gibi benimde zihnimde derin yaralar bırakan anılarım olduğu gibi güzel anılarımda var elbette. Doğup büyüdüğüm çevrede insanların birbiri ile olan münasebetleri yardımlaşma çerçevesinde gelişiyordu. Muhtaç olana yardım ediliyor herkes birbirine saygı duyuyordu. Bizde aile olarak muhtaç olduğumuz günlerden bir gün okula gitme çağım gelmiş, önlüğümü almak ekstra bir külfet gerektirdiğinden ekonomik olarak zor bir durumda kalmıştık. Bunu hisseden güzel yürekli komşumuz eski bir emekli öğretmendi. Benim bedenime uygun okul önlüğü alarak gönlümü kazanmış ve beni çok etkilemişti. Bu benim zihnime kazındığı gibi davranışlarıma da yön verir olmuştu.

 

O günlerden kalan güzel bir anı olmasının yanı sıra hayatım boyunca unutamayacağım bir davranış olmuş, kendimde de aynı sorumluluğu yüklenip hayatım boyunca yardımsever olabileceğim duygusunu geliştirmişti. Ne kadar başarılı olup olmadığım bilinmez bu konuda belki. Ancak buna niyet edip güzel işlere yönelmem o güzel insan sayesinde olmuştur.

Dostluk Konulu Fabl

Dostluk” konulu bir fabl yazınız. Yazınızın içeriğine uygun bir başlık belirleyiniz.

 

KEDİ VE KÖPEK DOSTLUĞU

 

Günlerden bir gün kedi, ormana doğru yemek arayışı için yola çıkmış. Yolda giderken tek düşüncesi ailesinin yemeğini getirebilmekmiş. Karşılaşacağı zorluklar aklına gelse de yapılacak bir şey olmadığını düşünüp yoluna devam etmiş. Ormanın derinliklerine doğru iyice yol kat ettikten sonra karga ile karşılaşmış. Karga ona köpeği görüp görmediğini sormuş. Oda görmediğini bir şey olup olmadığını sormuş. Yerde ki kan izlerini gösteren karga, avcı insanların keklik avlamaya çıktıklarını ancak yanlışlıkla köpeği vurduğunu söylemiş. Araları köpekle bir hayli bozuk olmasına rağmen kedi, annesinin de aynı yolla vurulduğunu ve öldüğünü hatırlamış.

 

Ailesi için aradığı yemeği düşünmeyi bırakıp köpeğin peşine düşmüş. Kan izlerini takip etmiş ancak bir noktadan sonra izler kaybolmuş. Geri dönüş yolunu dahi unutan kedi ne yapacağını bilemez halde bir ağaca yaslanmış. Dinlenirken karşıda ki çalılık dikkatini çekmiş. Hemen içine bakmaya gittiğinde köpeği yaralı bir halde görmüş. Köpekte şaşkınlıkla kedinin ona beslediği düşmanlığı hatırlayıp ona bir şey yapacağını düşünmüş. Ancak kedi ona yardım için orada olduğunu, kan izlerini takip ettiğini belirtmiş. Köpekte öyleyse yardım et de bende sana yolu tarif edeyim gidelim diyerek gülümsemiş. Öyle ya kedinin oraları bilmediğini ve kaybolduğunu çoktan anlamış. İkili böylece dostluklarına kalıcı bir anı ile başlamışlar.

Türkiye’nin Türk Cumhuriyetleri ile sosyokültürel ve ekonomik ilişkilerinin gelişmiş olmasının sebepleri neler olabilir?

Türkiye’nin Türk Cumhuriyetleri ile sosyokültürel ve ekonomik ilişkilerinin gelişmiş olmasının sebepleri neler olabilir?

Türkiye diğer Türk Cumhuriyetleri’yle, farklı ülkelere nazaran daha gelişmiş ilişkilere sahiptir. Sosyokültürel olduğu gibi ekonomik anlamda da bu durum net şekilde görülür. Türkiye ve Türk Cumhuriyetleri arasında bulunan bağın çok yönlü olması sebepler olarak sıralanabilir.

 

Türkiye diğer Türk Cumhuriyetleri’yle İyi İlişkilerinin Sebepleri

 

Ortak Tarih

Ortak tarihe sahip olan ülkelerin arasında her zaman güçlü ilişkilerin olduğu görülür. Türk Cumhuriyetlerinin tamamında mevcut olan Türk tarihinden ileri gelme özelliği, iyi ilişkilerin başlıca nedenidir. Yüzlerce yıl öncesine gidilen tarihte Türklerin devletçilik anlayışıyla hareket ettikleri görülür. Ortak tarihin getirilerinden biri olarak tüm Türk devletlerinin ilişkilerinin güçlenmesi olarak tanımlanır.

