Kendinizi tehlikede hissettiğiniz bir durum yaşadınız mı?

Kendinizi tehlikede hissettiğiniz bir durum yaşadınız mı? Kimlerden yardım istediniz? Anlatınız.

 

Kendimi en fazla tehdit altında hissettiğim bir durumu bundan 2-3 yıl önce yaşadım. Tatil için ailemle birlikte Edirne’ye gitmiştik. Babaannemde kalıyorduk. Bir gün babam ve abimle televizyon seyrederken oturduğum kanepenin hareket ettiğini fark ettim. İlk önce abimin koltuğu ittiğini zannettim ancak babamın birdenbire ayağa kalkıp “deprem oluyor çocuklar” demesiyle evde bir panik havası yaşandı.

 

Bu sırada ne yapacağımı bilemediğim için hemen babamın yanına koştum. Babam bizi yanına alarak kapı pervazlarının altında durmamızı söyledi. Deprem çok kısa sürmüştü ama bana çok uzun bir zaman gibi geldi. Neyse ki sallanma kesildi ama lambaların ve evdeki eşyaların hızlıca hareket etmesi beni oldukça korkuttu diyebilirim.

 

Bu olaydan sonra sık sık rüyamda deprem olduğunu görmeye başladım. Hatta bir gece öyle korkmuştum ki önce abimin yanına giderek yardım istedim. Abim hemen annemi odamıza çağırdı ve annem, bunun sadece rüya olduğunu ve korkmamam gerektiği söyledi. Ancak rüyam öyle gerçekçiydi ki korkmamak imkansızdı.

 

O gece annemin benim yanımda yatmasını istedim. Yoksa tekrar uykuya dalamayacaktım. Neyse ki o günden sonra böyle rüyalar bir daha görmedim. Ama deprem gerçekten çok korkutucu bir şey. Bir daha böyle bir tecrübe yaşamak hiç istemiyorum. İnşallah çok büyük depremler olmaz.

Ortak kullanım alanları nelerdir? Örneklerle açıklayınız.

Yaşadığımız çevrede diğer insanlarla beraber kullandığımız ortak alanlar vardır. Bu ortak alanları herkes kullanabilir ancak belli kurallara uymak zorundadır. Hiç kimse kendi istediği şekilde kullanma hakkına sahip değildir. Birçok kişi içim fayda sağlayan bu ortak alanları korumam ve özen göstermek hepimizin görevidir.

 

Kullandığımız ortak alanlar şunlardır:

 

Okullar: Eğitim aldığımız okulları hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin ortak kullanım alandır. Bu nedenle başta sınıfımız olmak üzere okulumuz her yerini temiz kullanmalıyız. Ayrıca okul araç ve gereçleri de dikkatli kullanmalı ve masalara, yazı tahtasına vb. araçları özen göstermeliyiz.

 

Ormanlar ve piknik alanları: Genellikle hafta sonları kullandığımız piknik alanları hepimizin ortak alanlarından biridir. Bu nedenle piknik yaptığımız ortamda yediğimiz yiyeceklerin çöplerini toplamalı ve çöp kutularına atmalıyız Ayrıca mangal yapmak için ateş yakıldığında ateşin mutlaka sönmüş olmasına dikkat etmeliyiz. Piknik alanları genellikle ormanlık alanlarda olduğu için olası yangınlarda ormandaki ağaçların zara görmesine neden olabiliriz.

 

Çocuk Parkları: Çocuk parklarında tüm çocukların eğelenmesi ve oyun oynaması için yapılmış birçok alet vardır. Burası da ortak olan olduğu için diğer çocuklara da fırsat vererek oyunlarımızı oynamalıyız. Ayrıca oyun parkındaki oyuncakları da dikkatli kullanmalı ve bozulmalarına neden olacak davranışlarda bulunmamalıyız.

 

Diğer ortak alanlarımız olan, camiler, hastaneler, otobüs durakları, kütüphaneler, etüt merkezleri, spor salonları vb. yerleri de aynı şekilde temiz tutmalı ve kullandığımız diğer insanlara saygılı bir tutum için bu alanlarda bulunmalıyız.

Yiyecek ve içecek satın alırken nelere dikkat etmeliyiz?

