Dünyada istediğiniz yere bir seyahat imkânınız olsaydı nereye gitmek isterdiniz?

Tam şu anda, dünyada istediğiniz yere bir seyahat imkânınız olsaydı nereye gitmek isterdiniz?

 

Şu anda dünyanın herhangi bir yerine seyahat imkânım olsaydı Mısır’a gidip oradaki Eski Mısır uygarlığında kalma Piramitleri görmek isterdim. Piramitler bana her zaman çok ilgi çekici gelmiştir. Binlerce yıl önce insanlar o günlerin şartlarında o yapıları nasıl inşa etmişler? O muazzam büyüklükteki, çok büyük taşları nasıl taşıyıp yerleştirmişler? O zamanda nasıl bir işçilik, nasıl bir mimari tasarımdır? Çok ilginç değil mi? Piramitlerin sırlarına dair de o kadar çok yazılıp çizilmiş ki, insanın merakını gidermek bir yana daha çok merak etmesine sebep oluyor. Tabi ülkemizde de gezilip görülecek o kadar çok ilgi çekici ve muazzam güzellikte yerler var ki. Ama bana Eski Mısır Uygarlığı çok ilginç geliyor. Mumyalar, firavunlar, lahitler, hiyeroglifler, sfenksler çok ilginç değil mi? Sanki orayı gezip gördüğümde zamanda geriye gidecekmişim gibi de korkutucu geliyor aslında. Ayrıca Eski Mısır mitolojisi de oldukça ilginç. Firavunlar kendilerini tanrı olarak görüyorlarmış. Yaptırdıkları piramitler ile de ölümsüz olacaklara inanıyorlarmış.

 

Mısır, Kahire’ de bulunan Gize Piramitleri dünyanın yedi harikasında biri, aynı zamanda UNESCO dünya mirası listesinde yer alıyorlar. Yaklaşık beş bin yıllık bir uygarlığın günümüze kadar bu şekilde gelebilmesi inanılmaz. Ayrıca Mısırlılar, çok tanrılı bir inanca sahip oldukları için birçok tapınak inşa etmişler. Bu tapınaklar da muazzam binalar. Aynı zamanda Kahire müzesini de görmeyi çok isterdim.

İletişim araçlarının insanların hayatlarına etkileri nelerdir?

İletişim araçlarının insanların hayatlarına etkileri nelerdir?

 

İletişim araçlarının insanlar üzerinde birçok etkileri olmuştur. Bu etkiler hangi iletişim aracı kullanılırsa kullanılsın o döneme ait izler taşır. Mesela, günümüzde kullanılan iletişim araçlarının çeşitliliği insan hayatları üzerinde ki etkileri de arttırmaktadır. En yaygın kullanılan cep telefonlarının kullanım yaşı neredeyse çocuk konuşmaya başlar başlamaz eline verilen cep telefonuyla iki veya dört yaşlarına kadar inmiştir.

 

Her teknoloji cihazının olduğu gibi cep telefonlarının da insan sağlığı açısından zararlı yanları vardır. Çünkü yaydıkları radyasyon dalgaları insan beynine etki ederek Zaralı birçok etki bırakır. Bu nedenle uzmanlar küçük çocukların cep telefonu gibi cihazlarla çok fazla haşır neşir olmamaları gerektiğinin altını çiziyor.

 

İletişim araçlarının insan hayatına etkilerinden biri de; insan ilişkilerini güçlendirmesi, haberleşmeyi sağlaması ve kişilerin birbirlerinden anlık olarak haber almasını sağlamasıdır. Bu cihazlar kontrollü bir şekilde kullanıldığında insana birçok yararı olabileceği gibi zamandan da tasarruf sağlamasını kolaylaştırmaktadır. Ama her şeyde olduğu gibi aşırıya kaçmadan kullanılması durumlarında tabi ki.

