Besinlerin insan vücuduna yararlarını araştırınız.

Besinlerin insan vücuduna yararlarını araştırınız.

 

Vücudumuz temel ihtiyaçlarını karşılamak için esansiyel besin maddelerine ihtiyaç duyar. Bu esansiyel maddeler vücudun dışardan alması gerektiği ve kendisinin üretemediği maddelerdir. Vücudun büyümesi ve gelişmesi için, sağlıklı olmak için ve hastalıklardan kaçınmak için besinleri tüketmeliyiz. Besinler ikiye ayrılır. Bunlar mikro moleküller ve makro moleküllerdir. Birincil enerji kaynağı olan karbonhidrat, protein ve yağlar makro moleküller içerisinde yer alır. Su mineral ve vitaminler ise mikro moleküllerdir. 6 temel besin ögesi bulunur. Bunlar: karbonhidrat, protein, yağ, su ,mineral vitamindir.

 

Karbonhidratın vücuda yararları: Genellikle karbonhidrat yemenin sağlığa zararlı olduğu söylense de yeterli ve dengeli beslenmek için karbonhidrata da ihtiyaç duyarız. Yeteri kalar alındığında karbonhidratın yararları oldukça fazladır.

  • Kan şekerindeki düzensizliğe engel olur ve kan şekerini sabit seviyede tutar.
  • Sindirimi kolaylaştırır.
  • Beyin fonksyonlarının çalışmasını hızlandırır.
  • Tansiyonun düşmesine yardım eder.
  • Kalıtımda rol oynar.
  • Vücut ısısını dengede tutar.
  • Mutlu olmanızı sağlayacak hormonlar üretir. (triptofan)

 

Protein vücuda yararları:

  • Yıpranan dokuların onarımı yapar.
  • Büyüme hormonunun yapısına katılır.
  • Hormonların yapısını oluşturur.
  • Enzimlerin çalışmasını düzenler.
  • Bağışıklık sistemine katılır.
  • Kas oluşumda görev yapar.

 

Yağların vücuda yararları:

  • A, D, E, K vitaminlerinin emilimi sağlar.
  • En büyük enerji kaynağıdır.
  • Sindirim sisteminin çalışmasını hızlandırır.
  • Kalıtım için gereklidir.
  • Hücre zarına katılır.
  • Derinin esnek olabilmesini sağlar.

 

 Suyun vücuda yararları:

  • Metabolizmayı hızlandırır
  • Bağışıklığı hızlandırır.
  • Kiloyu dengeler.
  • Cildin sağlıklı olmasını sağlar.
  • Zihne canlılık ve hız katar.
  • Enzimlerin çalışması için gereklidir.

 

 Mineral ve Vitaminlerin vücuda yararları:

  • Bağışıklık için gereklidirler
  • Tansiyon dengesi sağlanır.
  • Hormonların dengede olması için gereklidirler.
  • Antioksidan özelliğe sahip olanları bulunur.
  • Anemi ve benzeri çeşitli hastalıkların tedavisi için gereklidirler.
  • Vücudun sağlıklı olması için dışardan alınması gereken maddelerdir.

Dengeli beslenmekten ne anlıyorsunuz?

Dengeli beslenmekten ne anlıyorsunuz?

 

Dengeli beslenmek kişinin sağlığı ve vücut gelişimi için oldukça önemli bir etkendir.

Sağlıklı beslenme, sağlığınızı korumak, iyi hissetmek ve enerjiye sahip olmak için ihtiyacınız olan besinleri veren çeşitli yiyecekler yemek anlamına gelir. Bu besinler arasında protein, karbonhidratlar, yağ, su, vitaminler ve mineraller bulunur.  Gereksiz ve fazla kalori sahibi yiyeceklerin tüketimi kişinin sağlık sorunlarının olmasına neden olacaktır. Dengeli eslenmeden kasıt sadece yemek değil aynı zamanda su içimine ve meyve gibi vitamin depolarını almayı da kapsar. Beslenme dengesinde olmak demek, diyetinizden doğru miktarda kalori, makro besin ve mikro besin tüketmeniz anlamına gelir. En uygun beslenme durumunda, tüm beslenme ihtiyaçlarınız kalori ihtiyaçlarınızı aşmadan yerine getirilir. Düşük kan kolesterolü ve sağlıklı kan basıncı seviyesine sahip olan dengeli ve sağlıklı kilonun korunması, beslenme açısından dengeli olmanın sadece birkaç belirtisidir. Eğer ani kilo artışı veya enerji eksikliği fark ederseniz, beslenmenizde dengesizlikler için zaman ayarlamanız gerekir.

