Alkol ve sigaranın sağlığa verdiği zararlar nelerdir?

Alkol ve sigara sağlığımıza zarar veren maddelerdir. Birçok sağlık sorununa sebebiyet veren alkol ve sigara maddeleri yalnızca sağlımızı değil aynı zamanda sosyal ilişkilerimiz için de büyük problemler teşkil etmektedir. Maddi veya çevreye verdiği zarardan öte sosyal ilişkilerimizde kötü koku ağız kokusu dişlerde sarılık gibi oluşan görüntülerden dolayı insanlar rahatsızlık duyacaklardır.Alkol ve sigaranın saymakla bitmeyecek zararları vardır ayrı ayrı inceleyecek olursak;

 

Sigaranın sağlığa verdiği zararları:

 

  • Hamile bayanların sigara kullanması bebekte kilo kaybı ve zekâ geriliğinin ortaya çıkmasına neden olur.
  • Akciğer kanseri ve solunum hastalıklarına bronşitlerin zarar görmesine sebep olur.
  • Ağız kanseri gırtlak kanseri yutak kanseri gibi kanser türlerini tetikler nitelik taşır.
  • Kalbe giden damarlarda kolesterol birikmesiyle kalp krizi geçirme riskini arttırır.
  • Ağız içi olan rahatsızlıklar ağızda koku oluşumu ve yemek borusunda midede ülser oluşumu.
  • Baş da meydana gelen kronik ağrılar olabilir.

 

Alkolün sağlığa verdiği zararlar:

 

  • Konuşmada zorluk çekmek.
  • Net görememek bulanık görmek.
  • Beyindeki hücrelerde ölüm yaşanır.
  • Mide ve akciğer kanseri oluşumunu tetikler.
  • El ve ayaklarda uyuşukluk
  • Kadın ve erkekte cinsel organlarda hastalık ve kanser oluşumu.
  • Vücudun hareket kabiliyetin de azalma.
  • Siroz, ülser, hafıza kaybı, tansiyon düşüklüğü gibi rahatsızlıklar oluşur.
  • Psikolojik rahatsızlıklara halüsinasyonlar görmeye sebep olur.
  • Ciltte yaşlanma lekelenme kırışma ve cilt renginde değişim meydana gelir.

Alkol ve sigara kullanımı Aile ekonomisini nasıl etkiler?

Alkol ve sigara kullanımı Aile ekonomisini kötü etkileyen bir etmendir. Hem sağlığı hem de maddi durumu zedeleyen alkol ve sigara kullanımı bağımlılık haline geldiğinde çok daha tehlikeli olabilmektedir.

 

Alkol ve sigara kullanımı arttıkça maddi açıdan zararda artacaktır. Alınan sigara günlük olarak ortalama 13 TL’nin sağlığınıza zarar vermek için harcandığını bilmelisiniz. Günlük 13 lira kullanımı ise aylık 364 TL yıllık 4368 TL gider kendinizi zehirlemeniz için hazırlanmıştır. Tabi aile içinde yalnız bir kişi kullanıyorsa. Kullanan sayısı arttıkça gider miktarı da artıyor. Psikolojik olarak iyi hissetmenizi sağlayan alkol ve sigara maddi açıdan pahalı olabiliyor. Alkol tüketimi için verilen para daha sağlıklı ve besleyici yiyecek ve içecekler için kullanılabilir.

 

  • Gider bütçesinde artış olabilir.
  • Alınması gereken temel ihtiyaçları almada zorlanma yaşanabilir.
  • Yaşam standartların azalması.
  • Toplumdan dışlanma ve iş bulamama
  • Alkol kullanımın çok olması işten kovulmaya.
  • Alkol kullanımı kazalara sebebiyet verebilir. Hem maddi hem de manevi geri dönülemez hatalar yapma olasılığı artar kişilerin.

Şiddetle karşılaşan kişiler nerelere başvurmalı?