 

Birde şunu da belirtmek isterim ki; iletişim araçları bazı durumlarda yalan yanlış haberlerle insanların hayatını olumsuz etkileyebildiği gibi kişilik haklarına da bu kanallar kullanılarak saldırılar yapılmaktadır. Bunların önüne geçmek için yapılan kanuni düzenlemeler olsa da bu tür sıkıntılı durumlarla maalesef karşılaşmakta mümkün. Tüm bu zararlı etkilerden korunmak için günümüzdeki iletişim araçlarının ne amaçla üretildiğini unutmamalıyız ve gerektiği zamanlarda ve gerekli olduğu kadar istifade etmeye özen göstermeliyiz. Böylece hem kendimizi hem de çevremizdeki kişilerin zarara uğramasını önlemiş oluruz.

İletişim araçlarının insan ilişkilerini etkilediğini düşünüyor musunuz?

İletişim araçlarının insan ilişkilerini etkilediğini düşünüyor musunuz? Açıklayınız.

 

Yaygınlaşan iletişim araçlarının insan ilişkileri açısından olumlu etkilerinin olduğu kadar olumsuz birçok etkisinin de olduğunu düşünüyorum. Özellikle teknolojinin bu kadar gelişmiş olduğu bir çağda haber alam ve insanlarla iletişim içinde olmak oldukça kolaylaşmıştır. Eskiden posta güvercini, mektup vb. şekilde çok uzun süren iletişim araçlarının yanında artık dünyanın neresinde olursak olalım özlediğimiz bir arkadaşımızın hem sesini duyabiliyoruz hem de canlı olarak görebiliyoruz. Bunlar bizim için büyük bir avantaj gibi görülebilir.

 

Ancak bu iletişim aralarının yanlış ve sorumsuzca kullanılması birçok kişinin arasının açılmasına neden olabildiği gibi birçok kişinin de asosyal bir yapıda yaşamasına neden olmaktadır. Örneğin evindeki bilgisayar ve cep telefonlarıyla sürekli sosyal medya takip eden ve birçok sakıncalı oyunlar oynayan kişilerin zamanla ruhsal sorunlar yaşadıkları görülmektedir. Daha da ötesi bazı oyunların küçük çocukları intiharın eşiğine getirdiği de son yıllarda görülmeye başlamıştır.

 

Bununla birlikte telefon ve bilgisayar bağımlılığı başlamış olan kişilerin sayısı da gün geçtikçe artmaktadır. Çocuklar kendilerine sanal dünyalar kurdukları için arkadaşlık kavramını yitirmeye başlamıştır. Bu gibi zararlı etkilerden kendimizi ne kadar iyi koruyabilirsek hem sosyal hayatımız hem de psikolojik durumumuz o derece sağlıklı olacaktır.

 

Bunun yanı sıra haber alma, bilgi edinme ve güncel olayları takip etme gibi faaliyetlerde bulunmakta oldukça kolaylaşmıştır. Artık ödev yaparken birçok kitap karıştırmak yerine hemen internet üzerinden istediğimiz bilgiye anında ulaşabiliyoruz.

Cep telefonları hangi amaçlar için kullanılmaktadır?

Cep telefonları hangi amaçlar için kullanılmaktadır?

 

Cep telefonları günümüzün en yaygın kullanılan iletişim araçlarından biridir. Son yıllarda 7’den 70’e herkesin elinde bir cep telefonu görmek mümkün oluyor. Teknolojinin ilerlemesi ve icat edilen akıllı telefonlar sayesinde sadece sesli görüşme değil ayrıca görüntülü bir görüşme de gerçekleştirmek mümkün oluyor. Tabi bunun için internet bağlantısı olması ve telefonun görüntülü konuşma özelliğinin olması gerekir.