 

En uygun beslenme dengesinin bir başka şekli de yeterli miktarda mikro besin almayı sağlamaktır. Vitaminler ve mineraller olan bu tip besin maddeleri bedensel işlevler için gereklidir ancak kalori vermezler. İhtiyacınız olan tüm mikro besinleri alabilmeniz için her gün tüm yiyecek gruplarından çeşitli yiyecekler tüketmelisiniz. Sabahları az yağlı süt içerken bir bardak içmek günlük kalsiyum gereksinimlerinizin büyük bir bölümünü sağlar. Öğle yemeğinde salata yeşillikleri içeren üzerinde ızgara tavuk göğsü, yeşilliklerden dolayı demir, C vitamini ve B vitaminleri de dahil olmak üzere birkaç anahtar mikro besin sunar. Her öğünde bazı süt, et, sebze, meyve ve tam tahıllı yiyecekleri dahil etmeyi hedefleyin. Yemek gruplarınızı ayırın ve kahvaltı ile yemek yerine sabah ortası atıştırmalık olarak bir meyve yiyin.

Fazla yemenin zararları nelerdir?

Fazla yemenin zararları nelerdir?

 

Aşırı beslenmede, mide büyük miktarda gıdaya uyum sağlamak için normal büyüklüğünün ötesinde genişler. Genişletilmiş mide, diğer organlara karşı, sizi rahatsız eder. Bu rahatsızlık yorgun, halsiz veya uykulu hissetmek şeklinde olabilir. Kıyafetleriniz de daralma hissedebilirsiniz. Çok fazla yemek yemek, organlarınızın daha fazla çalışmasını gerektirir. Yiyecekleri parçalamak için ekstra hormonlar ve enzimler salgılarlar. Yiyecekleri parçalamak için, mide hidroklorik asit üretir. Aşırı ısınırsanız, bu asit mide yanmasıyla sonuçlanabilir. Pizza ve hamburger gibi yağda kızarmış ya da yağlı çok fazla yemek tüketmek sizi mide ekşimesine daha duyarlı hale getirebilir.

 

Karnınız da ayrıca gaz üretebilir ve sizi rahatsız edici bir hisle bırakabilir. Bu ekstra kalorileri yakmaya çalışırken metabolizmanız hızlanabilir. Sıcak, terli hissedebilir ve hatta baş dönmesi hissi yaşayabilirsiniz. Yemek yendiğinde vücudunuz enerji için tükettiğiniz besinlerin kalorileri kullanır. Geri kalanlar yağ olarak depolanır. Yaktığınızdan daha fazla kalori tüketmek aşırı kilolu veya obez olunmasına neden olabilir. Bu, kanser ve diğer kronik sağlık sorunlar için riskinizi artırır, Aşırı beslenmede özellikle sağlıksız yiyecekler tüketiliyorsa sindirim sisteminize daha feci zararlara neden olabilir. Sindirim enzimleri sadece sınırlı miktarda mevcuttur, yediğiniz yiyecek miktarı artarsa, daha uzun süre sindirim sisteminiz çalışır. Sık sık yemek yerseniz, sindirim süreci oldukça yavaşlamaya başlayacaktır, bu da yediğiniz yiyeceğin daha uzun bir süre midede kalacağı ve yağa dönüşme ihtimalinin daha yüksek olabileceği anlamına gelir. Aşırı yeme, uykunuzu etkileyebilir. Uyku döngülerinizi kontrol eden sirkadiyen saatiniz, uyku ve açlık hormon düzeylerinin gün boyunca yükselmesine ve düşmesine neden olur. Aşırı beslenme bu ritmi bozabilir ve gece boyunca uyumak için zorlaşır.

