Mısır ve Hitit ordularınının birbirlerine üstünlük sağlayamamalarının nedenleri neler olabilir?

Öncelikle şunu belirtelim ki savaş zamanlarında dönemin en güçlü iki devleti idi bu devletler. İkisi de Suriye topraklarına hakim olma peşindeydi. İlk hücum eden Hitit’ler savaşı kazandıklarını sandıkları sırada Mısır’lıların saldırıları karşısında geri çekilmek zorunda kaldılar. Savaşta birbirlerine üstünlük sağlayamamalarının en önemli sebebi iki devletinde güçlü olması, güçlü bir ordu ile savaşa girmeleri olabilir. Savaş içinde dönem dönem birbirlerine karşı üstünlük sağlamış olabilirler ama kesin bir galibiyet söz konusu değil tarih kitaplarında. Her iki devlet de kendince, kendi kaynaklarında savaşı kendilerinin kazandığını iddaa etmiş.

 

Ayrıca savaşın kazananın olmamasının bir diğer sebebi de savaşta kaybeden olana kadar savaş sürmemiş. Savaş sırasında anlaşma yoluna gitmişler. Sonunda tarihin ilk antlaşması olan KADEŞ barış anlatlaşması imzalanmış.

Verilen rakamlar size ne anlam ifade etmektedir? Siz olsaydınız yukarıdaki tarih cetveline hangi tarihi koymak isterdiniz? Neden?

Tarihlerde gerçekleşen önemli olayları şu şekilde sıralayabiliriz.

 

M.Ö. 3200  :  Yazının icadı

M.Ö. 776 : İlk olimpiyatların yapılması

M.Ö. 753  : Roma’nın Kuruluşu

M.Ö. 209 : Kara Kuvvetlerinin kuruluş tarihi olarak, Büyük Hun İmparatoru Mete Han’ın tahta çıkış tarihi olan M.Ö209 yılı esas alınmıştır.

M.S. 375 :  Kavimler Göçü

M.S. 571 : Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V)  doğdu.

M.S. 622:  Hicret .. Hz. Muhammed M.S. 622 yılında Mekke’den Medine’ye göçmüştür

M.S. 1071: Anadolu’nun kapısı türklere açıldı. Malazgirt Savaşı

M.S. 1176: Selahaddin Eyyubi´ye Halep´te suikast girişimi ve Miryakefalon Savaşı.

M.S. 1453 : İstanbul’un Fethi

M.S. 1538:  Preveze Deniz Muharebesi Osmanlı galibiyetiyle sonuçlandı.

M.S. 1789 :  Fransız İhtilali

M.S. 1881: Atatürk’ün Doğumu

M.S. 1919 : Atatürk’ün Samsun’a Çıkışı ile Kurtuluş Savaşının Başlaması

M.S. 2023 : Ülkemizin 100. yılı

Aşağıdaki terimleri birer cümleyle açıklayınız. Meşruiyet – Monarşi – Aristokrasi – Mezopotamya

Meşruiyet, bir toplumda mevcut sosyal düzenin temel normlarına dair bir karşılıklı sözleşme ve uzlaşmanın var olması demektir. Diğer bir ifade ile, toplumun sosyal ve politik problemlerini çözmede toplumda mevcut tek tek gruplar içinde ve gruplar arasında, ortak bir kabul veya inancın bulunmasıdır.

 

Monarşi: bir hükümdarın devlet başkanı olduğu bir yönetim biçimidir. Saltanatın bir başka adıdır. Seçim dışı yöntemler kullanılır. Bu hükümdar, Türkçede kral, imparator, şah, padişah, prens, emir, kağan, hakan gibi çeşitli adlar alabilir.

 

AristokrasiAristokrasi ya da soylu erki, iktidarın imtiyazlı ve genellikle soya bağlı bir toplum sınıfının elinde bulunduğu siyasi hükümet şeklidir. Ekonomik, toplumsal ve siyasi gücün soylular sınıfının elinde bulunduğu tarihi yönetim biçimidir. Sözcük “soylular sınıfı” anlamında da kullanılmaktadır.

