Mimar Sinan’ın eserleri ve bu eserlerin şehirlere dağılımı ile ilgili araştırma

Mimar Sinan’ın eserleri ve bu eserlerin şehirlere dağılımı ile ilgili araştırma yapınız.

 

Mimar Sinan hem döneminde hem de vefatından sonra çok büyük bir mimar olarak tanındı ve anıldı bu sebeple her zamana hanedanın yanında ve yakınında eserler icra etti.  Çoğu zaman da padişahın istedi yerlerde eserlerini icra etti.

 

Toplamda mimar Sinan’ın 365 eseri bulunmaktadır.

Bunlar: 92 cami, 52 mescit, 55 medrese, 7 darül-kurra, 20 türbe, 17 imaret, 3  (hastane), 6 suyolu, 10 köprü, 20 kervansaray, 36 saray, 8 mahzen ve 48 de hamam olarak kayıtlara geçmiştir.

Genel olarak İstanbul, Edirne ve hanedanın uygun gördüğü ya da istediği yerlerde eserlerini veren büyük mimar Osmanlının bilinen en büyük mimarlarından olma ününü yüzyıllar boyunca korumuştur. Hala da korumaya devam etmektedir.

 

Osmanlı devleti yeni fethettiği topraklara da kalıcı olarak yerleşme politikasıyla ibadethaneler ve imarethaneler medreseler inşa ettirirdi.  Bazı eserlerin Osmanlı toprakları arasında olan ancak yeni fetha edilmiş toprakların içinde olmasını sebebi ise bu anlayıştır. Osmanlı ve Türk hükümdarlığı o topraklardan çekilse bile Osmanlı’nın izleri bu yapılar sayesinde yüzyıllar boyunca o topraklardan silinmemiş, silinememiştir.

Mimar Sinan’ın en fazla cami eseri vermesi ise İslamiyet’in yayılması görevini üstlenen Osmanlı devletinin attığı adımlardan biridir.

Camileri takip eden mescitler ve medrese yani eğitim kurumları vardır.  Buradan da Osmanlı devletinin en çok önem verdiği hususları görebiliriz.

Geleneksel Türk el sanatları hakkında büyüklerinize sorarak ya da çeşitli kaynaklardan yararlanarak araştırma yapınız.

Geleneksel Türk el sanatları hakkında büyüklerinize sorarak ya da çeşitli kaynaklardan yararlanarak araştırma yapınız.

 

Geleneksel Türk sanatları arasında bulunan günümüzde de icrası yapılan sanatları şu şekilde sıralayabiliriz.

Minyatür sanatı, çinicilik, ahşap işçiliği, cam sanatı, Taş işçiliği, tezhip sanatı, ebru sanatı, hat sanatı, bakırcılık, dokumacılık.

 

Peki, nasıl icra ediliyor bu sanatlar?

Minyatür sanatı: küçük resimlerin yarattığı görsel şölenler diyebiliriz minyatür sanatı için 8. Yüzyıldan bu yana hayatta kalmayı başarmıştır.

Çinicilik: Selçuklular ile birlikte Anadolu’da yaşamaya başlayan çinicilik sanatının iki tekniği ve üç büyük ustası vardır bilinen. Baba Nakkaş, Mimar Sinan ve Veli Can.

Ahşap işçiliği: Selçuklular ile birlikte icra edilmeye başlanan ahşap oymacılığı, tarihe inanılmaz dokumaya sahip figürler bırakmıştır.

Cam sanatı:  cam üfleme sanatı olarak da bilinen cam sanatı.  Camın işlenerek bir san eseri halini almasını sağlar. Çok eski tarihe sahip olan cam tam olarak kim tarafından bulundu bilinmiyor.

Taş işçiliği: mermer ve granit gibi belli başlı taşların oyularak şekillendirilmesiyle ortaya çıkmış bir el sanatıdır.

Tezhip sanatı: altın ile yapılan bir tür işlemecilik olan bu sanatın günümüzde icra edilmesi çok az seviyededir.

Ebru sanatı: suya resim yapma olarak da bilinen ebru sanatı bugün de çokça icra edilmektedir.

Hat sanatı:  güzel yazı yazmak olarak çevirebileceğimiz hat Osmanlıdan bu güne kadar icra edilen el sanatları arasındadır.