Şiddetle karşılaşan kişiler nelere başvurmalı sorusu bizler için önemli bir sorudur. Ve bu soru bizlere şiddetin var olduğunu kanıtlar nitelik taşımaktadır. Maalesef çoğu çocuk kadın genç ve erkek şiddet görüyor. Zorbalığa ve şiddete maruz kalan kişi korktuğu için veya ailesi için konuşamıyor kimseye bir şey diyemiyor. Gidecek yeri olmadığı düşünen şiddet gören bu insanların elinden tutan birçok kuruluş var. Kişileri ve toplumu korumayı amaçlayan bu kurul ve kuruluşlar şiddet görenleri, şiddet gösterenlerden koruyup yaşayacakları bir alan sunuyor. Bu kuruluşlar şiddet içeriği olan yerlerde gereken önlemi olmayı amaçlar.

Maddeleyecek olursak şiddetle karşılaşan kişilerin başvurabileceği yerler;

 

  • Sosyal hizmetler danışma hattı 183 olarak kullanabilir durumdadır acil ve ani yaşanılan şiddet durumlarında size yardımcı olurlar.
  • Aile ve sosyal politikalar bakanlığına giderek şiddet gördüğünüzü belirtebilir ve yardım isteyebilirsiniz.
  • Kadın Statüsü Genel Müdürlüğüne başvurabilirsiniz.
  • En yakın karakola başvurabilirsiniz.
  • Polis ve jandarmalara bildirebilirsiniz.

Eğer görülen şiddet okul ve eğitim öğretim kurumlarındaysa o zaman;

  • Öğretmene söylenmeli
  • Müdüre bildirilmeli

Stres kaynaklarına örnek veriniz?

Her dönemde başımıza gelebilecek olan stres faktörü vücudunuz ve psikolojimizin düşmanıdır denilebilir. Hayatımızın her döneminde başımıza fazlaca olay gelir ve bunların zararlı bir çok yan etkisine maruz kalırız. Stres gibi.  Katılacağımız bir toplantıdan tütün gireceğimiz sınavlara kadar stres yaşayabileceğiniz bir çok etmen mevcuttur. Davranışlarımızı olan yada olacak olaya göre uyum sağlar hale getirme ve gergin hissetme durumunu stres olarak tanımlayabiliriz.  Vücudun normalden fazla adrenalin üretmesi ve kaslarda kasılma meydana gelir. Diş gıcırtması uykusuzluk meydana getiren stresin bir çok kaynağı olabilir başlıca stres kaynaklarına örnek verecek olursak ;

 

Stres aynı zamanda vücudun olan olaylara göre hızlıca karar verip uygulamasıdır bazen kontrol kaybedilebilir ve ellerde titreme meydana gelebilir. Ne yapacağını bilememe her şeyi unutma gibi şaşkınlık haline girilebilir.

  • Değişim : insanlar hayatlarını belli kural ve düzenler çerçevesinde tutmaya çalışır ve kontrolü dışındaki herhangi bir değişim kişiyi strese sokar.
  • Gündelik problemler günde bir çok problem ve sıkıntı ile karşılaşırız ani sinirlenmeler ve duygu patlamaları yaşayabiliriz can sıkıcı küçük olaylar bizleri strese sokan bir diğer etmendir.
  • Hayal ettiğimiz ve olmasını istediğim şeylerin önüne birinin veya bir olgunun girmesi stres kaynaklarından biridir. İstediğimiz ve elde etmeyi amaçladığımız şeyler için bizden zor yapılması güç işler istenilmesi stres oluşturur.
  • Sosyal çevrede uyum sağlanamayan insanlar ve sevmediğimiz kişiler bizlere stres kaynağı olabilmektedir.

 Ergenlik döneminde görülen duygusal ve sosyal değişikliler nelerdir?

