İletişim araçlarını kullanmadığınız bir gün düşünün. Günlük hayatınız nasıl etkilenirdi? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.

Eskiden Günümüze İletişim Araçları

Eskiden insanlar iletişim aracı olarak farklı yöntemler kullanmışlardır. O zamanların en popüler medyası papirüs kâğıdına yazılan yazılardı. Kimi duyurular, davullarla veya cami minarelerinden yapılırdı. 15. Yüzyıla gelindiğinde icat edilen matbaa sayesinde, iletişim ağı çeşitlenmiştir. Gazetecilik hayatına geçen insanlar; ardından radyo, televizyon ve telefon derken, günümüze kadar tüm hızıyla gelişmeye devam etmiştir. Günümüzde artan teknoloji çeşitliliği sayesinde, her yere sesimizi duyurabilmekteyiz. Dijital ve sosyal medya kavramlarının hayatımıza girmesiyle birlikte, eskiden kullanılan iletişim araçlarının hepsi günümüzde unutulmaya yüz tutmuştur.

 

İletişim Araçları Kullanılmadığı Zaman Ortaya Çıkan Sonuçlar

Bütün bu teknoloji çeşitliliğini, bir günlüğüne kullanmadığımızı düşünürsek, büyük bir karışıklık ortaya çıkar. Öncelikle sürekli kullandığımız cep telefonu olmadan, kimse ile iletişim kuramayız. Araştırmak istediğimiz bir şeyi, interneti kullanarak yapabilirken, internetin olmadığını düşünürsek, araştırmamızı yapamayız. Dünyadan haberleri, televizyon ve gazetelerden alabilirken, o gün için hiçbir şeyden haberimiz olmaz. Eskiden mektup ile iletişimin olduğu zamanlarda, şimdi mesajlaşma varken, bir günlüğüne bu iletişim araçları olmadan yaşamayı düşündüğümüzde, mesaj göndermek istediğimiz kişiye de ulaşmak zor olacaktır. İnsanoğlu, günümüz teknoloji iletişim araçlarına göre uyum sağladığı için, bir günlüğüne de olsa büyük bir eksiklik yaşanır. Haberleşmenin olmadığı bir dünyada, düzen de iletişim de ortadan kalkar.

Günümüzde hangi iletişim aracı insanlar üzerinde daha etkilidir? Bunun sebebi nedir? Söyleyiniz.

Günümüzde En Etkili İletişim Araçları

Günümüzde en yaygın olarak kullanılan iletişim ağı internettir. Eskiden bir bilgi araştırmak için kütüphaneye giderek kitap araştırması yapıldığı gibi tam olarak aranan bilgilere ulaşılamamaktadır. Günümüzde ise internet ağının gerçekleşmesiyle birlikte, nerdeyse saniyeler içinde aradığınız bilgiye ulaşabiliyorsunuz. Bu sayede zamandan tasarruf edildiği gibi çok fazla bilgiye de ulaşılabiliyor. Zamanla gelişen ağlar, sosyal ağları da beraberinde getirerek, daha fazla kişiye ulaşmayı amaçlamıştır. Başka ülkede veya şehirdeki bir kişiye, ağlar sayesinde görüntülü olarak ulaşılabilmektedir. Okullarda eğitim alanında hızla gelişen iletişim teknolojisi sayesinde, öğrencilere daha kaliteli eğitim verilmektedir. Ticaret yapan firmaların kendilerini daha iyi tanıtabilmek için kullandıkları sosyal ağlar sayesinde, yüzlerce müşteriye ulaşabilmektedir.