 

Mezopotamya: Orta Doğu’da, Dicle ve Fırat nehirleri arasında kalan bölge. Mezopotamya günümüzde Irak, kuzeydoğu Suriye, Güneydoğu Anadolu ve güneybatı İran topraklarından oluşmaktadır. Büyük bölümü bugünkü Irak’ın sınırları içinde kalan bölge, tarihte birçok medeniyetin beşiği olmuştur.

 

Hayvanlardan İnsanlara Bulaşabilecek Hastalıklardan Nasıl Korunmak Gerekir? Açıklayınız

Hayvanlardan insanlara bulaşan hastalıklar zoonoz adı verilir. Genel olarak bir etken ya da yakınlık olmadığı sürece bu durum gerçekleşmez ancak hasta bir hayvanın etinin yenmesi de buna sebep olabilmektedir. Bu hastalıklar hayvanlardan insanlara rahatlıkla bulaşır ve deri, kalp, akciğer gibi birçok bölgede yerleşim gösterirler. Burada ciddi sağlık problemlerine neden olurlar.

Hayvanlardan gelecek hastalıklar korunmak için, aşısız ve bakımsız hayvanlardan uzak durmak en sağlıklı olandır. Hayvan ısırığı ya da tırmalaması gibi durumlarda mutlaka sağlık kuruluşa başvurmak gerekmektedir. Kuduz ve tetanos aşıları yapılarak kontrol altına alınmanız sağlanır. Hayvanlarda bulunan bazı hastalıklar, kaslarda yerleşim göstermektedir. Bu durumda, kesilen ve yenen bu hayvandan insana direk olarak bir geçiş söz konusudur. Bunlardan en sık duyduğumuz hastalık şarbondur. Şarbon hastalığı deri de kapanması mümkün olmayacak büyüklükte yaralar açmakta ve kana geçerek tüm vücudu ele geçirmektedir. Bundan dolayı güvenmediğiniz ve bilmediğiniz yerlerde et ürünü tüketmemeniz gerekir.

Sivrisinek ısırması ile karşımıza çıkan sıtma hastalığı oldukça tehlikeli bir durumdur. Sulak ve nemli alanlarda barınan bu mikroptan uzak durmak için de sivrisineklerin uzaklaştırılması ya da koruyucu kullanmak gerekir.

Hayvanlardan bulaşabilecek hastalıklara karşı önlem alınması halinde bu gibi problemler yaşama şansınız olmaz. Bu yüzden kıyafet, ilaç, aşı gibi koruyucuların uygulanması gerekir. Bu durum hem insan hem de hayvan için olması gereken bir durumdur.

Fiziksel Aktiviteler ile Yaşam Kalitesi Arasında Bir Bağlantı Var mıdır? Tartışınız

Sağlıklı yaşamın en önemli sırlarından biri sağlıklı beslenme iken bir diğeri de spordur. Spor, kişinin sağlıklı olmasının en büyük sebepleri arasında yer almaktadır. Hormon sisteminden kalp damar sistemine kadar birçok alanda etkinlik gösterir ve kişilerin en önemli olan motivasyonunu yükseltmektedir. Günlük aktivitelerin yanı sıra yapılan tempolu yürüyüş ve fitness kişinin yaşam kalitesini de arttırmaktadır.

Bu durumu bir örnek ile açıklamak gerekirse, spor yapan kişilerde adrenalin ve seratonin hormonları salgılanması artar. Bu sürecin peşinde mutluluk ve memnuniyet hissi gelir. Ayrıca, harekete bağlı olarak akciğerlerin nefes alma kabiliyeti de artar. Tam nefes alınması sporda gerçekleşen bir olaydır. Terleme ile toksin atılması da vücudun atıklardan kurtularak derinin rahat bir nefes almasını sağlamaktadır. Kalp üzerine de olumlu gelişmeleri olan sporun, damarların yapısını rahatlatması ve kan akışını değiştirmesinden dolayı rahatlama sağlamaktadır.

