Hac İbadetinin İnsanın Duygu Ve Davranışlarına Etkileri Sizce Neler Olabilir?

Hac İbadetinin İnsanın Duygu Ve Davranışlarına Etkileri Sizce Neler Olabilir?

Hac ibadeti insanların duygu ve davranışlarının üzerinde farklı etkiler bırakmaktadır. Bunlardan bir tanesi insanların eşitliğini vurgulamasıdır. Hacca giden her insan zengin veya fakir maddi durumu ve makamı önemli olmaksızın ihram denilen kıyafeti giymektedir. Bu kıyafeti giyen herkes hac ibadeti boyuncu eşittir. Kimsenin kimseden üstünlüğü yoktur. Aynı zamanda bu kıyafeti giyen insanlara canlılara zarar vermeme ve haramdan uzak durmak gibi bazı yasaklar koyulmaktadır. Yasaklara uyarak yaşayan insan bir süre sonra bu davranışları alışkanlık haline getirmektedir. Bu doğrultuda insanlarda şefkat duyguları da gelişmektedir.

 

Hac ibadeti insanlara zorluklara sabır etme alışkanlığı kazandırmaktadır. İradeyi güçlendirmektedir. En zor durumlarda bile sabır göstererek kızmamayı öğretmektedir. Hac ibadeti dolayısıyla dünyanın her yerinden binlerce farklı insan bir arada toplanmaktadır. Farklı insanlarla bir arada yaşayan insan herkesin kendine göre adetlerinin olduğunu görmektedir. Bu da insanların adetlerine saygı duymayı öğretmektedir. Aynı zamanda farklı milletlerden bir araya gelen insanlar aynı hareketlerle ibadet etmektedir. Bu da aradaki kardeşliği güçlendirmektedir. Aynı amaç için bir araya gelen insanlarda birbirlerine yardım etme duygusu gelişmektedir. Hac ibadetini yapan kimse kendini Allah’a daha yakın hissetmektedir. Manevi duygu yönünden doruğa ulaşan insan yaptığı ibadetten daha çok keyif almaktadır. Çoğu insan hac ibadetinden sonra ibadet düzenine daha çok dikkat etmektedir.

İnsan, sevdiği için ne gibi fedakarlıklar yapabilir?

Fedakarlık kelime anlamı olarak, bir amaç için, gerçekleşmesi arzulanan bir şey uğruna, kendi çıkarlarını bir kenara bırakmaktır. Pek çok insan sevdikleri uğruna kendinden bazı ödünler verir, bir şeylerden, hem de çok istese bile, vazgeçebilir. Sevginin doğal akışı içerisinde bunlar olağan şeylerdir. Fedakarlığın boyutları da önemli değildir aslında. En sevdiğiniz yemeğin son lokmasını onun için ayırmak da fedakarlıktır, o istemiyor diye başka şehirden aldığınız iyi bir iş teklifini geri çevirmek de.

 

Sevginin doğasında fedakarlık vardır zaten. Eş anlamı özveri olan bu kelime, sevgi uğruna güçlükleri ve sıkıntıları göğüslemektir. Sırf kırılacak diye dilin ucuna gelen kelimeleri yutmak bile bir fedakarlıktır esasında. Pek çok insan, fedakarlık dendiğinde büyük şeyler beklediği için korkarak yaklaşırlar bu kavrama. Fedakarlık yapmak demek, sevilen için kendini yitirmek demek değildir. Gerektiğinde onun için ona karşı olmaktır mesela fedakar olmak. Onun iyiliği için onu kaybetmeyi bile göze almak. Kısaca, onu düşünerek attığınız her adım, kendinizin zararına olsa bile, fedakarlıktır. Burada sevilen kişiyi üstün tutmak söz konusudur.