 

İletişim Araçlarının Etkileri

İletişim araçları arasında facebook, twitter ve İnstagram gibi sosyal ağlar en fazla kullanılan yöntemlerdir. Tüm bunların temelinde yatan teknolojik gelişim genel ağlardır. İnternetin olduğu her yerde, sosyal ağlar da, anlık haberlerde mevcuttur. En çok tercih edilen iletişim ağları, hızlı ve kolay erişim sağladığı için sıklıkla kullanılmaktadır. Ticarete yansıyan iletişim araçları, daha fazla kitleye ulaşabildiği için medya, internet ve sosyal ağları kullanmayı tercih etmektedir. Genel ağ; daha fazla kişiye ulaşmak, daha fazla para kazanmak ve daha popüler olmak adına en etkili yöntemlerden biridir.

 

Cep telefonunun icadı ile sosyal hayatta neler değişti?

Cep telefonunun icadı ile sosyal hayatta neler değişti?

Graham Bell telefonu icat etmeden önce, birçok kişi telefonsuz da iletişim yöntemlerini kullanmaktaydı. İletişimde sadece yenilikçi yaklaşımla icat edilen telefonun, bu noktaya kadar gelebileceğini kimse tahmin edemezdi. Akıllı telefonların icadı ile sosyallikten uzak, yeni nesiller artmaya başladı. Neredeyse birbiriyle konuşmadan hayatlarını sürdüren insanların sayısı giderek artış gösterdi. Bayramlarda, büyüklerle bayramlaşmak için bir arada toplanarak, el öpmek yerine, sanal iletişim yolları ile mesajlaşma yöntemi kullanılmaya başlandı. Hatta telefonlar insanları o kadar tembel hale getirdi ki, mesaj yazmak yerine hazır resimli ifadeler kullanılır hale geldi. Eskisi gibi ev telefonları kalmadığı gibi istediğiniz her kişiye tek tuşla ulaşabilir hale gelindi. Cep telefonun icadı ile değişen bazı şeyleri şöyle de sıralayabiliriz:

 

  • İletişimin şekli değişti. Kablolu telefonlardan heryerde konuşabileceğimiz kablosuz cep telefonlarına geçildi.
  • Mesaj atma eylemi ortaya çıktı. Sevdiklerimize yada ailemize özel günlerinde mesaj atarak onları önemsediğimizi gösterebiliriz.
  • Fotoğraf çekme özelliği ile içinde bulunduğumuz anı ölümsüzleştirebiliriz.
  • Çektiğimiz bu fotoğrafları anında sosyal medya aracılığı ile sevdiklerimizle paylaşabiliriz.
  • Navigasyonlar, bakkala adres sorma tarih oldu diyebiliriz. Cep telefonları ile artık gideceğimiz yeri çok rahat bulabiliriz.
  • Cep telefonları kaza anında, kaybolma anında, acil bir durumda hayat kurtarabilir.
  • İnternet özelliği sayesinde aradığımız, öğrenmek istediğimiz bilgiye anında erişebiliriz. Tabi buna sınavda kopya çekmekde dahil 🙂
  • Görüntülü konuşma ile insanlar ile yüzyüze konuşabiliriz.
  • Mobil uygulamalar ile hayatımızı daha da kolaylaştırabiliriz.
  • Mobil bankacılık uygulamaları ile bankaya gitme derdinden kurtulabiliriz.
  • Ses ve video kaydı ile çok güzel içerikler elde edebiliriz.
  • Bence en önemlisi bir çok teknolojik aletin yaptığı işleri tek bir cihaz ile yapmaya olanak sağladığı için vazgeçilmezimiz.

 

Cep Telefonunun İnsan Üzerindeki Etkileri

Günümüz iletişim araçlarından biri olan, cep telefonu icadından sonra, etkisini yavaş yavaş gösteren bir boyuta geçildi. Artık insanlar trafikte, yolda yürürken, kalabalıkta otururken, seyahat ederken, uyurken veya sabah ilk uyandığında, en yakınında cep telefonu bulunur. Sürekli araştırma, kişileri takip etme, sanal gruplara üye olma gibi davranışlarda bulunarak, gerçek dünyadan kopmaya başlar. Gerçek duygularını sadece sanal ortamda açıkça gösterebilen yeni nesil, kendisini gerçek dünyadan soyutlayarak, sanal dünyada yaşamaya başlar. Cep telefonunun icadından sonra bu kadar hızlı ilerleyen teknoloji, yanlış kullanıldığında, gençler bağımlılık derecesinde bir dünyaya sürüklenmektedir. Bilişim teknolojisi, doğru kullanıldığında amacına ulaşır.