Spor ve sosyal faaliyetler vücut üzerinde görüldüğü üzere olumlu etkiler göstermektedir. Fiziksel aktivitenin artması hem fiziken hem de psikolojik olarak sizin daha iyi hissettirecektir. Özellikle de sabah saatlerinde yapılan spor ve akşam yatmadan önce yapılan spor, kilo verilmesine de katkı sağlamaktadır.

Sporcu olan kişilere bakıldığında hepsi gayet mutlu ve sağlıklı görünen insanlardır. Cildin yaşlanması gecikir ve seri hareket edebilmenizi sağlar. Sporun sağlığa hiçbir zararı bulunmaz. Doğru yapıldığı ve abartılmadığı takdirde sizlere sağlıklı bir yaşamın kapısını aralar.

Ergenlik Döneminin Sağlıklı Geçirilebilmesi İçin Olumlu Tutum ve Davranışlar Nelerdir? Tartışınız

Ergenlik dönemi çocukluktan gençliğe geçiş aşaması olarak bilinmektedir. Bu dönemde yeni bir kimlik oluşturma ve kendini ispatlama dönemidir. Ancak bu karmaşanın en büyük nedeni, hormonların etkinliğinden kaynaklanmaktadır. Gelecek endişesinin ilk defa göründüğü bu süreçte, kişi kendini nereye koyacağını bilemez. Sürekli kafasında sorular ile anlamsız şekilde hareket eder.

Bu süreç, gelişimin olumlu devam etmesi için oldukça önemlidir. Bu sürecin değerlendirilmesi esnasında yaşanan en ufak bir problem kişinin yaşantısını olumsuz etkileyecektir. Özellikle yakın çevrenizde çocuğunuz ya da kardeşiniz bu gibi bir süreçte geçiyorsa ona yapabileceğiniz en faydalı şey anlayış göstermek olacaktır. Sessiz kalmak ve gerektiğinde destek olacağınızı hissettirmek, kendisine yapabileceğiniz en iyi yardımdır.

Kavram karmaşası yaşıyor ve bu süreçte neler yapabileceğinizi bilmiyorsanız eğer, çocuk gelişimi uzmanı ya da psikolojik bir danışmandan yardım alabilirsiniz. İşin uzmanı olan bu kişiler, size daha faydalı bilgiler verebilir ve ergenlik sürecinin en az hasarla geçmesine yardımcı olabilir. İnsan sağlığını etkileyen ve özellikle psikolojik hastalıkların birçoğu, bu hassas döneme denk gelir. Bunun nedeni ise zamanı ve algıyı yönetememekten kaynaklanır.

Hassas bir şekilde yaklaşılarak, az zararla geçmesi gereken ergenlik sürecinde, en büyük destek moral vermek olacaktır. Hayatında herhangi bir şey değişmemiş gibi davranılması probleme odaklanmasını da engelleyecektir. Gerekli durumlarda susmayı bilerek sabredilmesi ve gözlem yapılması önerilmektedir.

Ergenlik Döneminde Fiziksel, Duygusal ve Sosyal Değişimler Neler Olabilir? Tartışınız

Ergenlik dönemi ya da buluğ çağı olarak adlandırılan bu süreç her bireyde farklı şekilde gözlenmektedir. Yetişkinliğe giriş aşaması olarak adlandırılır ve kişilerin temel ihtiyaçlarının ve isteklerinin değiştiği bir dönemdir. Anne ve babaya büyük yükümlülükler düşer ve genel olarak sabırlı, alttan alınması gereken bir süreç olarak bilinir.