Bakırcılık:  bakırın işlenmesi ile birçok ev aletinin ve süs eşyasının üretildiği sanattır.

Dokumacılık:  ana doluda çok eski zamanlardan beri var olan el sanatlarından biridir.  Günümüzde de devam etmektedir.

Sanat Konulu Bir Deneme

Defterinize “sanat” konulu bir deneme yazınız. Yazınızı yazım ve noktalama yönünden düzenleyip arkadaşlarınızla paylaşınız.

 

Sanat nedir?

Herkes sanatın ne olduğu hakkında konuşur yazar ve çizer ama gerçekten sanat nedir?

Eflatun’un da dediği gibi sanat sadece bir taklit midir ve yanlış mıdır sanata dair bir şeyler inşa etmek? Ya da öğrencisi Aristo’nun dediği gibi sanat taklit ederken insanın kendisini de işin içine koyması ve yaratıcı olması mıdır?

Tarihin he r alanında sanatın ne olduğu neden yapıldığı ve neden bu kadar ateşli tartışmalara sebep olduğu konuşulup durmuştur.

Sanat bana göre ifade etmenin güzel şeklidir.  Bir şair sanatı ile bir çiçeğin güzelliğini anlatırken sizi o çiçeğe hiç görmeden âşık edebilir.

Bir ressam bir resimde sizin hayal ederken büyülendiğiniz renkleri tuvalinde karşınıza çıkarabilir.

Sanat her şeyde yaşayan canlı bir oluşumun ta kendisidir aslında. Yemek yapmak güzel konuşmak, güzele dair olan ve hayata katılan her şey sanatın bir parçası ve sanatın yaşamasını sağlayan can damarlarıdır.

Sanatı anlamak için, illa büyük hacimli kitapların altında kuramların içinde savaş vermeye de gerek yoktur aslında.  Sanat gözünüzle gördüğünüz her canlıda kendini göstermektedir.

Arif olan anlar sözünün belki de bu anlayışla ilgisi vardır.

Bakmakla görmek arasındaki farkta sanatın ışıkları vardır bir taraftan.  Bakmak için göz gerekse de görmek için gönül gerekir.

Birine yardım etmek isterken ona zarar verdiğiniz anlar oldu mu?

Birine yardım etmek isterken ona zarar verdiğiniz anlar oldu mu? Yazınız.

 

Birine yardım etmek isterken zarar verdiğim zamanlar oldu. Çocukken düşmesin diye kardeşimi elinden tutarak he r yere götürürdüm ve kardeşim buna öylesine alıştı ki büyüdüğünde de bunu yapmam gerektiğini düşünerek elinin tutulmadığı zamanlarda kendini yalnız hissetmeye başladı ben ona yardım etmeye çalışırken aslında tek başına yürüyebilme gücünü ondan almış oldum.

 

Hayatlarımızı yaşarken birbirimize belli başlı konularda yardımcı olmaya çalışıyoruz özellikle annelerimizin bu konuda sonsuz bir sabrı ve isteği var her şeyi bizim yerimize yapmak isterler ve genel olarak da yaparlar.  Evinde kendi ihtiyaçlarını tamamen kendi gideren yaşadığı ortamı temizleyen pek az insan vardır çünkü anneler çocukları ve ailesi için bütün bunları gerçekleştirir.  Ama yardım etmek ve hayatı kolaylaştırmak dışında yapılan hata şudur ki kişiler veya çocuklar işleri sürekli yapan kişiye bilmeden de olsa bağımlı hale gelirler. Bu yardımın doğuracağı en basit zararlardan ve yine en tehlikeli zararlardan biridir.

 

Hayatlar tekilleştiğinde yani herkes kendi hayatını inşa etmeye başladığında ise annenin her işi yapması birey olmaya çalışan çocukların hayat karşısında zorlanmasına sebep olur anneler bunu sevgiyle ve şefkatle gerçekleştirirken elbette bunlara sebep olacağını fark etmezler.

Sadece anneler değil yetişkin bireylerin çoğu zaman düştüğü bir hatadır bu.

Bireylerin birey olmasını etkileyen en önemli unsur basit ilerden başlayarak kendiişlerini kendileri yapmasıdır.

Arkadaşınızın sanatçı olduğunu hayal edip onunla bir röportaj yapınız.

Arkadaşınızın sanatçı olduğunu hayal edip onunla bir röportaj yapınız.