Bir iletişim aracı seçerek bu aracın insanlar arasındaki iletişimi nasıl sağladığını yazınız. Seçtiğiniz iletişim aracının sosyal hayatınızdaki değişime etkisini açıklayınız.

İletişim Araçları Ve Etkileri

Tüm dünyada geliştirilen iletişim araçları; toplumların ve insanların sosyalleşmesi için önemlidir. İletişim araçları; insanların kendilerini geliştirebilmek için, tavsiye almak için  veya eğlenceli zaman geçirmek için kullandıkları araçlardır. Bu sayede insanlar sosyalleştiği gibi bilgi alması da kolaylaşmaktadır. Özellikle gündemden haberleri alarak, her şeyden haberdar olmada etkili olmaktadır. Araştırmak istenen bir durumda, merak edilen bir konuda veya sosyal ağlarda eğlenceli zaman geçirmek için kullanılan iletişim araçları, faydalı olabildiği kadar zararlı da olabilmektedir.

 

Televizyonun Sosyal Hayata Etkisi

En yaygın olarak kullanılan iletişim araçlarından biri olan televizyon; aynı anda yayınlandığı anda, her yere ulaşabilen enerji yapısındadır. Hem görsel hem de işitsel anlamda duyu organlarına hitap etmesi nedeniyle, diğer iletişim araçlarından ayrılır. Yapılan programlar, sunulan diziler, o toplumun kültürünü yansıtan kurgulardan oluşmaktadır. Yayın yapılan her konu ve senaryo, insanların kültürüne uygun bir şekilde sunulmaktadır. Televizyon iletişim aracı, insanlar arasındaki iletişimi güçlendirdiği gibi iletişimi zayıflatan yönleri de bulunmaktadır. Sunulan programlar ve dizilerde yer alan konular, kültür değişimine yol açacak şekilde senaryolaştırılmaktadır. Bu sayede, değişim kaçınılmaz hale gelerek, insanlar arasındaki iletişimi de etkilemektedir. Sahnelenen filmlerle, programlarla ve dizilerle, insanların sosyal hayatına yön verilmektedir.

Bir devletin kurulduğu coğrafya o devlete ne gibi katkılar sağlayabilir? Söyleyiniz.

Coğrafi Konumun Ülkeye Sağladığı Katkılar

Bir devleti devlet yapan toprak bütünlüğüdür. Tarihte bunun farkında olan topluluklar, toprak bütünlüğünü sağlamak adına birçok savaş vermiştir. Devletin kurulduğu coğrafya; ekonomi, eğitim, iklim ve ulaşım gibi, her açıdan devlete katkı sağlamaktadır. Devletin kurulduğu coğrafya, stratejik bir konumda ise Uluslar arası alanda da devlete katkı sağlamaktadır. Toprak yapısı verimli olan bir devlet, tarımsal üretimde yükselerek, ekonomiye olumlu katkı sağlar. Devletin bulunduğu coğrafi konum; hava, deniz ve kara yolu ulaşımına açık bir bölgedeyse, dış ülkeler ile olumlu ticari ilişkilerin gelişmesine neden olur. Devletin bulunduğu coğrafya; doğal güzelliklere sahipse, turizm açısından devlete katkı sağlar.