Bir sporcu için beslenmenin önemi nedir?

Bir sporcu için beslenmenin önemi nedir?

 

İyi beslenmek her insan için önemli olsa da sporcular ve spor ile uğraşanlar için bu oldukça büyük önem taşır. Yapılan spor hiçbir zaman tek başına yeterli olmayacaktır.  Vücut yapısında alınan karbonhidrat, yağ ve proteinin belli düzeylerde olması gerekir. Özellikle yapılan spor ile değişen bu kalori oranları spor yapan ve bu işte profesyonel şekilde uğraşanlar için özellik ile hesaplanır. Vücut indeksine bakılarak ve vücuttaki su yağ karbonhidrat protein mineral vitamin gibi organik ve inorganik maddelerin oranları ölçülür. Kişinin diyetisyen veya koçunun bu eğitimi almış insanların onun için hazırladığı diyete uymaları beklenir. Bu yeme listesi ve alışkanlığı oluşturulurken kişinin günlük yapacağı hareketler ve harcayacağı enerji hesaplanır. Ve kişinin kendini zorlamadan doğru besini doğru zamanlama ile almasıyla vücut kas yapısını bozmadan kilo alımı olmadan kuvvetlendirilir.

 

Kişinin spor yaparak terlemesinden dolayı kaybedilen su ve minerallerin geri alınması için su içme miktarının ve hidrasyanun arttırılması gerekir. Gerekli sebze ve meylerin kullanılması ile mineral ve vitamin alınımı da kontrol altına alınacaktır. Spor yapan kişilere genellikle protein tüketimi önerilir. Kas ve kas grupların için ve yeterli enerji alımı sağlanması için protein alımı önemlidir. Yağ ise alınması gerçekten önemli olan ama diyetisyene veya spor koçuna danışarak yenmesi gereken organik maddeler arasındadır.

Türkiye’nin Türk Cumhuriyetleri ile sosyokültürel ve ekonomik ilişkilerinin gelişmiş olmasının sebepleri neler olabilir?

Türkiye’nin Türk Cumhuriyetleri ile sosyokültürel ve ekonomik ilişkilerinin gelişmiş olmasının sebepleri neler olabilir?

Türkiye diğer Türk Cumhuriyetleri’yle, farklı ülkelere nazaran daha gelişmiş ilişkilere sahiptir. Sosyokültürel olduğu gibi ekonomik anlamda da bu durum net şekilde görülür. Türkiye ve Türk Cumhuriyetleri arasında bulunan bağın çok yönlü olması sebepler olarak sıralanabilir.

 

Türkiye diğer Türk Cumhuriyetleri’yle İyi İlişkilerinin Sebepleri

 

Ortak Tarih

Ortak tarihe sahip olan ülkelerin arasında her zaman güçlü ilişkilerin olduğu görülür. Türk Cumhuriyetlerinin tamamında mevcut olan Türk tarihinden ileri gelme özelliği, iyi ilişkilerin başlıca nedenidir. Yüzlerce yıl öncesine gidilen tarihte Türklerin devletçilik anlayışıyla hareket ettikleri görülür. Ortak tarihin getirilerinden biri olarak tüm Türk devletlerinin ilişkilerinin güçlenmesi olarak tanımlanır.

 

Kültür

Türk kültürünün ögelerine tüm Türk Cumhuriyetlerinde rastlayabilmek mümkündür. Günümüzde her ne kadar modern bir dünyanın içerisinde bulunuyor olsak da, kültürel açıdan mevcut olan izler hiçbir zaman yerlini kaybetmez ve değişime uğramaz. Türkiye ve Türk Cumhuriyetleri arasındaki güçlü ilişkilerde kültürel değerlerin rolü yüksek seviyededir.

 

Din

Din inancı bakımından mevcut olan ortaklıklar milletlerin birbirlerine yakınlaşmasında etkili olur. Dini değerler açısından mevcut olan ortak anlayış, Türkiye’nin Türk Cumhuriyetleriyle arasındaki bağın güçlü olmasındaki önemli değerlerden biri olarak tanımlanır.