 

Eskiden uzakta yaşayan bir akrabamızla veya arkadaşımızla iletişim kurabilmek için daha çok mektup, telgraf gibi iletişim araçları kullanılsa da 21. Yüzyılda internetinde yaygın olarak kullanılmaya başlamasıyla birlikte bunların yerine bilgisayar, tablet ve cep telefonları kullanılmaya başlandı. Cep telefonları çok kısa bir süre içinde en yaygın kullanılan bir araç haline dönüşürken hem sağladığı kolaylıklar hem de sesli ve görüntülü konuşma seçenekleriyle insanların vazgeçilmezleri arasında yerini almış durumda.

 

Cep telefonlarının diğer kullanım alanlarını ise şöyle sıralayabilirim:

  • Sosyal medyayı takip etmek için
  • Çeşitli oyunlar oynamak için
  • Bilgi edinmek için internete bağlanmak çok kolaylaşmış durumda
  • Whatsapp, mesenger gibi sosyal ağlar üzerinden görüntülü konuşmak için
  • Yine whatsapp, mesenger ve telefonun bağlı olduğu mobil şebeke üzerinden yazılı mesajlar atabilmek için
  • Unutulmaz anları çevremizdeki kişilerle paylaşmak için resim paylaşımları yapmak
  • Cep telefonun yüklü olan uygulamalar sayesinde ders takibimiz ve dosya düzenlemesi yapabilmek için
  • Ayrıca çalar saatlerin yerinede cep telefonun alarmı kullanılmaktadır.
  • Mail vb. iletişim kanallarını kullanarak yazılı mesajlar iletmek için kullanılmaktadır.
  • Bunlarla birlikte cep telefonlarıyla bankacılık işlemleri, fatura ödemeleri ve diğer ödemelerimizi kolayca yapabiliriz.

Seyahat etmek insanları geliştirir.

“Seyahat etmek insanları geliştirir.” diyen birinin bu düşüncesine katılıyor musunuz? Açıklayınız.

 

Bu söze tamamen katılıyorum. Seyahat etmek insanları birçok yönden geliştirir. Seyahat esnasında yeni insanlar, yeni hayatlar tanıma imkânı buluruz. Seyahat esnasında ve yolculuk boyunca yeni anılar biriktirir ve kendimizi daha fazla geliştirme şansı buluruz. Gezilerimiz boyunca birçok yeni şey öğrenerek bilgi dağarcığımızı ve kendimizi geliştirme şansına sahip oluruz. İnsanın kendini geliştirmesi dendiğinde genellikle akla eğitim gelir. Eğitim almak, yükseköğrenim görmek tabii ki kişileri geliştirir ama insanın kendini geliştirmesi sadece bununla sınırlı değildir. Birçok kültürü tanımış, birçok coğrafyayı görmüş, eski medeniyetlerin kalıntıları arasında dolaşmış bir insan bilgi dağarcığını genişletir ve yaşama bakışını değiştirir. Hayatı kavrayışı, gelecek ile ilgili beklentileri, hayalleri, yaşam anlayışı, geleceğe bakışı değişir.

 

Seyahat ettiğimiz her yeni şehir, kasaba, köy ya da doğa parçası bize bir şeyler katar. İster yalnız ister topluluk halinde yolculuk yapalım, gittiğimiz yerde mutlaka eğlenceli vakitler geçirir, yeni insanlar tanır, yeni yerler görür, yeni şeyler öğreniriz. Her seyahatin insana katacağı bir şey mutlaka vardır. Bu deneyimler de insanı geliştirir, bilgilendirir, olgunlaştırır, hayatına katkıda bulunur. Bazen bu gezilerin bizi değiştirdiğinin, geliştirdiğinin farkına varamayabiliriz. Ancak çoğu zaman gelişim farkına varmadan gerçekleşir. Bu etkileri zamanla fark ederiz. Anlarız ki gördüğümüz bir yer, duyduğumuz bir hikâye, tattığımız bir yemek, yaşadığımız birkaç gün, hissettiklerimiz bizi geliştirmiş. Ve şöyle söyleriz kendimize iyi ki bu yolculuğu yapmışım.

Seyahat etmekten hoşlanır mısınız?

Seyahat etmekten hoşlanır mısınız? Açıklayınız.