 

Devletlerin Kalkınmasını Sağlayan Unsurlar

Bir devletin coğrafyası ve bulunduğu konumu; verimli topraklara, doğal güzelliklere, yer altı kaynaklarına ve çok sayıda ulaşım imkânına sahipse, o bölge stratejik bir alana sahiptir denilebilir. Bu sayede ülke ekonomisine katkı sağlayacak birçok unsur ortaya çıkmaktadır. Bir devletin kalkınabilmesi ekonomiden geçer. Birçok devlet, coğrafi konumu gereği, refah yaşam seviyesine ulaşabilmiştir. Bu devletler, komşu ülkeler ile olumlu ilişkiler içerisinde, ortak işlere adım atmaktadır. Devletlerin hızla büyüyebilmesi için, coğrafi konumun yanı sıra, uluslararası alanda komşuluk ilişkileri de önemlidir. Ekonomik alanda büyüyerek, devlete katkı sağlanabilir. Bunun için gerekli olan tek şey, devletin sahip olduğu coğrafi konumu, en verimli şekilde kullanabilmesidir.

Arkadaşlarınızla birlikte bir okul gazetesi çıkaracaksınız. Hazırlayacağınız okul gazetesinin hangi prensiplere uygun olması gerektiğini öğrendiklerinizden yola çıkarak yazınız.

Okul Gazetesi Etkinliği

Okul gazetesi; öğretmen ve öğrenci işbirliğinde çıkartılması gereken bir etkinliktir. Öğrenci için motivasyon arttırıcı ve işbirliği ile etkinlik yapmada kullanılan etkili faaliyetlerden biridir. Bazı okullarda; okul dergisi veya okul gazetesi çıkarılmaktadır. Bu sayede araştırma ve inceleme becerilerinin geliştiği, yaratıcılıklarının arttığı ve yapılan çalışmaları sergileme imkanı bulmaktadır. Burada en önemli unsur ise, işbirliği içerisinde çalışarak, ortak bir ürün ortaya çıkarmaktadır. İleri yaşlara gelindiğinde, yapılan etkinlik, anlamlı bir hatıra olarak kalmaktadır.

 

Okul Gazetesi Çıkarırken Yapılması Gerekenler

  • Öğretmen ve öğrenci işbirliğinde okul gazetesinin adı konulmalıdır.
  • Okul gazetesi için, isteyen öğrencilerden seçilmiş bir yayın kurulu oluşturulmalıdır.
  • Okul gazetesinin her sayısı için farklı etkinliklere yer verilmelidir. Röportaj gibi.
  • Gazeteyi daha eğlenceli hale getirmek için içeriğinde; fıkra, tekerleme ve bulmacalara yer verilmelidir.
  • Gazetenin bir köşesinde, öğrencilerin o günün anlam ve önemini anlatan metin veya şiirleri yayınlanabilir.
  • Gazetenin isim ve içerik tasarımı tamamlandıktan sonra yayın kurulu da hazırlanarak, okul aile birliğinin maddi kaynağına ihtiyaç duyulmaktadır.

 

Okul Gazetesi Çıkarırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Okul gazetesi çıkarmanın, sabır isteyen bir süreç olduğunun bilincinde olunmalıdır. Haftalık gazete düşünülüyorsa, içerik çalışması önceden planlı bir şekilde baskıya hazır hale gelmelidir. Gazete ilk basımından sonra, düzeni oturana kadar belli zorluklar yaşanabilir. Okul gazetesinin uzun vadede devam etmesi için, yaratıcı ve farklı fikirler gereklidir.

 

Anadolu insanının karşısındakini incitmeden duygularını aktarmak için kullandıklarına benzer yöntemler günümüzde de kullanılıyor mu? Örnek veriniz.

Anadolu İnsanının Dili

Osmanlı medeniyeti; üç kıtada yeme, içme, giyim, şehir hayatı ve insanlara saygısı ile tanınmış ve hüküm sürmüştür. Anadolu insanının geleneklerine bağlı bir şekilde yaptıkları davranış ve yaşam tarzının çoğunun, Osmanlıdan geldiği bilinmektedir. Osmanlı’da insanlar karşısındakine duygularını ifade etmek için olumlu cümle kullanmaya dikkat ederlerdi. Örneğin; günümüzde ışığı yak kelimesini kullanırken, Anadolu’da eski insanlar, bu kelime olumsuzluk hissettirdiği için, onun yerine ışığı uyandır kelimesini kullanırlardı. Aynı şekilde ışığı söndür olumsuzluk çağrıştırdığı için, ışığı dinlendir kelimesi kullanılırdı.