Ergenlik döneminde olan gençlerin hormon düzeyleri değişiklik gösterir bunun sebebi çocukluktan yetişkinliğe geçerken vücutta oluşması gereken cinsel kişiliği belirleyici davranış ve vücudun yapısının gelişiyor olmasından kaynaklanır. Vücut harmanlarını normal yetişkin birinde olduğu gibi düzenli bir şekilde değil daha karmaşık şekilde salgılar. Ve duygu durumuna etki eden hormonsal yapılar ergenlik çağındaki gençlerin daha duygusal ve histerik olmasına sebep olur. Bu kötü veya yanlış bir şey değildir. Her ergenin duygularını uç noktalarda yaşıyor olması normaldir. Üzüldüğü bir olaya yetişkin bir bireye nazaran daha fazla tepki verebilir.

 

Sosyal çevrede kendilerini yalnız hissetme genelde başlarına gelebilir doğru arkadaş seçiminde zorlanma ve kendini bir arkadaş grubuna beğendirmek için sosyal davranışlarında değişiklik meydana gelebilir. Geceleri uyumamak ve gündüzleri ise uykulu olmak gibi davranışları olabilir. İçlerine kapanık ve utangaç olma ihtimallerimde vardır. Bazılarında çok öfkeli asi ve davranışları ile ilgi çekmek isteyen tipler olabilir. Normale nazaran aile ile paylaşılan şeyler genelleşir ve özellerine karışılmasından hoşnut olmayacak ruh halinde olurlar.

 

Sevdikleri ve sevmedikleri şeyler değişebilir ve ilgi duyduklarına artık ilgi duymayabilir. Kendilerine ait bir alan isterler ve o alana izinsiz girilmesinden hoşlanmazlar. Karşı cinse olan ilgi artar ve görünüşe önem vermeye başlanılır. Duygu durumları değişiklik gösterdiği için sosyal olma durumları da değişiklik gösterecektir. Ergenlik döneminde bazıları çekimser olabilirken bazıları daha rahat olabilir. İleriki dönemde bu düzelecektir.

Stresle baş etmek için neler yapıyorsunuz?

Hayatımız ile ilgili ya da bizim için önemli olan bazı şeyler vardır. Bunlar arasında uzun vadeli olan ve hayati önem taşıyan amaçlarımız bizi strese sokabilir ve stres ile baş etmek zorunda olabiliriz.  Hemen hemen hayatın her dönemin de stres görülürken genç yaş aralığında olan bireylerin stres katsayısı sınav ve başarısızlık stresinden dolayı çok yüksek. Başarısızlık korkusu ile stres yaşayıp başarısı olan bir genç öğrenci mevcut. Bu yüzden stresle baş etmek için neler yapıyorsunuz sorusu bizler için çok önemli.

 

Sağlığımızı oldukça kötü etkileyecek olan stres iç organlarımızın çalışma düzenini bozacaktır her türlü hastalığa ve rahatsızlığa ortam hazırlayıp kişinin bağışıklığını düşüren stres ile baş etmek için yapmamız gerekenler oldukça basit aslında.

 

  • Uğraş alanı bulmak kişi stresli ve endişeli hissettiği zaman kendini rahatlatabilecek bir uğraş alanı bulması yararlı olacaktır. Bu bir müzik aleti, resim heykel gibi olabilirken, izlemekten keyif aldığı bir kitap bir dizi ya da dergi olabilir.
  • Fiziksel antrenmanlar eğer uğraş alanınız yukarıdakilerden biraz farklıysa paten sürmeyi öğrenebilir basketbol voleybol gibi sporlar ile vücudunuzda oluşan kötü enerjiyi atabilirsiniz.
  • Çevrenizdeki kişiler ile sosyal ilişkiniz stresinizin azalmasına yardımcı olacaktır onlar ile muhabbet sohbet etmeyi deneyebilirsiniz.
  • Mantık çerçevesinde düşünmek ve sakinliğini korumaya çalışmak.
  • Derin nefes alıp vermek, şarkı mırıldanmak, müzik dinlemek, yürüyüş yapmak ve olacakların hayatınızın sonu olmadığını hatırlamak.

Olayları ya da hayatınızı kontrol edemediğiniz durumlarda nasıl hissedersiniz?