 

Hayatımıza giren pek çok insanı sevebiliriz fakat her sevilen için aynı derecede özveri göstermeyiz. Bir anne, çocuğuna duyduğu sevgi için canını bile feda edebilirken bir sevgili en küçük ricada sırtını dönebilmektedir. Sevginin sürebilmesi için tahammül ve fedakarlık gerekir. Bunlar sağlandığı takdirde de sevgi artarak devam edecektir. Küçük büyük herkes, kendi sevgisi ölçüsünde sevdiği için birtakım fedakarlıklar yapacaktır. Bundan daha doğal bir şey yoktur.

Hayvanlar bizim için neden önemlidir?

Hayvanlar bizim için neden önemlidir? Açıklayınız.

Hayvanlar insanların yaşamları açısından önemi büyüktür. Evren bir düzen ve denge içindedir. Bu dengenin aksamadan yürümesi için birçok etken vardır. Bu etkenlerden biri de hayvanların doğadaki varlıklarıdır.

 

Hayvanlar, insanlar için en iyi besin maddesidir. Birçok hayvanın etinden, sütünden, yumurtasından faydalanırız. Bu hayvansal gıdalar insan vücudu açısından oldukça büyü bir öneme sahiptir. İnsan vücudu için gerekli olan çok sayıda proteini başka gıdalardan almamız mümkün değildir.

 

Örneğin, bal, süt, yumurta gibi besinler özellikle çocukların vücut gelişimlerini tamamlamaları için olmazsa olmaz gıdalardır. Böylece çocuklar hem sağlıklı bir vücuda sahip olur hem de zihinsel gelişimleri hızlanır.

 

Hayvanların bazılarının da derileri insanla için önemlidir. Böylece insanlar için giysi ev eşyası vb. ihtiyaçları yine bu hayvanlardan karşılanır. Örneğin koyunun yününden ip yapılıp daha sonra kumaş dokuması yapılır ve giysi ihtiyacımız karşılanır. Aynı şekilde büyük baş hayvanların da derileri çanta, ayakkabı ve diğer eşyaların üretilmesinde kullanılır.

 

Teknoloji gelişmeden önce hayvanlar insanların yolculuklarında hem binek hem de eşya taşımasında kullanılmıştır. Bununla birlikte toprağın verimli hale gelmesi için tarlalarının sürülmesinde yine hayvanlar insanların en büyük yardımcısı olmuştur.

 

Günümüzde hayvanlar kimsesiz kişiler içinde en güzel arkadaşlardan biri olmaktadır. Evinde bu hayvanlarla yaşayan insanlar hem hayvanların sokakta kalmasını önlemiş oluyor hem de yalnızlıkları bu sadık hayvanlarla bir nebze de olsun azaltmaya çalışıyorlar.

 

Bunlar dışında da daha birçok hayvanın hem insanlara hem de doğaya birçok faydası vardır. Bu nedenle hayvanları her fırsatta korumalı ve onların insan hayatında ki önemini asla unutmamalıyız ve unutturmamalıyız.

Hayvanlardan elde ettiğimiz faydaları aşağıya yazınız.

Hayvanlardan elde ettiğimiz faydaları aşağıya yazınız.

Hayvanlar insan yaşamı içinde büyük bir öneme sahiptir. Bazı hayvanların etinden, sütünden ve yumurtasından faydalanırız. Bazı hayvanlar ise daha önceki yıllarda yük taşımakta, tarlada ve yolculuklarda kullanılmıştır. Ancak günümüzde teknolojik gelişimlerle birlikte artık bu hayvanlardan bu tür amaçlarla yararlanılmıyor.

 

Örneğin çocukların bedensel gelişimleri için gerekli olan balı arılar sayesinde tüketebiliyoruz. Süt, yoğurt ve peynir gibi kalsiyum ihtiyacımızı karşılayan besinleri de ineklerden elde ediyoruz. Ayrıca kırmızı et ihtiyacımızı da inekler sayesinde karşılayabiliyoruz. Özellikle tavukların hem yumurtasından hem de etinden yararlanıyoruz.