Bu dönem erkek ve kadın olarak farklılık göstermektedir. Artık kimlikler oturmaya başlar ve bu sürecin karmaşasına ayak uydurur. Hormon farklılıklarının olmasından dolayı, ergenlik dönemi erkek ve kadında aynı gözlenmez. Erkekler biraz daha şeffaftır. Ancak kadınlar bir sır saklıyormuş gibi hareket ederler.

Erkeklerde ergenlik dönemi agresif, hırçın ve kavga dolu bir süreci beraberinde getirir. Herkesle tartışma içine girmesi özellikle de evde düzeninin değiştiğini düşünmesiyle belirginlik gösterir. Kadınlar ise daha içine kapanık ve saklı şekilde yaşar. Hiçbir şeyden memnun olmaz ve bu memnuniyetsiz durumu farklı şekilde dile getirmeye çalışır. Gerginlik halinde devam eden bu süreçte ağlama krizleri de yaşanmaktadır.

Bu dönemde anne ve babaya oldukça büyük bir sorumluluk düşer. Çünkü çocuklarınızla en fazla ilgilenmeniz gereken süreç budur. Kendisine ve çevresine en az zararla bu dönemi atlatması oldukça önemlidir. Gerektiği durumlarda psikoloji uzmanına danışmalı ve ergenlik sürecinde nasıl bir yaklaşım ve tutum gösterilmesi gerektiği hakkında bilgi verilir.

Bulaşıcı Hastalıklardan Korunmak İçin El Hijyeninin Önemini Açıklayınız

Bulaşıcı hastalıklar günümüzde yaygın şekilde görünmektedir. Bunun en büyük nedeni insanların kendi öz hijyenlerine dikkat etmemesinden kaynaklanır. Hijyen eksikliği de her türlü hastalığı beraberinde getirir. Sağlığın korunması ve hastalıkların azaltılması için mutlaka bu hususa dikkat edilmelidir.

Eller vücudun en fazla mikrop barındıran yeridir. Çünkü farkında olmadan gün içerisinde birçok yere el ile temas edilir. Elin temas ettiği her yerde sayısız mikrop bulunur. Hem bu yüzeylerin temizlenmesi hem de ellerin sıklıkla yıkanması durumunda bulaşma riski düşürülür.

Her hastalığının bulaşma şekli farklıdır. Kimisi temas yoluyla, kimisi damlacık (nefes) yoluyla kimisi de kan ve vücut sıvılarından bulaşır. İşte bundan dolayı öncelikle elinizde açık bir yara varsa elle yıkandıktan sonra güzelce sarılıp kapatılması gerekmektedir. Eldeki açık yaranın herhangi bir enfekte mikroorganizma ile karşılaşması burada bir enfeksiyona sebep olacaktır. Bu sürecin tedavisi de uzun ve zahmetli bir hal almaktadır.

Temas ile bulaşan tüm hastalıklar, doğru el yıkanması ile uzaklaştırılmaktadır. Bu hastalığa yakalanma riskini düşüren en önemli ayrıntı sabundur. Eller her defasında sabun ve su ile yıkanarak bilekleri de kapsayacak şekilde yapılmalıdır. Yirmi saniyeden uzun süren el yıkaması, birçok mikroorganizmanın elden uzaklaşmasını sağlamaktadır.

Hem kendi sağlığınız hem de çevrenizdeki insanların iyiliği için ellerinizi sıklıkla yıkamanız gerekmektedir. Bu sayede hem kendinizi korumuş olur hem de başka insanlara hastalık bulaştırma riskiniz düşer.

Sağlıklı Yaşam İçin Hijyenin Önemini Vurgulayınız

İnsan sağlığı oldukça hassas bir çizgidir. Sağlık bozulursa hasta olursunuz. Yaşam kaliteniz düşer ve sosyal anlamda eksik hissedersiniz. Sağlığın korunması da bu yüzden oldukça önemlidir. Sağlıklı insan, yaşamının değerini bilerek hareket eder ve çevresine de bu durumunu yansıtır. Hastalığın engellenmesi için ve bireyin tam olarak sağlıklı olabilmesi için, bütün olarak iyilik içerisinde olması gerekir.