 

Röportör: sanatla ilgilenmeye ne zaman başladınız ve sanata olan eğiliminizi nasıl fark ettiniz?

Cevap: sanat ile olan alakamın tam olarak ne zaman başladığını bilmiyorum ama hep severdim, güzel olanı bu yüzden bunun için kesin bir tarih veremesem de çocukluğumda olduğunu söyleyebilirim.

İlk resmimi 16 yaşında yaptım o zamana kadar resim konusunda oldukça başarısız bir insan olduğumu düşünürdüm ve çizgileriler hiç ilgilenmezdim.

 

Röportör: çizgilerle yakın olmadan nasıl resim yaptınız peki?

Cevap: biliyorum bu farklı bir yöntem ama benim resmim boyadan ibaret.  Sadece renklerle sanatımı icra ediyorum renkler şekilleri doğalı ve yapayı kendiliğinden ortaya çıkarıyor. Eserlerimde hiç bir zaman keskin bir su ilet görememeniz bu yüzden sanırım.

 

Röportör:  resimlerinizi yaparken bir akım başlatacağınızı hiç düşünmüş müydünüz?

Cevap: hayır tabi ki düşünmedim. Hatta bunun beğenilebilen bir şey olmadığını düşünürdüm. Sonrasında ailemin desteği ile kendime resim alanında bide eğitim yolu belirledim.  Şuan geldiğim noktada içimden gelen rengi tuvale yansıttığım için mutlu olduğumu söyleyebilirim.

 

Röportör: peki hiç başka meslek düşünmediniz mi?

Cevap:  aslında ressam olmayı da düşünmemiştim ama oldu işte  ( gülüyor). Çok ayrık oluyor ama ben çiftçi olmak istiyordum aslında yani boyalarla doğanın içinde olmasaydım doğanın işçisi olmayı tercih edecektim.

Anadolu insanını anlatan kısa bir konuşma

Anadolu insanını anlatan kısa bir konuşma yapınız.

 

Anadolu inancın, doğruluğun, sevdanın yeşerdiği topraktır. Toprak kelimesinin anlamlandığı, kendine bir yaşam bulduğu ve toprağın kutsallaştığı yerdir Anadolu. Suyun tertemiz ekmeğini katıksız toprağını katkısız işleyen insan aynı o toprak gibi şekil alır.

 

Anadolu insanı dürüsttür, doğrudur değerlerine sıkı sıkıya sarılır ve kolay kolay heba etmez mal ve mülk uğruna inandığı şeyleri.

 

Anadolu insanı çalışır göremezsiniz hiçbir yerde toprakla büyümüş, toprağın yetiştirdiği çocukların tembellik ettiğini.

 

Türküleri vardır Anadolu insanının, ciğerin ta içine işleyen bizim de derdimiz yokmuş dedirten şehirliye.

 

Namerde göz açtırmayan, merdin yanında dimdik duran kadınıyla erkeğiyle bir toprağın büyüttüğü yaşattığı ve yaşatacağı insandır Anadolu insanı.

 

Peki, neresidir Anadolu? Yüksek binalarından Anadolu’yu görebilir mi insan?

 

İnsan yetiştiği toprağı nasıl bulur şehrin kalabalığında. Yükselen binaların yığılan molozların ve hep daha fazlasını isteyenlerin, hiç doymak bilmeyenlerin olduğu dünyada nerededir Anadolu, nerededir insanın içindeki naif atası? Yine içindedir.  Daldan kopardığı bir meyvede, üzerinde gezindiği yeşillikte, içtiği suda bulur insan Anadolu’sunu. İnsanın bağlı olduğunu bildiği ya da bilmediği o köklerine sıkı sıkıya tutunmak gibi bir âdeti vardır. Kimisi bunu sonradan görür ses etmez kimisi bilir de hiç ses kesmez.

 

Anadolu neresidir sorusunu haykırır bazı zihinler benim Anadolu, sensin Anadolu betonların öldüremediği biziz Anadolu!

Televizyonu doğal afetlerle ilgili bir haber izlediğimizde neler hissediyorsunuz?

Televizyonu doğal afetlerle ilgili bir haber izlediğimizde neler hissediyorsunuz arkadaşlarınızla paylaşınız.