Yiyecek ve içecek satın alırken nelere dikkat etmeliyiz? Yazınız.

Sağlığımız korumak için satın aldığımız ve tükettiğimiz yiyeceklere çok dikkat etmeliyiz. Son kullanma tarihi geçmiş ve bayatlamış yiyecekler midemize dokunabilir ve gıda zehirlenmesi geçirebiliriz.

 

Bu nedenle yiyecek satın alırken aldığımız ürünlerin son kullanma tarihlerine mutlaka bakmalıyız. Daha sonra ambalajlı ürünlerin ambalajlarının bozuk olmamasına da dikkat etmeliyiz. Süt, yoğurt, yumurta gibi gıdaların son kullanma tarihleri genellikle çok yakın bir zamanı gösterir. Bu nedenle özellikle bu ürünleri satın alırken ve tüketirken ambalajlarının üzerlerindeki uyarılara mutlaka okumalıyız.

 

Et, tavuk ve balık gibi hayvansal ürünleri alırken de taze olmalarına özen göstermeliyiz. Mümkünse tanıdık bir kasap veya balıkçıdan satın alabiliriz. Ayrıca katkı maddesi içermeyen ürünleri satın almaya çalışmalıyız ve sağlıklı yiyecekler tüketmeliyiz.

 

Sebze ve meyvelerde sağlığımız için çok kıymetli besin maddeleridir. Bu nedenle satın alacağımız sebze ve meyvelerinde taze olmalarına dikkat ederek satın almalıyız.

 

İçecek alırken de doğal olan meyve sularını tercih etmeliyiz. Yine bu içeceklerin son kullanma tarihlerinde dikkat etmemizde önemlidir. Ayrıca asitli kola vb. içecekleri çok fazla tüketmemeliyiz. Bunların yerine süt veya taze meyve suyu tüketebiliriz.

Alışverişlerinizde siz nelere dikkat ediyorsunuz?

Alışverişlerinizde siz nelere dikkat ediyorsunuz? Anlatınız.

 

Her hafta sonu annemle birlikte alışverişe gidiyoruz. Marketten bir şey alacağımız zaman annemi izliyorum ve böylece alışverişte nelere dikkat etmem gerektiğini daha iyi öğreniyorum. Aslında öğretmenimizde sınıfta alışveriş yaparken nelere dikkat etmemiz gerektiğini detaylı bir şekilde geçen hafta anlatmıştı. Ben de bu öğrendiklerimi dikkate alarak alışveriş yapmaya özen gösteriyorum.

 

Eğer gıda alışverişi yapacaksam, öncelikle aldığım süt, çikolata, bisküvi gibi yiyeceklerin son kullanma tarihlerine bakıyorum. Daha sonra ambalajını kontrol edip herhangi bir açılma var mı diye inceliyorum. Bu arada alacağım ürünlerin kaliteli ama ucuz olmasını tercih ediyorum. Böylece hem sağlığımı koruyor hem de aile bütçesini çok sarsmamaya çalışıyorum.

 

Bunlarla birlikte alacağım ürünlerin bilindik markalar olması da önemli. Çünkü merdiven altında üretilmiş ve çok ucuza satılan birçok yiyecek var. Bu nedenle ambalajın üzerinde yazan üretim bilgilerini de okuyorum. Ayrıca aldığım bir üründe eve geldiğimde bir bozukluk fark edersem hemen geri iade edip yenisi alıyorum. Böylece bozuk bir yiyecek yemekten de kurtulmuş oluyorum.

 

Eğer giysi alışverişi yapacaksam da özellikle ihtiyacım olan kıyafetleri almaya çalışıyorum. Yine bura da fiyat olarak en uygun ama kaliteli giysiler almaya özen gösteriyorum. Böylece israfın önüne geçmiş olduğumu düşünüyorum. Diğer okul araç ve gereçlerimi de dikkatli kullanmaya çalışıyorum. Eğer ihtiyacım olduğu zaman da aynı şekilde kaliteli ürünler daha uygun fiyata almaya gayret ediyorum.

İklim değişimi nedeniyle nesli tükenme tehlikesi içinde olan canlı türlerini korumak neden önemlidir?