 

Evet, seyahat etmekten çok hoşlanırım. Seyahat etmek insanın yeni yerler görmesi, farklı kültürler tanıması, yeni şeyler öğrenmesinde oldukça etkili bir yöntemdir. Bilmediğimiz, görmediğimiz yerleri gezerken oranın tarihi geçmişi, gelenekleri, yaşam tarzı hakkında birçok şey öğreniriz. Bilmediğimiz tatları, yemekleri tatma şansımız olur. “Çok gezen mi, çok okuyan mı bilir?” sözünün bir yanına hak verir tarzda birçok konuda yeni şeyler öğrenmemize yardımcı olur. Yeni yerler görmek benim için her zaman çok eğlenceli ve ilgi çekici olmuştur.

 

Seyahat etmenin insanın kendini geliştirmesine katkıda bulunduğuna inanıyorum. Bir yolculuğa çıktığınızda artık aynı kişi olmazsınız bence. Yol üzerinde durduğunuz bir konaklama tesisi, yol boyunca sürüp giden değişik manzaralar veya bir köy sizi de farklı dünyalara götürmez mi? Burada kimler yaşıyor ya da kimler yaşamış, nasıl bir hayat sürmüşler merak ederim. Kafamda birçok sahne canlanır. Yolda gördüğüm biri hakkında tahminlerde bulunurum. Acaba nereye gidiyor? Bir bekleyeni var mıdır? Gittiği yerde nasıl karşılanacak acaba? Üzgün mü acaba, yoksa mutlu mu? Bu sorular hakkında düşünüp dururken hikâyeler yazarım kafamda.

 

Bir yere seyahat ettiğinizde bir iş için veya turistik amaçlı, mutlaka orada yaşayan insanlar ile diyaloğa girmek gerektiğine inanırım. O yeri tanımak için sadece gezmek, turistik yerlerini görmek yeterli değildir bence. Farklı bir coğrafyanın insanı ile iletişimde bulunmak, onların yaşadıkları yer ve kültürlerini tanımak için gereklidir diye düşünüyorum.

Gülmek, Allah’ın insanlara verdiği hediyelerin en kıymetlisi, en latifidir.

 “Gülmek, Allah’ın insanlara verdiği hediyelerin en kıymetlisi, en latifidir. Her aptal, her zalim insanları ağlatabilir fakat onları güldürmek kolay değildir.” özdeyişi ile ilgili duygu ve düşüncelerinizi açıklayınız.

 

Gülmek Yüce Rabbimizin insanoğluna bahşettiği en değerli hediyelerden biridir. Çünkü tebessüm etmek ve insanlara gülümsemek aradaki etkili iletişimi kuvvetlendirir. Gülmeyi seven ve güleç yüzlü insanlar sevgi dolu ve enerjik yapılı kişilerdir. Bu kişiler hayata farklı pencerelerden bakmayı bilen ve ufacık bir şey dahi olsa onunla sevinen yüce gönüllü kişilerdir. Hatta sevgili Peygamberimizin de gülümsemeyle ilgili şöyle bir hadisi şerifi vardır: “Gülümsemek sadakadır.” Diye yani dinimizde de gülümsemenin yeri çok ayrı ve özel kabul edilmiş ve gülümseyerek sevap kazanabileceğimizin önemine değinilmiştir.

 

Tüm bu açıklamalar ışığında gülmek çok güzel bir şeydir ama güldürmekte önemlidir. Bir kişinin yüzünde ne kadar tebessüm bırakıyorsanız o derece de sevilirsiniz.