 

Bunların dışında bazı hayvanlar da insanlara arkadaşlık etmekte. Örneğin yalnız kişiler evlerinde kedi besliyorlar. Ayrıca bekçi köpekleri evlerimizi veya işyerlerimizi koruyabiliyor.

 

Köpeklerin faydaları sadece bunlarla sınırlı değil. Özel eğitim almış köpekler güvenlik güçlerine de oldukça yardım etmektedir. Gerek suçluların yakalanması gerekse zararlı maddelerin tespiti konusunda günümüzde çok sık köpeklerden faydalanılmakta.

 

Köpeklerin bir diğer faydası ise görme engelli kişilerin sokakta rahat bir şekilde yürümelerine yardımcı olmaktır. Görüldüğü üzer başta köpekler olmak üzere birçok hayvanın hayatımızdaki yeri oldukça önemli. Bu nedenle hayvanlara karşı çok duyarlı olmalı ve özellikle sokak hayvanlarının korunması konusunda çok hassas davranmalıyız.

Mülakat yazma aşamaları doğrultusunda bir mülakat yazınız.

Mülakatın aşamaları şu şekilde sıralanabilir:

 

  • Mülakat yapılan kişinin adı yazılmalıdır.
  • Buluşma yeri ve zamanı yazılmalıdır.
  • Mülakat yapılacak kişinin mesleği yazılmadır.
  • Konuşmanın hangi amaçla yapıldığı yazılmalıdır.
  • Sorular ve cevaplar bölümü önceden hazırlanmalıdır. ( cevaplar kişini cevapları olacaktır)
  • Mülakat sorularına cevap veren bireyin düşünce ve görüşleri son bölüme yazılmalıdır.

 

Mülakat yapılan kişi: Banu Horoz

Buluşma yeri ve zamanı: Atatürk Lisesi- 14:30

Mülakat yapılan kişinin mesleği: Edebiyat öğretmeni

Konuşmanın amacı: Bir edebiyat öğretmeninin toplumdaki yeri

 

Soru 1: Edebiyat nedir?

Edebiyat hayatın kendisidir. Edebiyat bir bilimdir her şeyden önce.  Basite alınmaması gereken bilimlerden biridir üstelik.

 

Soru 2: Her edebiyatçı yazmalıdır düşüncesine katılıyor musunuz?

Hayır tabii.  Toplumda böyle bir algı var. Öğrencilik yıllarından bu yana her edebiyat öğretmeninin mutlaka yazması gerektiğini düşünen insanlarla karşılaştım.  Ama edebiyat ile uğraşmak yazar olmakla eş değer tutulamaz.

Yazar olmak özel bir yetenek gerektirir.

 

Soru 3: Öğretmen olmanı iyi ve kötü yanları nelerdir?

Öğretmen olabilmek için verilen mücadele dışında( kadro almak ve atanmaktan bahsediyorum) kötü bir yanı yok.  Öğretmenin ve zihinleri aydınlatmanın nasıl kötü yanı olabilir?

 

Soru 4: Her kelimenin anlamını biliyor musunuz?

Bu da toplumun edebiyat öğretmenlerine yüklediği bir sorumluluk.  Her kelimeyi elbette bilmiyorum. Bilmem mümkün mü? Ama araştırıp öğrendiğim, özellikle kullanmayı sevdiğim kelimeler var bunların başında keza ve zira geliyor.

 

Soru 5: Genel olarak edebiyat üzerine düşünceleriniz nelerdir?

Edebiyat toplumda aylak işi, şiir şarkı, söz olarak değerlendirilmekte. Bunu gördükçe üzülüyorum oysa insan dilini sanatını kökenini bilmeden nasıl kendini anlar ya da ilerleyebilir öyle değil mi? Edebiyatı öğrenmek insanın kendini öğrenmeye çıktığı yolda attığı temel adımlardan biridir. Edebiyat gereksizdir yargısının ve algısının yıkılmasını çok isterim.