İklim değişimi nedeniyle nesli tükenme tehlikesi içinde olan canlı türlerini korumak neden önemlidir?

 

İklim değişikliği nedeniyle biyo çeşitlilik gün geçtikçe artmakta olup; özellikle son 40 yılında zirveye ulaşmıştır. Son 40 yıl içerisinde %52 oranında bir kaybının yaşanmasının söz konusu olmasının temel nedeni olarak ise aynı zamanda birçok farklı canlı türünün risk grubu içerisinde olmasının da temel nedeni olarak görülmektedir. Tamamen insan kaynaklı olarak görülen iklim değişiklikleri sonrasında risk grubu içerisinde bulunan hayvan türlerinin sayısının 1000’den daha fazla olduğu da ifade edilmektedir.

 

Hayvanların doğal yaşam alanlarının iklim değişikliği nedeniyle yok olması durumu tamamen insan kaynaklı olarak ortaya çıkmaktadır. Hayvanların yeni yaşam alanı aramalarını ve bulmamaları halinde de tamamının yok olması da böylelikle ortaya çıkabilecek en kötü senaryo olarak gerçeğe dönüşmektedir.

 

Dünya genelinde nesli tükenmekte olan hayvanların bazıları arasında pandalar, imparator penguenleri, Akdeniz kısa gagalı yunusları, pigme Borneo filleri, 10 yıldır korunsa da üreyemeyen altın başlı langurlar, kutup ayıları, nadir memeliler arasında yer alan Javan gergedanları, balıkçılar yüzünden tehlikeye giren Meksika yunusları, Kuzey Amerika kara ayaklı dağ gelincikleri, Nijerya ile Kamerun’da bulunan Cross River gorilleri, sadece Sumatra’da yer alan Suatra kaplanları, ve oldukça değerli olarak bilinen dev Mekong yayın balığı nesli tükenmekte olan hayvanlar listesinde yer almaktadır.

 

Değerli postları yüzünden avlanan vaşaklar, Ankara leoparları, Hakkari’de görülen Hazar kaplanı, Kuzey ormanlarında yaşayan yaban kedisi, Foça Akdeniz fokları, Asya yaban eşekleri, Güney Anadolu Afrika eşekleri, tarpan olarak bilinen Avrupa yaban atları, yağışlı bölgelerde görülen kızıl geyikler, koruma altında olan alageyikler, çengel boynuzlu dağ keçileri, Urfa’da görülebilen ceylanlar, Maraş’ta bulunan kunduzlar, su maymunları, oklu kirpiler, sırtlanlar, kedigil sınıfında değerlendirilen karakulaklar, sayıları oldukça azalan kızıl akbaba ve kara akbabalar ülkemiz içerisinde var olan nesli tükenmekte olan canlılar olarak bilinmektedir. Her ne kadar yetkili kurumlarca koruma altına alınsalar da bu hayvanların kaçak avlanma ve doğal faktörler sonrasında neslinin tükenmeleri riski görülebilmesi muhtemel olabilecek durumlar arasında yer almaktadır.

Yaşadığınız yerdeki hava şartlarının ortalamaya göre daha sıcak ve kurak olması günlük hayatınızı nasıl etkiler?

Yaşadığınız yerdeki hava şartlarının ortalamaya göre daha sıcak ve kurak olması günlük hayatınızı nasıl etkiler? Düşüncelerinizi paylaşınız.

 

Hava sıcaklıklarının ortalamaya dayalı olarak daha sıcak ve kurak olmasının temel nedeni kirlilik, ormanların azalması, küresel ısınma ve sera gazları olarak ifade edilmektedir. Sıcaklık ve kuraklığa bağlı olarak bölgenin değişim göstermesi tüm canlıların hayatını doğrudan etkileyecektir. Nem azlığına bağlı olarak sıcaklık ve kuraklık olgularının ortaya çıkması da fazlasıyla önemli birer detay olarak da ifade edilmektedir. Sıcaklık ve kuraklık durumları su sorununu da beraberinde getirerek en büyük problemin mahal vermesiyle sonuçlanabilecek bir durum olarak görülmüştür. Aynı zamanda da bölgede yaşayan insanların ruh ve beden sağlıklarına dayalı olumsuzlukların genel olarak baş göstermesinin de temel sebepleri arasında yer alabilmektedir.