Birde zalim, aptal ve şuursuzca hareket eden kişiler vardır. Bu kişiler karşısındaki insanları rencide ederler ve kalp kırarlar. Onlar için bu olağan bir olaydır ve yaptıklarından pişmanlık duymadıkları gibi vicdan azabı da çekmezler. Bu türlü duygusal yıkımlara maruz kalan insanlar doğal olarak kırılırlar ve sonucunda ağlayarak kendilerini kötü hissederler. Oysa güldürmek merhamet ister, sevgi ister, saygı ister en önemlisi de vicdan ister. İnsanların güldürmek veya bir nebzede olsun gülümsemelerini sağlamak kıvrak zekâya sahip iyi yürekli kişilerin başarabileceği bir şeydir. Çünkü insanları güldürmek için emek gerekir, nezaket gerekir, olgunluk gerekir ve en önemlisi de merhamet gerekir.

 

Bu nedenle her zaman çevremizdeki insanları mutlu etmeye çalışmalıyız. Hiç kimsenin ahını almamalıyız ve kimsenin canını yakmamalıyız. Kötülük yapmak çok kolaydır ve sergilenen her erdemsiz hareketle karşımızdaki kişilerin kırılmasını kolayca sağlayabiliriz. Ama bu insanı bir davranış olmaz ve bize hiç yakışmaz. Bunun için çevremizdeki insanları mutlu ederek onların gülümsemelerini sağlayabiliriz.

Broşürler de insanları bilgilendirmek için kullanılan araçlardır.

“Broşürler de insanları bilgilendirmek için kullanılan araçlardır.” diyen biri, sizce bu düşüncesinde haklı mıdır? Açıklayınız.

 

Evet, “Broşürler de insanları bilgilendirmek için kullanılan araçlardır.” diyen biri haklıdır. Broşürün hazırlanmasındaki genel amaç bilgilendirme yapmaktır zaten. İnsanları bilgilendirmek için birçok araç kullanılır. Bunların başında da yazılı materyaller gelmektedir. Yazılı veya basılı araçların başında da kitap, dergi, gazete ve broşürleri sayabiliriz. Broşürler özel ve kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen hizmetler hakkında bilgi vermek amacı ile yapılır. Aynı zamanda şehirler, turistik yerler, tarihi eserler, müzeler hakkında kısa bilgiler ve fotoğraflar kullanılarak o yerlerin tanıtımı, yerleşim planı, yol haritası gibi içerikler ile bilgi vermek için hazırlanır. Tiyatro, opera, sinema, konser, sergi gibi sanatsal etkinlerin tanıtımı, sanat eserleri ve gösteri hakkında bilgi içerirler. Hastanelerde, sağlık kurumunda verilen hizmetler ve binada hangi bölümün nerede olduğunu gösteren bilgilendirici araçlardır.

 

Broşürler bankalarda verilen hizmet ve uygulamalar ile ilgili bilgi vermek amacıyla da hazırlanır. Firmaların ürettikleri mal ve ürünleri tanıtmak ve üretimleri hakkında bilgi vermek amacı ile kullandıkları araçlardır. Üretimin dışında hizmet sektörlerinde de verilen hizmeti tanıtmak ve hizmet hakkında kısa bilgiler içeren araçlardır. Sivil toplum kuruluşları ve dernekler de, faaliyet verdikleri alanları, hazırladıkları ve gerçekleştirdikleri projeleri tanıtmak veya bu konuda verdikleri hizmetleri tanıtmak ya da bilgi vermek için bu araçları kullanırlar. Gönüllü kuruluşlar da yaptıkları çalışmaları tanıtmak, yeni gönüllüleri bünyelerinde toplayabilmek için broşürleri sıkça kullanırlar.

Broşürler sayfa sayısı az, küçük kitaplardır.

“Broşürler sayfa sayısı az, küçük kitaplardır.” diyen biri, sizce bu düşüncesinde haklı mıdır? Açıklayınız.