 

Duygusal Yakınlık

Duygusal açıdan mevcut olan yakınlık, zaman içerisinde giderek güçlenen bağları beraberinde getirmiştir. Türkiye’nin Türk Cumhuriyetleriyle olan ilişkilerinin yüksek derecede olmasına olanak tanımaktadır. Sosyokültürel ve ekonomik anlamda duygusal yakınlık her zaman önemli bir etkendir.

Barış milletleri refah ve mutluluğa eriştiren en iyi yoldur sözü ile ne ifade etmek istemiştir?

Atatürk “Barış milletleri refah ve mutluluğa eriştiren en iyi yoldur.” sözü ile ne ifade etmek istemiştir?

Atatürk, barışa her zaman önem veren bir lider olarak tanınmıştır. Hem yurtta hem de dünyada barışın sağlanmasına yönelik üstün çaba sarf etmiştir. Atatürk’ün “Barış milletleri refah ve mutluluğa eriştiren en iyi yoldur.” sözü bunun kanıtı niteliğindedir.

 

Bu sözüyle anlatmak istediği; barışın insanların refah ve mutluluğunu yükseltmesidir. Milletlerin tamamı için geçerliliğini koruyan söz, dünya çapına hitap etmektedir.

 

Her millet için savaş gibi olumsuz durumlar, insanları olumsuz anlamda etkiler. Yegâne ortak nokta olarak belirlenen barış ise birlik ve beraberliği sağlar. Atatürk, toplumsal huzurun önemine dikkat çektiği sözünü tüm dünya milletleri için ortak bir payda olarak söylemiştir.

 

Barış, milletler için huzurlu yaşamı beraberinde getiren değişilmez bütünlük olarak ön plana çıkar. Her zaman barışın olması demek yaşam şartlarının da yüksek seviyede olması demektir.

 

Atatürk’ün “Barış milletleri refah ve mutluluğa eriştiren en iyi yoldur.” sözünde vurgulamak istediği diğer nokta, milletler arasındaki barışın dünyayı etkileyeceğidir.

 

Milletlerin arasında mevcut olan barış ortamı sayesinde savaşlarda çok daha uzak mutlu yaşayan insanların bulunduğu dünya oluşturulur. Barış ortamı içerisindeki toplumlar, hayatlarını çok daha ileri şartlarda yaşayabilme ayrıcalığını elde ederler. Atatürk, barışın gereklilik olduğunu belirttiği sözüyle dünyanın pek çok milleti için ilham verici olmuştur.

 

“Barış milletleri refah ve mutluluğa eriştiren en iyi yoldur.” sözünün yanı sıra barışla alakalı olarak en bilinen sözlerinden biri olan “Yurtta sulh cihanda sulh.” ile de milletler arası barışı desteklemiştir.

Türkiye’de kadınlara verilen siyasi haklar konusunda neler söyleyebilirsiniz?

Türkiye’de ve bazı Avrupa ülkelerinde kadınlara siyasi hakların verildiği tarihleri dikkate aldığınızda Türkiye’de kadınlara verilen siyasi haklar konusunda neler söyleyebilirsiniz?

 

Türkiye Cumhuriyeti, bazı Avrupa ülkelerine göre çok daha erken yıllarda kadınların siyasi olarak seçilebilmelerine olanak sunmuştur. Demokrasinin erken gelişim dönemlerinde sunulan tüm ayrıcalıklarla beraber diğer ülkelerle kıyaslama yapabilmek de bu durumda mümkündür.

 

Türkiye’de kadınlara verilen siyasi haklar:
1930 Belediye Seçimlerine Katılma
1933 Muhtarlık Seçimlerinde Seçme ve Seçilme Hakkı
1934 Milletvekili Seçme ve Seçilme Hakkı

 

Bazı Avrupa ülkeleri için kadınların siyasi hakları 1950’li, 1960’lı yıllarda ve hatta daha sonrasında gündeme gelerek oluşturulmuştur. Türkiye’de kadınlara verilen hakların tamamında demokratik olarak özgürlük sunulduğu görülür. Erkeklerle birlikte siyasi seçimlerin tamamında aktif olarak rol alabilecek kadınlara tanınana ayrıcalıklar, günümüzde bile geçerliliğini korumaktadır.