 

Kuraklığa dayalı olarak hayatın adeta durma noktasına gelmesi durumu söz konusu olabilmektedir. Hayvan ve bitki türlerinde var olan azalmadan dolayı da insanların temel besin ürünlerinde de ciddi oranda sorunlar kendini gösterebilmektedir. Hayatın mutlak gereksinimlerinin giderilememesinin temel sebepleri arasında yer alan sıcaklık ve kuraklık; aynı zamanda da barınma gibi temel bir olgunun da ortadan kalmasının sebebi olabilmektedir.

 

Aşırı sıcaklığa bağlı olarak insanların normal hayat standartlarını sürdürebilmeleri için klima ya da fanlara yönelebilmeleri durumu görülebilmektedir. Bunun yanı sıra da gıda ürünlerinin depolanması ve aşırı sıcakta çalışmayacak olan mekanizmaların soğutulması noktasında da yüklü bir enerji kaybı da söz konusu olabilmekte ve genel olarak bu konuda da zarar veren bir doğa olayı olarak da ifade edilmektedir.

Teknolojik gelişmelerin kendi hayatınıza etkilerine örnekler veriniz?

Teknolojik gelişmelerin kendi hayatınıza etkilerine örnekler veriniz?

 

Teknolojik gelişmeler insan hayatını olumlu yönde geliştirerek gündelik hayatı kolaylaştırma noktasında önemli bir konumda yer alsa da olumsuz konumda da yer alabilmektedir.

 

Teknolojilerin önemli etkileri arasında yer alan kolaylaştırıcı etmenler oldukça daha basit bir yaşamın ortaya çıkmasını sağlamaktadır. Ulaşım ve taşımacılık konusunda önemli teknolojik gelişmeler ön plana çıkacak olup; bunun yanında da iletişim ögeleri de kendini daha aktif bir biçimde gösterebilecektir. Bilgi alışverişi ve bilgiye erişme durumu da daha etkili bir şekilde de hayata geçirilecek olan bir durum olarak ifade edilebilecektir.

 

Beşeri faaliyetlerin teknolojiyle buluşması sonrasında emek ve zaman konusunda tasarruf etme durumu ortaya çıkmıştır. Tıbbi gelişmelerin meydana gelmesiyle sağlık hizmetlerinde de bariz bir gelişim söz konusu olmuştur. Daha geniş kitlelere anlık olarak erişebilme durumu da aktif olarak gerçekleştirilebilmektedir.

 

Teknolojinin olumlu olduğu kadar olumsuz etkileri de insan hayatına yansımaktadır. Teknolojik aletler arasında en çok kullanılan cep telefonu ve bilgisayar kullanımının artması sağlığın bozulmasının temel sebepleri arasında yer almıştır. Bakırcılık, nalbur gibi meslek grupları teknolojinin gelişmesiyle beraber yok olma noktasına gelmiştir.

 

Teknolojinin gelişmesiyle beraber insani ilişkiler de minimum seviyeye inmiştir. Teknolojik aletlere yönelen kişilerin ailevi ve arkadaşlık ilişkilerinde gözle görülür bir düşüş yaşanmıştır. Bundan dolayı da insanların sosyal yönleri giderek azalmakta olup; zaman içerisinde sürekli halde bu durum gündeme gelmesi halinde ruh sağlığını da olumsuz yönde etkileyebilecektir.

 

Teknoloji savunma ve saldırı alanlarında da gelişerek, kitle imha adı verilen alanda da kendini göstermiştir. İnsan ölümünün hızlı ve kitlesel olarak gerçekleşmesi konusunda da teknolojinin payı oldukça büyüktür.

 

Teknolojinin gelişmesiyle geniş ve uzun yolların ortaya çıkması söz konusu olabilmektedir. Bu durumun sonrasında ormanların sayısında azalma görülebilecektir. Ormanların azalmasıyla beraber canlı türlerinde de düşüş görülebilecektir. Ormanların azalması sonrasında küresel iklim değişiklikleri ve küresel ısınma olayları da ortaya çıkmaktadır.