Teknoloji alanındaki bazı yenilikler birtakım olumsuz sonuçlar doğurabilir mi?

Teknoloji alanındaki bazı yenilikler birtakım olumsuz sonuçlar doğurabilir mi? Tartışınız.

 

Teknolojinin en olumsuz sonucu teknoloji bağımlılığıdır. Teknoloji bağımlığı nedir hangi durumlara ortaya çıkar ve aslında bizde birer teknoloji bağımlısı mıyız? Teknolojinin doğru kullanımın bilmeyen herkes teknoloji bağımlısı olmaya ilk sıradan adaydır. Doğru kullanmayı bilmediğimiz ilk alan internet kullanımı dersek yanlış bir yönlendirme yapmamış oluruz. Teknoloji bağımlılığı bazen sosyal medya üzerinden görülür bireyler üzerinde bazen de oyun bağımlılığı olarak görülür.

 

Burada teknolojinin doğru kullanılmasının öğretilmesi amaca uygun olarak teknoloji kullanımı bilincinin kazandırılması sağlanarak bu durumların bir nebzede olsa önüne geçmek mümkündür.

 

Hayatlarımız modernleştikçe birbirimize ayıracak, sohbet edecek zaman bulamaz olduk.  Hatta öyle ki çocuklarımıza ayıracak zamanımız bile olmadığını düşünür hale geldik. Anne babalar doğru bir iş yapar gibi oyalansın diye çocuklarının eline tutuşturuverdiler telefonları ve tabletler.  Evet, çocuklar o ekranlara bakarken oyalandılar ama sonunda birer internet bağımlısı olup çıktılar.  Teknolojinin bu denli hızlı gelişmesi amacının dışına çıkmasını da kolaylaştırmış diyebiliriz. Teknolojinin insanın hayatını kolaylaştırılması planlanırken insanı tembelleştirildiği hatta düşünmekten ve sorgulamaktan aciz bıraktığını görmekteyiz. İnsanlar artık 2*2 ‘nin sonucunu bile düşünmekten bezgin bir halde cep telefonlarının hesap makinelerinden çözüm arar oldu. Teknolojinin artılarına bakarken eksilerini de objektif bir şekilde değerlendirmek hayatlarımızın kalitesi açısından oldukça önemlidir.

Toplumun bazı gerçekler ve sorunlar hakkında aydınlatılmasında yayın organlarının rolünü tartışınız.

Toplumun bazı gerçekler ve sorunlar hakkında aydınlatılmasında yayın organlarının rolünü tartışınız.

Bilim ve teknolojinin her yeri ele geçirdiği hatta biraz daha gerçekçi bir tabir ile istila ettiği bir çağda yaşıyoruz.  Eskiden komşudan öğrenilen günlerde toplanılan yemek tarifleri bile şimdi arama motoruna sorulur oldu. Öğrencilerin ödevlerini aradığı yer yine internet rahatlanılan ve kafa dağıtılan yer yine internet.  Hayatımızın her alanında bu kadar var olan bilişim ve medya ile birlikte bilgilerin kaynağının da internet ve medya olması elbette kaçınılmaz bir sonuç olmaktadır. Medya ve internet peşinden kitleleri sürükleyebilmektedir.

 

Bu yüzden sık sık duyduğumuz bir kavram vardır.  Tarafsız medya.

Medyanın topluma bilgileri aktarırken gerçekçi ve tarafsız olması halkın belli başlı noktalarda doğru olanı görmesi ve doğru adımlar atması açısından önemlidir.

 

Ülkede kıtlık ve açlık olduğunu düşünelim.

Tüm yayım ve basın organlarının da bunu aksine haberler yayınladığını göz önünde bulunduralım.

Bu kez halk şunu söylemeye başlamayacak mıdır: Bize yalan söylüyorlar.