Doğal afet insanlara Maddi manevi zarar veren Doğa olaylarıdır. Doğal afetler insanların kontrolü dışında oluşan ve gerekli önlemler alınmadığı zaman büyük Can ve büyük hasarlara kayıplara yol açabilen bir Doğa olayıdır. Birden fazla doğal afet çeşidi bulunmaktadır deprem yangın sel su baskınları erezyon Kasırga kuraklık çiğ sel Tayfun fırtına orman yangınları gibi birçok doğal afet örneği verebiliriz.

 

Deprem

Yer kabuğunda istenmeyen ve beklenmeyen bir anda çıkan enerji sonucunda meydana gelen dalgalanmaları ve bu dalgalanmaların yeryüzünü sarsma olayıdır. En eski tarihli ne gidelim 17 Ağustos 1999 tarihinde Gece saat 3.02 de meydana gelen 45 saniye süren ve 7.4 büyüklüğündeki depremi hiç kimse unutamamıştır halen konuşulurken bile insanlar büyük bir üzüntüyle bahsederler bu tür olayları televizyonda gördüğümüz de Hepimiz Çok üzülüyoruz. Empati kurarak Aynı şekilde ben de olabilirdim veya insanlar ne durumdalar ne hissediyorlar bir an onları kendi yerimize koyarız. Doğal afetler insanların elinde olmadan gelen doğal olaylardır. Doğal afetleri  Elimizden bir şey gelmese de bu olayı yaşayan kişilere bir tür destek sağlama imkanımız olabiliyor .Bu tür olayların yaşanmasını ne kadar istemesek de televizyonlarda görüyoruz. O an uzakta olduğumuz için onlara yardım edememek bizi daha fazla üzmektedir. Artık sosyal medya üzerinden bu tür olayları yaşamış kişilere maddi veya manevi destek sağlama imkanınız olabiliyor.

Kullandığınız teknolojik aletler hayatımızı nasıl etkilemektedir?

Kullandığınız teknolojik aletler hayatımızı nasıl etkilemektedir düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.

 

Teknoloji denildiğinde ilk olarak aklımıza insanların ihtiyaçları doğrultusunda fayda sağlayan her şey teknolojidir. Teknoloji günden güne daha da ilerlemektedir. Hayatımızın her kısmında teknolojiye dair bir şey vardır. Örneğin mobil telefonlar.. Eskiden cep telefonu diye bir şey yoktu insanlar sadece ev telefonuyla hatta Ondan öncesinde gidersek mektupla haberleşirler de insanlar birbirlerinin aylarca bile haber bekledikleri olurdu şu an günümüze bakacak olursak insanlar Telefonları cebinde taşıyor. İstediğiniz zaman istediğiniz kişiye ulaşabiliyorsunuz ama bunların bir dezavantajı var mobil cihazların şarjı bitebiliyor. Bu durumlarda karşınızdaki kişiye ulaşmanız biraz zor olabilir. Müziğinin gelişmesi Buna da bir çözüm üretti Powerbank denilen elektriksiz şarj cihazlarını yanınızda taşıyabiliyorsunuz Harika değil mi? Diğer teknolojik ürünlere bakacak olursak çamaşır makinesi ,buzdolabı, fırın, bulaşık makinesi, kurutma veya durulama makinesi gibi birçok Teknolojik ürün bulunmaktadır Bu tür ürünler hayatımızı tamamen kolaylaştırıyor.

 

Örneğin Eskiden insanlar çamaşırlarını saatlerde ellerinde yıkarlarmış ya da bulaşıklarını saatlerce ellerinde büyük bir titizlikle yıkarlarmış. Bu durum kişi için hem yorgunluk hem de zaman kaybı demektir şimdiki teknolojik cihazlara bakacak olursak kurutma makinesı yıkadığınız çamaşırları saatlerce kurumasını beklemiyorsunuz bu cihaz sayesinde çamaşırlarınız kolaylıkla kurutulabiliyor.

Teknoloji demek yenilik demek Teknoloji ne kadar ilerlerse insan gücü o kadar azalır ve kolaylık artar

Kitaplardan yoksun bir hayatın nasıl olacağı ile ilgili görüşlerinizi nedenleriyle anlatınız.

Kitaplardan yoksun bir hayatın nasıl olacağı ile ilgili görüşlerinizi nedenleriyle anlatınız.