 

Kültür

Türk kültürünün ögelerine tüm Türk Cumhuriyetlerinde rastlayabilmek mümkündür. Günümüzde her ne kadar modern bir dünyanın içerisinde bulunuyor olsak da, kültürel açıdan mevcut olan izler hiçbir zaman yerlini kaybetmez ve değişime uğramaz. Türkiye ve Türk Cumhuriyetleri arasındaki güçlü ilişkilerde kültürel değerlerin rolü yüksek seviyededir.

 

Din

Din inancı bakımından mevcut olan ortaklıklar milletlerin birbirlerine yakınlaşmasında etkili olur. Dini değerler açısından mevcut olan ortak anlayış, Türkiye’nin Türk Cumhuriyetleriyle arasındaki bağın güçlü olmasındaki önemli değerlerden biri olarak tanımlanır.

 

Duygusal Yakınlık

Duygusal açıdan mevcut olan yakınlık, zaman içerisinde giderek güçlenen bağları beraberinde getirmiştir. Türkiye’nin Türk Cumhuriyetleriyle olan ilişkilerinin yüksek derecede olmasına olanak tanımaktadır. Sosyokültürel ve ekonomik anlamda duygusal yakınlık her zaman önemli bir etkendir.

Barış milletleri refah ve mutluluğa eriştiren en iyi yoldur sözü ile ne ifade etmek istemiştir?

Atatürk “Barış milletleri refah ve mutluluğa eriştiren en iyi yoldur.” sözü ile ne ifade etmek istemiştir?

Atatürk, barışa her zaman önem veren bir lider olarak tanınmıştır. Hem yurtta hem de dünyada barışın sağlanmasına yönelik üstün çaba sarf etmiştir. Atatürk’ün “Barış milletleri refah ve mutluluğa eriştiren en iyi yoldur.” sözü bunun kanıtı niteliğindedir.

 

Bu sözüyle anlatmak istediği; barışın insanların refah ve mutluluğunu yükseltmesidir. Milletlerin tamamı için geçerliliğini koruyan söz, dünya çapına hitap etmektedir.

 

Her millet için savaş gibi olumsuz durumlar, insanları olumsuz anlamda etkiler. Yegâne ortak nokta olarak belirlenen barış ise birlik ve beraberliği sağlar. Atatürk, toplumsal huzurun önemine dikkat çektiği sözünü tüm dünya milletleri için ortak bir payda olarak söylemiştir.

 

Barış, milletler için huzurlu yaşamı beraberinde getiren değişilmez bütünlük olarak ön plana çıkar. Her zaman barışın olması demek yaşam şartlarının da yüksek seviyede olması demektir.

 

Atatürk’ün “Barış milletleri refah ve mutluluğa eriştiren en iyi yoldur.” sözünde vurgulamak istediği diğer nokta, milletler arasındaki barışın dünyayı etkileyeceğidir.

 

Milletlerin arasında mevcut olan barış ortamı sayesinde savaşlarda çok daha uzak mutlu yaşayan insanların bulunduğu dünya oluşturulur. Barış ortamı içerisindeki toplumlar, hayatlarını çok daha ileri şartlarda yaşayabilme ayrıcalığını elde ederler. Atatürk, barışın gereklilik olduğunu belirttiği sözüyle dünyanın pek çok milleti için ilham verici olmuştur.

 

“Barış milletleri refah ve mutluluğa eriştiren en iyi yoldur.” sözünün yanı sıra barışla alakalı olarak en bilinen sözlerinden biri olan “Yurtta sulh cihanda sulh.” ile de milletler arası barışı desteklemiştir.

Türkiye’de kadınlara verilen siyasi haklar konusunda neler söyleyebilirsiniz?

Türkiye’de ve bazı Avrupa ülkelerinde kadınlara siyasi hakların verildiği tarihleri dikkate aldığınızda Türkiye’de kadınlara verilen siyasi haklar konusunda neler söyleyebilirsiniz?

 

Türkiye Cumhuriyeti, bazı Avrupa ülkelerine göre çok daha erken yıllarda kadınların siyasi olarak seçilebilmelerine olanak sunmuştur. Demokrasinin erken gelişim dönemlerinde sunulan tüm ayrıcalıklarla beraber diğer ülkelerle kıyaslama yapabilmek de bu durumda mümkündür.