Karşımıza çıkan olayları veya hayatımızı kontrol edemediğimizi düşündüğümüz zamanlar olur. Bu gibi zamanlarda hepimiz güçsüz ve aciz hissederiz bize yardım edebilecek birilerinin olmasını dileriz. Belki her şeye bir kenara koyarak beklemeyi seçeriz belki de hayatımızın kontrolünü elimize almak için çabalamayı. Hayatın içinde birçok yorulduğumuz zaman olacaktır çevredeki insanların samimiyetini sorguladığımız, maddi durumdan kaygılandığımız ve aile içi problemlerimizin olduğu. Herkesin başına iyi ve kötü şeyler gelecektir ama yine de hayatın kontrolü sizden gitmiş olmayacak.

 

Kötü şeylere sebep olmuş olabilirsiziniz çok başarılı biri de olmayabilirsiniz ama hala düzeltilebilir olduğunu hatırlamalısınız. Üzgün, kırgın, yorgun, endişeli ve şaşkın olabilirsiniz. Olaylar sizin kontrolünüzdeyken birden her şey yerle bir olabilir ve korkabiliriz.  Yine de güçlü olmamız ve başımıza gelen olayları ve hayatımızın kontrolünün bizde olduğunu bilmeliyiz. Kendimizi kendinizi motive edici cümleler söylemeyi denemelisiniz. Bazen hiçbir şey yapmamak çok şey yapmaktır. Beklemeyi ve sabretmeyi bilmeliyiz. Duygu halimizi mantıklı kararlar vermemize engel olmadan yaşayabilmeyi bilmeliyiz.

Ergenlikte yaşanan sosyal ve duygusal değişimler

Ergenlik dediğimiz dönem içerisinde olan genç yaştaki bireylerin kendilerinin kim olduklarını ve hayatta ne istediklerini amaçlarının ne olduğunu kavramaları gereken bir dönem içerisindedirler. Bu yüzden çok fazla duygu değişimi gösterirler. Neyin doğru ve yanlış olduğunu anlamaları gereken bu dönemde genç yaştaki bireyler ailelerinden bağımsız karar verebilme ve düşüncelerine saygı duyulmasına ihtiyaç duyma dönemindedirler. Bu yaş aralığındaki genç bireylerin birçok duygu ve olayı hızlıca yaşama isteği olabilir. Sosyal olarak asi çıkışlar yapıp dikkat çekme ve davranışlarının takdir görülmesi gencin hayattaki yerinin ne olduğunu sorgulamasından doğar.

 

Yaşanılan olumsuz tecrübelerde çabuk yıkılma ve aşırı üzülme gibi ruh halinde dalgalanmalar sıkça meydana gelebilir. Başkaları tarafından beğenilme âşık olunma ve ilgi görme ilgi bekleme bu yaşlarda daha belirgin şekilde ortaya çıkar. Sosyal hayatta bu yüzden dikkat çekmeye çalışan hareketler yapılabilir ve beğeni kazanmak için fiziki göründe değişiklik yapma isteği olabilir.

 

Kişilik ve karakterin tam oturmadığı ve sosyal çevrenin belli sınırlar içinde olmadığı bu dönemlerde yanlış arkadaşlıklar kurulabilir ve yanlış şeylere karışılabilir. Genç kişinin doğru ve yanlışı kendisinin görüp hayatının nasıl devam ettirmek istediğine karar vermesi gerekir. Çevreye ve insanlara karşı sevgi beslemese bile saygılısı olması gerektiğini öğrenmeli ve doğru ve yanlışı tecrübe sahibi kişilerden de öğrenebileceğini bilmeli.

Sağlıklı bir insan olmak için sizce nelere dikkat edilmelidir?