 

Gözlerimizi dünyaya sıfır bilgiyle açarız. Zaman geçtikçe bilgi birikimi artar. Bilgi kazanımı çevreninde etkisiyle olur. Ama en önemli sebebi okumaktan geçer. Okumayı öğrenildiği andan itibaren, okullarda okuma görevi sıklıkla verilmektedir. Aslında bu görev başkaları tarafından verilmeden önce de yapılması gereken bir durumdur. Kitap okumanın, bir çok şeye faydası vardır. Okuduğunu kolay anlama, etkin konuşma, yeni kelimeler öğrenme ve fikir üretme yeteneği, Kültür seviyesinde artma, ve hayata bakış açısını değiştiren ve Kitaplar yanlızlığı da gideren bir dosttur.Kitaplar , bir bakımada hayat öğretmenidir. İyiyi doğruyu öğrendiğiniz,karşılıksız iyilik yaptığınız, yalanın hırsızlığın kötülüklerden uzak tutan zaman zaman kendinizi sorguladığınız gizli bir hazinedir.

 

Kitap okumayan ile kitap okuyan insanı kolaylıkla fark edebilirsiniz.

kitaplardan yoksun birisi nerede ne yapacağını bilmez. Konuşmasında aksaklıklar vardır. Kelime dağarcığı dardır. Bu yüzden yanlış kelimeler kullanarak bazen yanlış anlamalara bile sebep olabilir. Toplumda bir gerileme olmuşsa bilinki bu kitap kuma sayısının azlığındandır. Kitap okumayarak insan kendisini köreltir. Kitaplardan yoksun bir hayat köreltilmiş bir hayattır. Bu tür kişiler toplumda kalabalık ortamlara girmekten çekinirler, kendilerini ifade etmekde zorlanırlar. Toplumda karşınıza bir çok insan çeşidi çıkıyor , dikkat edin zararsız insanlar genelde kitap okuyan insanlardır.Bu hayatta bir insanın başına herşey cahillikten gelir

 

Son olarak Atatürk’ün bir sözü ile makalemizi sonlandıralım. “Kitapsız yaşamak,kör,sağır,dilsiz yaşamaktır.” Mustafa Kemal Atatürk.

Kendimizi keşfetmek için okumaya ve düşünmeye ihtiyacımız var mıdır?

Kendimizi keşfetmek için okumaya ve düşünmeye ihtiyacımız var mıdır? Neden?

 

Kişinin kendini keşfetmesi okuma ile başlar. Okudukça kişi kendisini geliştirir daha geniş ve daha derin düşünmeye başlar Anlamak için okumak lazım keşfetmek için okumak lazım aslında her şeyin başı okumaktan geçer. Bilmediğiniz şeyi veya öğrenme Deniz şeyi düşünemezsiniz.insan düşündükçe var olur. Düşünüyorum o halde varım sözüyle bilinen Descartes düşündükçe var olduğundan söz etmiş. Çünkü Fikirler ölmez insanlar Ölür Bir insanın düşüncesi Fikri sabit kalır Hatta önündeki nesillere bile Işık tutabilir. Ama yanlış bilgi ile ve yanlış ilerleme ile bir fikir sunarsanız önünüzdeki nesillerde yanlış fikirlerle yanlış seçimler yapabilir. Aslına bakarsanız her şeyin başı okumaktan geçer. İlla bir kitap okumak değil gazete okuyabilirsiniz bir dergi okuyabilirsiniz. İnternette araştırma yapabilirsiniz, makale okuyabilirsiniz kısacası her şeyi okuyabilirsiniz ,araştırabilirsiniz. Keşfedebilirsiniz. Bütün bunlar size bilgi olarak geri dönecektir. Bir şeyleri düşünmek fikir üretmek ve keşfetmek için bilgi sahibi olmanız gerekmektedir. bilgi olmadan hiçbir konu hakkında yorum yapamazsınız insanların kendini keşfetmesi için okumaya ve düşünmeye ihtiyaçları vardır. İnsan düşündükçe kendini var eder düşündükçe kendisini keşfeder.

 

Bizim size önerimiz okumaktan hiçbir zaman vazgeçmemelisiniz. Doğru fikirlerle doğru düşüncelerle doğru yolda ilerlemelisiniz. Bu sayede hem kendinize hem de sizden sonra gelecek olan nesillere doğru fikirlerle doğru çözümler üretmiş olacaksınız.