 

Teknolojinin ortaya çıkması durumunda hava, su ve toprağa bağlı kirlilik de görülebilmektedir. Bu tip kirliliklerin ortaya çıkması durumunda da kanser başta olmak üzere birçok farklı rahatsızlık da görülmüştür. Bu yüzden sağlık harcamaları ve insanların hayatını kaybetmesi gibi durumlar da görülebilmektedir.

2050 yılında nüfusun 9 milyarı geçeceği düşünüldüğünde ne tür sorunlarla karşılaşılabilir?

2050 yılında nüfusun 9 milyarı geçeceği düşünüldüğünde ne tür sorunlarla karşılaşılabilir?

 

2050 yılı insanlık için pek de iç açıcı bir sene olarak görülmüyor. Önceden yapılan tahminlere göre Dünya nüfusunun 9.8 milyar olacağı tahmin ediliyor. Dünya’nın insanların ihtiyacını karşılayamamasından ötürü de ciddi problemlerin ortaya çıkması durumu da kaçınılmaz olarak ifade edilecektir. Şu anki politikalarla hareket edilmesi noktasında Dünya’nın daha da yaşanılmaz bir hal alması söz konusu olabilmektedir. Avrupa ve Amerika kıtalarında nüfus yaşlı ve oldukça az olarak ifade edilse de özellikle Afrika ve Asya kaynaklı nüfus artışının bu tip bir soruna mahal vereceği durumu da görülebilmektedir. İnsanların temel ihtiyaçlarını karşılamaları noktasında daha da büyük zorluklarla karşı karşıya kalmaları durumu da böylelikle ortaya çıkan bir durum olarak görülmektedir.

 

2050 yılında insan nüfusunun 9 milyarı aşmasından sonraki evrede iklim değişiklikleri, sağlık sorunları ve su kaynaklarında azalma gibi durumlar görülebilmektedir. Bu nüfus artışı sonrasında enerji tüketimi ve gıda ihtiyacında da fazlasıyla artış görülebilecektir. Aynı zamanda da canlı türlerindeki azalma durumunun da görülmesi durumu tamamen çevre kirliliğinden dolayı da ortaya çıkacak olan bir sorun olarak ifade edilecektir. Sera gazlarının nüfusa bağlı olarak artışı da söz konusu olabileceğinden dolayı iklim koşulları da bariz bir biçimde de değişim gösterebilecektir. Böylelikle de Dünya genelinde sıcaklık artışları 3-6 derece arasında gerçekleşecektir.

 

Uluslararası sözleşmelere göre iki derecelik bir hedef 2050 yılında belirlenmiş olsa da 3-6 derece arasında olması ciddi bir tehdit olarak görülüyor. Dünya genelinde var olacak olan su ihtiyacının % 55 oranında artış göstereceği ön görülürken bundan dolayı insanoğlunun %40’ının da su bulma sorunu yaşaması durumu da kesin olarak görülebiliyor.

 

İnsan nüfusunun artışıyla beraber kentleşme de aynı oranda fazlalaşacaktır. Bundan dolayı da hava kirliliği de fazlasıyla ortaya çıkan bir olumsuzluk olarak görülmektedir. Hava kirliliğinin olumsuz sonuçları da görülebilecek ve insan sağlığı da ciddi oranda bozulacaktır. Böylelikle de erken ölümlerin ortaya çıkabileceği bir durum da kestirilebilecektir.

Dünya nüfusunun Sanayi Devrimi’nden sonra hızla artmasının başlıca nedenleri nelerdir?

Dünya nüfusunun Sanayi Devrimi’nden sonra hızla artmasının başlıca nedenleri nelerdir?

 

Sanayi Devrimi, insanoğlunun en önemli dönemleri içerisinde yer alabilmektedir. Bu noktada insanoğlunun değişimi ve yaşam şartları da gözle görülür bir biçimde de farklılık göstermektedir. Sanayi Devrimi ile beraber tarım alanında ilk olarak gelişme yaşanmış olup; üretim artışı yaşam düzeyini de olumlu yönde değişkenlik göstermiştir. Bundan kaynaklı olarak da nüfus artışı da görülebilmektedir.