 

Aynı şeyi daha basite indirgeyerek inceleyelim. Hava durumunu izliyorsunuz ve spiker o gün havanın çok güneşli olacağını bahardan kalma bir gün yaşayacağınızı söyledi siz de incecik bir gömlekle dışarı çıktınız ardından 20 dakika geçmeden sağanak yağış boşaldı.

Toplumu yanlış yönlendiren bu program inandırıcılığını kaybedecektir.

Bilgiyi edindiğimiz iki ana kaynak olan internet ve medya halkın aydınlanması için tarafsız ve doğruyu söyleyen olmalıdır.

Ünlü kişilerin düşüncelerinin ve yaşamının geniş kitlelerce ilgi çekici bulunmasının nedenlerini tartışınız.

Bilim, sanat, siyaset, spor vb. alanlarda ünlü kişilerin düşüncelerinin ve yaşamının geniş kitlelerce ilgi çekici bulunmasının nedenlerini tartışınız.

Bilim sanat siyaset ve spor dallarında ün yapmış isimlerin ciddiye alınış sebepleri birbirinden tamamen farklı olduğundan ayrı ayrı ele almak istiyorum.

Bilim ile uğraşan insanları ele alalım. Dünyanın gidişatını ve insanın yaşamını etkileyecek ya da değiştirecek bir icat ile gelen bir insanın bunu nasıl yaptığın yaşayış biçimini merak etmek isteyenlerin öncelikli amacı onu anlamak ve bunun zekâ ile mi yoksa çalışma ile mi gerçekleştiğini sentezlemek olduğunu düşünüyorum.

 

Sanat ile uğraşan insanların yaşayışlarının ve söylemlerinin böylesi etkili olmasını altında ise yine onları anlamak ve eseri değerlendirirken de doğru sonuca ulaşabilmek neden sonuç ilişkisi arasında anlamlı bir ilişki kurabilmek olduğunu düşünüyorum.

 

Siyaset ile uğraşanların söylemlerinin ve yaşamlarının ciddiye alınması ve ilgi toplamasının arkasında ise yönetim şeklinin cumhuriyet olmasının payı olduğunu düşünüyorum bizi yönetenleri ve siyasetle uğraşanları bizleri temsil etsinler diye yetkilendirenler bizzat bizleriz.  Bu durumda onların yaşamları ve söylemleri bizim kendi yaşamımızı refahımızı ve milletin de gidişatını etkilediğinden önemsenmekte ve değerlendirilmektedir.

 

Spor ile uğraşanların merak edilmesinin arkasında ise disipline olana ilginin var olduğunu düşünüyorum herhangi bir spor dalıyla ilgilenen ve burada ün yapan insanların disiplinleri hayatları bu yolda ilerlemek isteyen insanları aydınlatma potansiyeline sahip olduğundan merak uyandırmaktadır.

 

Sanat ya da siyaset hangi alanda olursa olsun bir alanda kendini gelirine ve o alanda adını duyuran insanların hayatını çoğu zaman örnek almak amacıyla bakılmaktadır. Bu paraları nasıl kazanıyorlar bu insanlar diye bakanların olduğu gerçeğini de unutmamak lazım ama unutmamak gerekir ki başarı arkasından diğer her şeyi para gibi örneğin getirebilme meziyetine sahip bir olgudur.

İnsanlarla yüz yüze görüşmek neden önemlidir? 

İnsanlarla yüz yüze görüşmek kandırılmamak için önemlidir. Mülakat doğrudan bilgiye ulaşmak için düzenlene görüşmelerin tamamıdır.

 

Bir mülakatı değerlendirerek soruyu yanıtlayacak olursak, bir ilaç şirketinin elaman alımlarına gittiğinizi düşünün. İlaç şirketi özellikle sigara kullanmayan ve dış görünüşüne özen gösteren eli yüzü düzgün insanlarla çalışmak istediğini belirtmiş ve sizde bu özelliklerin vah r olduğu düşüncesi ile başvuru yapmışsınız.  Sigara kullanıyorsunuz ama az kullanıyorsunuz diyelim.  Eğer yüzsüze görüşme yapılmasa bunu anlamak için yeterli olacaktır. Yüz yüze görüşme esnasında kişilerin yalan söylemesi yâda kaçamak cevap vermesi pek mümkün olmamaktadır.