Birçok hastalığın bilinen kaynağı mikroorganizmalardır. Bu küçük gözle görülmeyen canlılar, bizleri hasta etmek için yeterli bir durumdur. Çok basit hastalıklara sebep olabildiği gibi, ciddi sağlık problemlerine de neden olmaktadır. Sağlığın iyileştirilmesi için de temizliğe dikkat edilmesi gerekir. Her şeyin başı hijyendir. Gün içerisinde tuvalete girip çıkıyoruz ve bireysel olmayan bu alanlarda hijyene dikkat etmek, sağlık açısından fayda sağlamaktadır. Bu yüzden ellerin güzelce yıkanması ve yıkandıktan sonra herhangi bir alana temas etmemesi oldukça önemlidir.

Nefes aldığımız hava içerisinde bile, bu tür mikroorganizmalara rastlamamız mümkündür. Ancak bazıları bizi hasta edebilirken bazılarının bize etkisi olmaz. Ellerimizin hijyeni de bu bakımdan önemli olmaktadır. Çünkü eller birçok insanın kullandığı ortak alanlara temas ederek, farkında olmadan yemek yerken vücudumuz tarafından alınmaktadır. Bu da bizim kolayca hasta olmamızı sağlayacaktır.

Sadece el hijyeni değil aynı zamanda kişisel öz bakımların tamamına dikkat edilmelidir. Çünkü kişisel bakımlarda yapılan eksiklikler, deri hastalıkları olarak karşımıza çıkmaktadır. Sağlıklı bir vücut, sağlıklı bir çevre ve yaşantıdan geçer. Bu yüzden hijyen kurallarını unutmadan hayatımıza devam etmemiz gerekir.

Kene Isırması Durumunda Neler Yaparsınız? Açıklayınız

Kene konak olarak yaşayan bir tür kınkanatlı böcek grubunda yer almaktadır. Keneler konak olarak hayvanları kullanırlar ve hayvanların üzerine yapışık şekilde bulunurlar. Ara konakları insan olan ve insanların üzerine de yapışabilen keneler, ağız takımları ile deriye giriş yaparlar. Isırma esnasına salgıladıkları madde ile uyuşturur. Bu yüzden kene ısırıkları esnasında acı hissedilmez.

Kene ısırması, kırsal alanlarda daha yaygın olarak görülmektedir. Özellikle sıcak ve işçilik yapılan bahçelerde sıklıkla bu vakalar ile karşılaşılmaktadır. Kene önceden herhangi bir şekilde sağlığı tehdit etmezken günümüzde sebep olduğu ‘Kırım Kongo’ kanamalı ateş rahatsızlığı ile bilinmektedir. Çok tehlikeli olan bu hastalıktan dolayı ölüm vakaları da görülmektedir.

Kene ısırması durumu ile karşılaşıldığında yapmanız gereken ilk şey keneye dokunmamaktır. Kene strese girmemeli ve içerisinde bulunan sıvıyı vücuda enjekte etmemelidir. Bu yüzden keneye hiçbir şekilde dokunmamanız gerekir. Kene ısırığı sonrasında sağlık kuruluşuna giderek burada tahlil vermeniz gerekmektedir. Kanda herhangi bir problem çıkmaması ve ateş gibi bulgular göstermemeniz halinde taburcu edilirsiniz. Ardından 1 hafta içerisinde yeniden tahlil vermeniz istenir. Herhangi bir problem çıktığı takdirde yatış yapılarak takip edilir.

Herhangi bir şekilde vücudu bir böcek ısırması durumunda, bilmediğiniz bir şey ise mutlaka bir sağlık kuruluşuna danışmanız gerekmektedir. Çünkü böcekler, korunma mekanizması olarak genelde vücut sıvılarını kullanır ve zehirlidir. Bu gibi sağlık problemlerin yaşanmaması açısından sağlığınıza dikkat etmeniz gerekmektedir.