 

Türkiye’de kadınlara verilen siyasi haklar:
1930 Belediye Seçimlerine Katılma
1933 Muhtarlık Seçimlerinde Seçme ve Seçilme Hakkı
1934 Milletvekili Seçme ve Seçilme Hakkı

 

Bazı Avrupa ülkeleri için kadınların siyasi hakları 1950’li, 1960’lı yıllarda ve hatta daha sonrasında gündeme gelerek oluşturulmuştur. Türkiye’de kadınlara verilen hakların tamamında demokratik olarak özgürlük sunulduğu görülür. Erkeklerle birlikte siyasi seçimlerin tamamında aktif olarak rol alabilecek kadınlara tanınana ayrıcalıklar, günümüzde bile geçerliliğini korumaktadır.

 

Türkiye’de Kadınlara Verilen Siyasi Haklar için Neler Söylenebilir?

Türkiye, demokratik ülkeler arasında kadın hakları bakımından öncü ülkelerden birisidir.

Kadınlara verilen siyasi haklarla beraber diğer Avrupa ülkeleri için örnek teşkil eden tutuma sahiptir. Kadınların sahip oldukları özgürlükleri kullanabilmeleri açısından tanınan tüm ayrıcalıklar son derece önem teşkil eder.

Bazı Avrupa ülkelerinde kadınlar hiçbir konu üzerine söz sahibi olamazlarken, Türkiye’de 1930 yılında seçimlere katılma hakkı sunulmuştur.

Siyasi olarak kadınların aktif olarak rol alabilecekleri konumlar, milletvekilliğine kadar ilerleyiş gösterir. Bazı Avrupa ülkelerinde kadınlar ilk kez siyasi olarak seçimlerde yer alabilmeleri uzun yılların ardından gerçekleşmiştir.

Demokratik açıdan kadınlara sağlanan seçme ve seçilme hakları Türkiye’de her dönemde ön planda tutulmuştur.

Toplumumuzda bazı durumlarda kadınlar için söylenen “Osmanlı kadını” ifadesi hangi anlamda kullanılır?

Türk toplumu geçmişten gelen tarihiyle beraber geleceğe doğru emin adımlarla ilerlemektedir. Söylenen bazı terimleşmiş kavramlar, birden fazla anlam ifade edebilmektedir. “Osmanlı Kadını” teriminin de anlamları oldukça önemli bir noktada bulunur.

 

Toplumumuzda Söylenen “Osmanlı Kadını” İfadesinin Anlamları Nelerdir?

 

Ahlaklı

Ahlaklı kadınlar için en çok kullanılan ifadelerin başında “Osmanlı Kadını” gelir. Her zaman her yerde örnek olacak ahlak anlayışlarıyla davrandıklarının göstergesi olarak tanımlanır.

 

Dürüst

“Osmanlı Kadını” ifadesinin belirttiği anlamlardan birisi de dürüstlüktür. Durum fark etmeksizin dürüstlüğün taviz vermeyenler için kullanılır.

 

Adabı Muaşereti Bilen

Adabı muaşeret kuralları, görgü kuralları olarak da bilinir. Toplumuzda söylenen ifadede bunları bilen ve aynı zamanda uygulamakta olanlar için sarf edilir.

 

Güvenilir

Güvenilirliği tam anlamıyla eksiksiz olanlar için “Osmanlı Kadını” ifadesi yerinde bir ifade olur. Osmanlı döneminde kadınların güvenilirliklerinin tartışılmaz bir gerçek olmasından kaynaklı olarak ileri gelmiştir.

 

Yukarıda yer alan özelliklerin tamamı bulunanlar için övgü anlamında sarf edilen bir kavram olarak tanımlanmıştır. Osmanlı dönemindeki kadınların sahip oldukları özellikler bütününü ele alan ifade olmasıyla beraber sadece bu özellikleri taşıyanlar için söylenir.

 

Kelime anlamı olarak oldukça yaygın bir şekilde kullanılıyor olmasıyla ilk kez duyanlar için ne anlama geldiğinin bilinmesi zor olabilir. Tüm maddelerin tek tek okunarak bilinmesi, “Osmanlı Kadını” ifadesi için doğru bilgi edinebilmeyi sağlayan en önemli özellik olur. Bu anlam ifadesi herkes için kullanılmaz.