 

Yüz yüze görüşmelerin en etkili verisi ile insanların beden dili ile söylediklerinin okunması ve çıkarımlar üzerinden kişi ile gerçekten çalışılabilir olup olmadığının anlaşılmasıdır.

 

Beden dile bize neleri söyler?

Beden dili bir insanın özgüven problemi olup olmadığını anlamanın en kolay yoludur. Bir insan elini kolunu koyacak yer bulamıyorsa ve konuşmalar sırasında net ve keskin cevaplar veremiyorsa özgüven problemi vardır sonucuna varabiliriz.

 

Yüz yüze görüşmek kişinin ses tonunu mimiklerini tanımak ve test etmek için de önemlidir.  Örneğin özel bir okulda öğretmen alımı yapılacağı zaman öğretmen adayları mülakata çağırılır ve ses tonlarına dikkat edilir. Çünkü yapacağı işin sesi duruşu ve otoritesi ile alakası vardır.

Beden işçisi alımı yapılacak bir firmayı düşünelim her gün iki ton çuvalın taşınması işi yaptırılacağında çelimsiz ve zayıf insanları çalıştırmanın verimli olacağını düşünür müsünüz?

 

Bunu için daha kalıplı ve babayiğit insanların tercih edilmesi işin aksamaması açısından önemlidir.

Beden dilini doğru kullanmak da elbette mülakatlarda önemlidir. İnsanların cevap verirken gözlerini kaçırması onları yalan söylediği algısını yaratabilir bu yüzden iletişim kurmadan önce beden dilimizle neler söylediğimizi bilmemiz gerekir.

Bir sanatçı veya sanat eseri ile ilgili değerlendirme yapabilmek için hangi bilgilere sahip olmak gerekir?

Bir sanatçı veya sanat eseri ile ilgili değerlendirme yapabilmek için hangi bilgilere sahip olmak gerekir? Bu konudaki düşüncelerinizi paylaşınız.

Eseri yazardan yazarı eserden ayrı değerlendirmek bizi doğru sonuca ulaştırmaya yetmeyecektir.  Eksik bilgi ile eser ve sanatçı değerlendirmesi yapmak ise mümkün değildir.

 

Eseri değerlendirmek için yola çıkıyorsak onu meydana getiren sanatçının hayatının bilmememiz gerekmektedir. Sanat eserinin bir tiyatro eseri bir resim ya da heykel olması bir şiir olması bir ayırdıma tabii tutulmadan eserin anlaşılması için yazarın hayatını ve hayatının dinamiklerini bilmemiz gerekmekte.

 

Sanatçının hayatı ile birlikte değerlendirilmesi gereken bir diğer unsur ise sanatçının yaşadığı dönemdir.  Dönem şartlarından ayrı olarak sanat eserlerini değerlendirmekte yine eksik bir sonuca çıkartır bizi.  Sanatçının hayatı, dönem şartlarını ve zamanı değerlendirdikten sonra eserin meydana geldiği mekânın da incelenmesi gerekmektedir.  Eser meydana gelirken etrafta var olan her şey tetikleyici unsur olmuş olabilir. Örneğin Van Gogh’un meşhur odasının tablosunda gördüğümüz mekân algısının yanında Van Gogh’un hayatı olmaktadır.

 

Eserin doğru değerlendirmesi için toparlayacak olursak;

Sanatçının hayatı,

Sanatçının yaşadığı dönem ( her poetikanın bir politik arkı vardır)

Sanatçının eseri var ettiği mekân

Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde var olan eseri kolaylıkla çözümleyebilir aforizmalarını anlamlandırabiliriz.