Sağlıklı bir insan olmak için yapmamız gereken ve kaçınmamız gereken belli kurallar mevcuttur. Vücudumuzdaki her sistemin doğru ve düzgün çalışmasını istiyorsak eğer bizlerinde düzgün bir şekilde bunun için çalışması gerek. Sağlığımız olmadıkta sonra hiçbir şeyimiz yok demektir. Bu yüzden her şeyin başı sağlık denmiş ve sağlıklı bir birey olmanın önemi vurgulanmıştır. Bizlerin ise dikkat etmemiz gerekenler şöyle sıralanabilir;

 

  • Düzenli antrenman, egzersiz ve spor yapma: sağlıklı bir insanın düzenli olarak yapması gereken en önemlileri arasında antrenman yapmak gerekiyor. Günümüz şartlarında birçok kişi ve öğrenci masa başı iş veya ayakta uzun süre durarak yanlış oturuş ve duruş pozisyonları ile gününü geçiriyor. Fiziksel olarak kaslarımızın doğru çalışması ve yapılarında bozulma meydana gelmemesi için antrenman gerekli. Aynı zamanda kalp ve diğer organlar için Kardiyo yürüyüşleri öneriliyor. Kilonun korunması ve belli düzeylerde sağlıklı kilo alımı için ve akciğerin kapasitesini arttırmak için kısaca sağlıklı bir insan olmak iççin düzenli antrenman yapmak gereklidir.

 

  • Düzenli besleyici ve doğru beslenmek: çok tuzlu ve şekerli yiyeceklerden uzak durmak ve her vitamini ve minareli vücudun ihtiyacı kadar alabilmek. Günde 3 öğün şeklinde bitkisel ve hayvansal gıdaların tümünü tüketmeye dikkat edilmeli. Ve günde iki üç litre su içilmelidir.

 

  • Sosyal ve psikolojik dengede olabilmek: sosyal hayatının ve psikolojik durumunun iyi olması için çevredeki insanlar ile iletişim halinde olunması ve belli amaçlara sahip olmak kişinin sağlıklı olması için gereklidir.

Aşırı tuz tüketiminin neden olduğu hastalıklar nelerdir?

Tuz kimi zaman çok sağlıklı bir minarel olsa da her şeyin fazlası zarardır. Yemeklerimizde ve sağlık sektörünce bolca kullanılan tuz insan sağlığı için çok önemlidir. Bu yüzden tuz tüketimini belli bir sınırlandırma içinde yapmak gerekir.  Vücudumuza aldığımız organik ve inorganik maddeler belli düzeylerde korunmalıdır. Çünkü organların fazla çalışması yanlış çalışması veya fazlaca alınan maddenin birikmesi gibi rahatsızlık ortaya çıkabilir. Kalp ve damar rahatsızlıklarına inme inmesine mide rahatsızlıklarına kalp krizi ve obeziteye kadar birçok ciddi hastalıkların oluşması oranını yükseltiyor.

 

Aşırı tuz tüketiminin neden olduğunu hastalıklar nelerdir sorusunu maddeleyecek olursak;

  • Böbrek yetmezliği: aşırı tuz tüketimi böbreğin fazla çalışmasına sebep olarak yorulmasını ve bozulmasına sebebiyet verebilir.
  • İnme: beyne ve kalbe giden damarlarda oluşan tıkanıklardan dolayı meydana gelen kan ve oksijenin beyne ve kalbe ulaşamaması durumudur.
  • Yüksek tansiyon: hipertansiyon olarak da bilinen bu rahatsızlık birçok ölüme veya sakatlığa sebebiyet verebilmekte. Aşırı tuz tüketmeden kaynaklanan bir rahatsızlık.
  • Obezite: tuzlu besinlerin ve tuzun fazla tüketilmesi obeziteye yol açabilir. Tuzlu besin kullanarak su içmek isteyen kişiler genellikle şekerli ve gazlı içecekleri tercih ederek obezite oranın artmasına sebep oluyorlar.

Bunların yanında diğer rahatsızlıklar da şöyle sıralanabilir:

  • Mide de bulanma ve yanma olabilir.
  • Aşırı tuzlu ürün ve tuz tüketimi gözlerde görmemeye neden olabilir.
  • Bağırsak tıkanıklarına neden olabilir.
  • Alerjik reaksiyonlara sebebiyet verebilir.