 

Günümüz İnsanının Geleneklere Bakış Açısı

Anadolu insanı, karşısındakini incitmeyen yapısı ve kibarlığı ile tek bir kelimede, duygularını ifade edebilmekteydi. Günümüzde bu geleneklerden bazıları kullanılsa da, aynı şekilde kullanılmamaktadır. Örneğin eskiden eve gelen misafirlerin ayakkabılarının burunları kapıya dönük şekilde düzeltilirken, ifade edilmek istenen olay; sizin misafirliğinizden memnun kaldık anlamına gelmekteydi. Günümüzde ise ayakkabıların burnu dışa dönük bir şekilde düzenlenmektedir. Bu tamamen bilinçsizce yapılan bir davranıştır. Eskiden kapılarda kalın ve ince tokmak yer alırdı. Kalın tokmak çalarda gelen kişinin erkek olduğu anlaşılarak, kapıyı evin erkeği açardı. Günümüzde tokmaklı kapıların olduğu evlerde, neden iki tokmak olduğuna dair hiçbir fikri olmayan insanlar, tokmak kullanmaya bile tenezzül etmemektedir. Bunun gibi yapılan birçok örnek hayatımızda yer almaktadır. Fakat hiçbiri de eski geleneklerdeki gibi anlamlı bir şekilde uygulanmamaktadır. Anadolu insanının kibar ve saygılı ifadeleri yerine, geriye bilinçsizce saptırılan gelenekler kalmıştır.

Atatürk’ün Milli Mücadelenin önderi olmasını hangi özelliğiyle açıklarsınız?

Atatürk’ün Millî Mücadele’nin önderi olmasını hangi özelliğiyle açıklarsınız?

Atatürk’ün çok yönlü bir insan olması ve vatanı için verdiği mücadelede aldığı kararlar sayesinde milli mücadelenin önderi olması, onun kişilik özellikleri ile alakalıdır.

Genç bir subay olarak başladığı askerlik hayatında Mustafa Kemal’i rahatsız eden milletin içinde bulunduğu durumdu. Çalışmalarını milletini ve vatanını düşünerek gerçekleştiren Mustafa Kemal Atatürk milli mücadelenin önderi olurken geleceği görebilme özelliği ile kararlarını almış ve uygulamıştır.

Mustafa Kemal Atatürk’ün ileri görüşlülüğü ile Milli Mücadele aksamadan devam edebilmiş ve ortaya çıkan zorluklara karşılık önceden planlar hazırlanmıştır.

Atatürk’ün kişilik özelliklerinden olan cesaret ve özgüven milli mücadele döneminde onun olayların içerisinde bizzat olmasını sağlamış ve milli mücadele dönemini başarıya ulaşmasında ki en önemli etkenlerden olmuştur.

Atatürk yetiştiği aile ve aldığı eğitim sayesinde vatanını seven bir birey olarak hayatını ilerletmiştir.

Mustafa Kemal Atatürk zekâsını vatanın ve milletin refahı için kullanıp bu yönde çalışmalar yaptığından ve milletin içinde bulunduğu zor durumda yeniden doğmayı istediğinden Milli Mücadele’nin önderi olmuştur.

“Yüzü sirke satan” birinin gülümsemesi için önerileriniz neler olabilir? Kısa bir konuşma yapınız.