 

Türkiye’de Kadınlara Verilen Siyasi Haklar için Neler Söylenebilir?

Türkiye, demokratik ülkeler arasında kadın hakları bakımından öncü ülkelerden birisidir.

Kadınlara verilen siyasi haklarla beraber diğer Avrupa ülkeleri için örnek teşkil eden tutuma sahiptir. Kadınların sahip oldukları özgürlükleri kullanabilmeleri açısından tanınan tüm ayrıcalıklar son derece önem teşkil eder.

Bazı Avrupa ülkelerinde kadınlar hiçbir konu üzerine söz sahibi olamazlarken, Türkiye’de 1930 yılında seçimlere katılma hakkı sunulmuştur.

Siyasi olarak kadınların aktif olarak rol alabilecekleri konumlar, milletvekilliğine kadar ilerleyiş gösterir. Bazı Avrupa ülkelerinde kadınlar ilk kez siyasi olarak seçimlerde yer alabilmeleri uzun yılların ardından gerçekleşmiştir.

Demokratik açıdan kadınlara sağlanan seçme ve seçilme hakları Türkiye’de her dönemde ön planda tutulmuştur.

Toplumumuzda bazı durumlarda kadınlar için söylenen “Osmanlı kadını” ifadesi hangi anlamda kullanılır?

Türk toplumu geçmişten gelen tarihiyle beraber geleceğe doğru emin adımlarla ilerlemektedir. Söylenen bazı terimleşmiş kavramlar, birden fazla anlam ifade edebilmektedir. “Osmanlı Kadını” teriminin de anlamları oldukça önemli bir noktada bulunur.

 

Toplumumuzda Söylenen “Osmanlı Kadını” İfadesinin Anlamları Nelerdir?

 

Ahlaklı

Ahlaklı kadınlar için en çok kullanılan ifadelerin başında “Osmanlı Kadını” gelir. Her zaman her yerde örnek olacak ahlak anlayışlarıyla davrandıklarının göstergesi olarak tanımlanır.

 

Dürüst

“Osmanlı Kadını” ifadesinin belirttiği anlamlardan birisi de dürüstlüktür. Durum fark etmeksizin dürüstlüğün taviz vermeyenler için kullanılır.

 

Adabı Muaşereti Bilen

Adabı muaşeret kuralları, görgü kuralları olarak da bilinir. Toplumuzda söylenen ifadede bunları bilen ve aynı zamanda uygulamakta olanlar için sarf edilir.

 

Güvenilir

Güvenilirliği tam anlamıyla eksiksiz olanlar için “Osmanlı Kadını” ifadesi yerinde bir ifade olur. Osmanlı döneminde kadınların güvenilirliklerinin tartışılmaz bir gerçek olmasından kaynaklı olarak ileri gelmiştir.

 

Yukarıda yer alan özelliklerin tamamı bulunanlar için övgü anlamında sarf edilen bir kavram olarak tanımlanmıştır. Osmanlı dönemindeki kadınların sahip oldukları özellikler bütününü ele alan ifade olmasıyla beraber sadece bu özellikleri taşıyanlar için söylenir.

 

Kelime anlamı olarak oldukça yaygın bir şekilde kullanılıyor olmasıyla ilk kez duyanlar için ne anlama geldiğinin bilinmesi zor olabilir. Tüm maddelerin tek tek okunarak bilinmesi, “Osmanlı Kadını” ifadesi için doğru bilgi edinebilmeyi sağlayan en önemli özellik olur. Bu anlam ifadesi herkes için kullanılmaz.

Anayasada belirtilen temel hak ve hürriyetlerin niteliğini yazınız.

Anyasa’da belirtilen temel hak ve hürriyetlerin nitelikleri, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının tamamını kapsar. Mevcut olan yaşam standartlarının her zaman iyi noktada bulunmasındaki temel etkenlerdir. Nitelikleri bakımından ayrı özellikler yazılabilir.

 

Anayasa’daki Temel Hak ve Hürriyetlerin Niteliği Nedir?

1- Doğumla başlayarak, ölümle son bulur.