 

Broşürler sayfa sayısı az olan küçük kitaplardır diyen biri, evet haklıdır. Broşür tek veya birkaç sayfadan oluşan bilgi vermek, bilgilendirmek, tanıtım amaçlı veya reklam amacıyla hazırlanan küçük kitapçıklardır. Turizm danışma bürolarında, o yerin tanıtımı amaçlı olarak birçok dilde hazırlanmış kısa metinler ve fotoğraflar içeren broşürler kullanılır. Aynı zamanda kamu ve özel kurum ve kuruluşların tanıtımı içinde kullanılırlar. Hastanelerde, bankalarda, verilen hizmetler hakkında bilgiler içerirler. Yapılacak bir organizasyon veya sosyal projeler için de organizasyonun içeriğini veya projenin adımlarını anlatmak için kullanılabilir. Sanatsal faaliyetler ya da müzelerde de sergilenen eserlerin veya gösteri sanatlarının hakkında bilgi içerikleri yer alan broşürler bulunur. Bunların yanı sıra broşürler günlük hayatta ticari kuruluşların reklam ve tanıtımları için de sıkça kullanılmaktadır.

 

Broşürler genel olarak ikiye veya üçe katlanmış tek sayfa halinde, akordeon şeklinde ya da çok az sayıda sayfaları olan küçük el kitapları şeklindedir. Genellikle renkli ve dikkat çekici fotoğraflarla birlikte kısa metinler, flaş başlıklar ve sloganlar kullanılarak hazırlanır. Bu metinlerin hazırlanmasındaki amaç tanıtım yapmak olduğu kadar kısaca bilgilendirmektir. Bununla birlikte broşürler firmalar için oldukça etkili bir reklam aracıdır. Reklam aracı olarak kullanımlarında da amaç yine aynıdır, sunulan malın ve hizmetin tanıtımı yapmak, tanıtımı yapılan mal veya hizmet hakkında bilgi vermek. Günümüzde reklam artık her alanda en önemli unsurlardan biri haline geldi, bu sebeple de broşürlere neredeyse her yerde rastlamaktayız.

Görünüşü düzeltmenin en iyi yolu, gülmektir.

 “Görünüşü düzeltmenin en iyi yolu, gülmektir.” özdeyişle ilgili duygu ve düşüncelerinizi açıkladığınız bir konuşma yapınız.

 

Toplum içinde sürekli asık suratlı ve karamsar kişilik özelliğinde sergilenen tavırla herkes iti gelir. Bu tür kişiler toplum tarafından sevilmez ve genellikle dışlanırlar. Bu kişilerin pek dostları olmadığı gibi akrabaları da kendilerinden uzaklaşmıştır. Eğer bir topluluk içine girdiğimiz de yüzümüz hep asık dolaşırsak insanlar bizimle iletişime geçmez ve bir kenarda yalnız kalabiliriz. Bunun nedeni yüz ifademizdeki soğukluğu hissettikleri için bizi sevmezler ve değer vermezler.

 

Görünüşümüz yüzümüzdeki ifadeye göre değişiklik gösterebilir. Örneğin pozitif enerji yayan bir ruh haliyle bir topluma girdiğimiz de aynı şekilde ağırlanma şansına sahip oluruz. Ama eğer yüz ifademiz somurtkan ve soğuk ise o zaman da görüntümüz ne kadar etkileyici olursa olsun çevremizdekileri olumsuz olarak etkiler ve bizimle iletişim kurmalarının önüne bir set çekmiş oluruz.

 

Görünüşümüzün etkili olması için aslında biraz bir tebessüm yeterli olacaktır. Bu şekilde hem kendimizi daha iyi ifade eder hem de daha fazla kendimiz gibi hareket etme fırsatını buluruz. Bunun için elimizden geldiğince güler yüzlü kişiler olmaya özen göstermeliyiz. Üzerimizde ki giysilerimiz en pahalı marklardan bile olsa tebessüm etmediğimiz zaman bizi kimse ciddiye almayacak ve toplumun dışına itilmemize neden olacaktır. Sert olmak, sivri dilli olmak ve asık suratlı olmak bizi asla yüceltmeyeceği gibi insanlar arasında en diplere çekilmemizi sağlar. Bunun için gönlümüzce gülelim, eğlenelim ve çevremizdeki kişileri de mutlu ederek gülmelerine vesile olalım.