Mutsuz insanları yargılamadan önce düşünmemiz gereken nokta, neden mutsuz oldukları olmalıdır. Bizim basit sandığımız ya da bize kolay gelen olaylardan ötürü mutsuz olacağını düşündüğümüz insanlar belki de çok büyük sorunlarla mücadele ediyordur. Önce bu konuda bilgi sahibi olup daha sonra yargıya varmamız gerekir. Herhangi bir konu üzerinde yeterli bilgi ve birikime sahip olmadan yargılara varmak bizi yanlış sonuçlara götürebilir ve daha sonra vardığımız sonuçlardan, aldığımız kararlardan pişmanlık duyabiliriz. Etrafımızda çok neşeli oldukça güler yüzlü ve samimi insanlar olabilirken bunun tam tersi şekilde sürekli surat asan sürekli mutsuz ve sürekli şikâyet eden insanlar da olabilir. İnsanların neden güldüklerini bilmek kadar neden surat astıklarını bilmek de önemlidir.

 

Eğer bu mutsuzluk ve surat asma durumu, bizim bilmediğimiz büyük bir sebepten kaynaklanmıyor ise yani bu kişinin genel hali oldu ise onun gülümsemesi için birkaç küçük eylem gerçekleştirebiliriz.

Yüzü sirke satan birinin gülümsemesi için ona gülmenin faydalarından bahsederdi ve güldüğünde hem ruhunu hem bedenini nasıl rahatlayacağını ve bunun bir tedavi olduğunu ona anlatırdım.

Gülmenin kalp sağlığına faydalarını, bununla beraber ömrü uzattığını söylerdim.

Günlük yaşamda karşılaşabileceğimiz yahu bunun da yine yüzü sirke satıyor diye tanımlanan insanların karakteristik özellik dışında onları mutsuz eden sebepleri varsa bu konuda çözümlerle onlara yardımcı olmak isterdim.

Siz olsaydınız 19 Mayıs 1919 sabahı yaklaşan gemiden ne beklerdiniz?

19 Mayıs 1919 sabahı Atatürk’ün Samsun’a ayak basacağı gemiden beklentim elbette bir kurtuluş olurdu. İşgal kuvvetlerini bastırmak için Samsun’a gelen Mustafa Kemal Atatürk yalnızca geliş amacından dolayı vatandaş olarak bana bir umut verirdi.

Milletin ve vatanın içinde bulunduğu duruma çözüm üretecek lider vasıflı insanların varlığı halkın direnme gücünü arttırarak mücadele içerisinde pes etmeden yol almasını sağlar.

 

19 Mayıs sabahı Samsun limanına yaklaşan gemiden hem kendim, hem ailem, hem vatanım, hem milletim için bir kurtuluş beklerdim. Milli Mücadele bayrağının açıldığı ve özgürlük için savaşın başladığı 19 Mayıs 1919’da yalnızca bir kişinin değil bütün Türk milletinin zaferi ve mücadelesi vardır. Bu yüzden tüm bu mücadelenin ilk adımı olan ve özgürlük meşalesini elinde tutan Mustafa Kemal Atatürk tarihimizin varlığımızın unutulmaz ismidir.

İçinde bulunulan durum, tüm halkı perişan etmiş geleceğe dair umutları karartmış ve yine de milletin çaresizliğine karşılık mücadele etme kuvvetini kendinde bulan Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs sabahı Samsun limanına demir atan gemi ile gelişi tarihin yeniden yazılması ve yeniden umut etmek anlamına gelmekteydi.

 

Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs Sabahı Samsun’a demir atan ve bir milletin kurtuluşunu temsil eden gemi ve aldığı görev ile alakalı şu sözleri çaresizlik içerisinde ki halka ne hissetmesi gerektiğini de söyler durumdadır.

“Osmanlı ülkeleri bütün bütüne parçalanmıştı. Ortada bir avuç Türkün barındığı bir ata yurdu kalmıştı. Baylar, bu durum karşısında bir tek karar vardı. O da ulus egemenliğine dayanan, tam bağımsız yeni bir Türk devleti kurmak. İşte, daha İstanbul’dan çıkmadan önce düşündüğümüz ve Samsun’da Anadolu topraklarına ayak basar basmaz uygulamaya başladığımız karar, bu karar olmuştur.”