2- Evrensel olarak kabul edilir düzeydedir. Dünya’nın her yerinde geçerliliğe sahiptir.

3- Dokunulamaz, devredilemez ve bununla birlikte vazgeçilemez özelliktedir.

4- Bir bütün halinde işler. Bir tanesinin olmaması ya da kullanılmaması durumunda diğerlerinin işe yarayan tarafı bulunmaz.

5- Yaşama hakkı haricindeki tüm haklar; bulaşıcı hastalıklar, sıkıyönetim, savaş ve nüfus sayımları gibi olağanüstü durumlar nedeniyle sınırlandırılabilir. Normal durumlarda sınırlandırılamaz.

6- Başka insanların hak ve özgürlüklerinin başladığı noktada mevcut olan hak ve özgürlükler sonlanır.

7- Her devletin anayasasıyla birlikte yasalarla insan haklarını güvence altına alma zorunluluğu bulunur.

8- Bütün haklar uluslar arası olarak koruma altında tutulur.

 

Anayasa’da yer alan temel hak ve hürriyetlerin nitelikleri yukarıdaki şekilde sıralanır. Maddeler halinde mevcut olan detay açıkça belirtilmiştir. Niteliklerinin tamamı insan hayatına yönelik olarak içeriği kapsar.

 

Mevcut olarak tanımlanan her madde, uluslar arası anlamda kabul ediliyor olduğundan dolayı geçerliliklerini korumaya devam ederler. Yıllar boyunca aynı şekilde koruma altında olmalarındaki temel sebep, insan hayatına olan etkileri olarak tanımlanır. Anayasa’da yer alan temel hak ve hürriyetler, nitelikleri bakımından özeldirler.

Temel haklarımız ve özgürlüklerimiz olmasaydı hayatımızda neler değişirdi?

Temel haklarımız ve özgürlüklerimiz olmasaydı hayatımızda neler değişirdi?

Temel haklarımız ve özgürlüklerimiz, bireylerin hayatlarını daha iyi yaşayabilmelerine yönelik olarak oluşturulmuşlardır. Dünyadaki her insanın sahip olduğu temel hak ve özgürlükler insan yaşamı odaklıdır.

 

Dünyadaki her birey için geçerli olacak şekilde:

  • Yaşama
  • Eğitim
  • Düşünce özgürlüğü
  • Sağlık
  • İnanç özgürlüğü
  • İbadet özgürlüğü
  • Özel Yaşam Gizliliği
  • Ekonomik olan haklar bulunur.

 

Eğer yukarıda madde olarak sıralanan temel hak ve özgürlükler olmasaydı, insanlığın bir bütünlüğü olmazdı.

Yaşama hakkı, yaşamın devam edebilmesini sağlar. Herkesin en temel hakkı yaşama hakkıdır.

Eğitim hakkı olmasaydı bireyler bilgisiz kalırdı. Gelecek olmazdı.

Temel hak ve özgürlüklerimizden olan düşünce özgürlüğü olmasaydı düşüncelerimizi başka insanlarla paylaşamazdık.

Sağlık hakkı olmasaydı, sağlık hizmetlerinden en iyi şekilde yararlanabilmek mümkün olmazdı. Hastalıklar her yeri sarardı.

İnanç özgürlüğü olmasaydı özgür şekilde din seçimi yapılamazdı.

İbadet özgürlüğü olmasaydı hayatımızda her zaman gizli gizli ibadet etmek zorunda olurduk. Açık şekilde hiçbir dinin ibadetleri yerine getirilemezdi.

 

Özel yaşamımızın gizliliği olmasaydı, özel yaşam diye bir kavram olmazdı. Herkesin kendisine göre hayatında bazı gizliliklerin bulunması, insanların temel özgürlüklerinden biridir.

 

Ekonomik anlamındaki haklar olmasaydı, yaşam refahı elde edilemezdi. Herkes kısıtlama içerisinde olurdu.

Tüm temel hak ve özgürlükler insan hayatının değerli olmasına yönelik oluşturulduğundan dolayı, her birinin ayrı bir önemi bulunur. Hayatımızda bunlar olmasaydı çok daha kötü yaşam şartları oluşurdu.