 

Sanayi Devrimi önce İngiltere’de sonra diğer Avrupalı devletlerde etkisini göstermiştir. Sömürgecilikten ve ticaret gelirlerinin artmasından dolayı hızlı bir nüfus artışı kısa süreli olarak görülmüştür. Ancak daha sonraki zaman zarfında da nüfusun azalması durumu da görülebilmektedir.

 

Üretim içerisinde görülen artıştan kaynaklı olarak gelir seviyesi de önemli bir noktada yer almaktadır. İnsanların hayatlarını daha da lüks bir biçimde gerçekleştirmeleri ve refah seviyelerinin artması durumu da nüfus artışının kaynakları arasında yer almaktadır.

 

Sanayi Devrimi ile beraber iş olanakları da artacağından dolayı insanların daha rahat seyahat etmeleri durumu da ortaya çıkabilmektedir. Bu tip olanaklar da nüfus artışının hızlı bir biçimde artış göstermesinin temelleri arasında yer alabilmektedir.

 

Sanayi Devrimi esnasında kademeli olarak üretimin artmasına, ticaretin gelişmesine ve iş gücüne olan ihtiyacın artmasına dayalı olarak da ilk etapta son derecede fazla bir artış olarak görülmüştür. İnsan hayatında olumlu ya da olumsuz sonuçları ortaya koyan Sanayi Devrimi esnasında bu tip bir artışın kısa süreli olduğu da görülebilmektedir.

Baskın ekonomik faaliyet, tarımdan sanayiye geçen bir bölgede sosyal yaşamda ne tür değişimler yaşanır?

Baskın ekonomik faaliyet, tarımdan sanayiye geçen bir bölgede sosyal yaşamda ne tür değişimler yaşanır? Belirtiniz.

 

Tarımsal üretim olan bir bölge içerisinde seri üretim olarak bilinen fabrikalaşma sürecine girilmesi anından itibaren sadece ekonomik ve siyasi farklılıklar görülmemektedir. Aynı zamanda da toplumsal ve sosyal olarak da bu bölgedeki insanların değişim yaşadıkları da

gözlemlenebilmektedir.

Tarımsal faaliyetlerin gerçekleştiği alanlar genel olarak kırsal bölgeler olarak görülmektedir. Çiftçilik ve hayvancılık gibi beşeri faaliyetler de bu bölgede oldukça etkindir. Aynı zamanda da aile planlamasının da yaygın olmadığı bu bölgelerde çok çocuk çok işgücü mantığı da yaygın olarak gerçekleştirilmektedir. Ancak sanayileşmeyle beraber tüm bu gelişmelerde etkili bir değişimin meydana geleceği sonuçlar da ortaya çıkabilecektir. Yaşam kalitesinden günlük alışkanlıklara kadar köklü bir farklılaşma da gözlemlenebilecektir.

 

Sanayi tipi bir yerleşim alanına dönüşen kırsal bölgelerin büyümesi ve gelişmesi söz konusu olabilmektedir. Sanayi faaliyetlerinin aktif olduğu noktalarda nüfusun artış gösterebileceği ve buna bağlı olarak değişik türlerde beşeri faaliyetler de görülebilecektir. Gitgide kentleşme süreci ortaya çıkacak olup, daha fazla kişinin istekleri de karşılanacaktır. Yeni ulaşım imkanları, eğlence yerleri, dini mekanlar, okullar ve hastaneler de insanlara hizmet etmek adına da önemli bir dönüm noktası olarak ifade edilebilecektir.

 

Kentleşme ve sanayi sürecinin başlaması durumunda kişilerin gündelik alışkanlıkları da değişiklik gösterebilmektedir. İnsanların yoğun bir çalışma hayatı içerisine girmeleri ve ekonomik bağlılıkları da ortaya konulabilecektir. Bu yüzden evlenme yaşı da üst rakamlarda olacak ve geniş ailelerin kendilerini çekirdek ailelere bırakması durumu da görülebilecektir. Çiftçi pozisyonunda bulunan kişilerin ise kentleşmeyle beraber işçi olmaları durumu görülerek herhangi bir fabrika içerisinde çalışmaları durumu da etkili olabilecektir.