Ders çalıştığınız sırada bulunduğunuz ortamın nasıl olmasını, çevrenizdekilerin size nasıl davranmasını isterdiniz?

Ders çalıştığınız sırada bulunduğunuz ortamın nasıl olmasını, çevrenizdekilerin size nasıl davranmasını isterdiniz?

 

Etkili bir şekilde ders çalışmak ve öğrendiklerimizin aklımızda kalması için ders çalışma yöntemlerine ve çalışacağımız ortama dikkat etmeliyiz. Bunun yanı sıra çevremizdeki kişilerin bize her şekilde destek olması önemlidir. Aksi halde verimli bir çalışma gerçekleştirmemiz mümkün olmaz.

 

Ders çalıştığımız zaman bulunduğum ortamın;

  • Düzenli ve temiz olmasını isterim. Çünkü dağınık ve kirli bir yerde ders çalışmak dikkatimi dağıtacağı için okuduklarımı anlamada zorluk çekebilirim. Okuduğum konuları anlamış gibi olsam da kısa süre içinde zihnimden gidebilirler.
  • Ayrıca çalıştığım ortamın sessiz olması verimli bir şekilde ders çalışmak için çok önemli bir unsurdur. Özellik televizyon, radyo ve telefondan gelen müzik ve diğer sesler konsantrasyonumu bozarak ders çalışmamı engeller.
  • Bununla birlikte eğer evde küçük çocuk varsa dikkatimi dağıtacak davranışlarda bulunabilir. Bu durumda aile büyükleri bu küçük çocuklarla daha fazla ilgilemeli ve ders çalıştığım sırada bu tür davranışlara müsaade etmemelidir.
  • Ders çalışmaya başladığımda annemin veya evde bana destek olabilecek diğer büyüklerin takıldığım konularda bana yardım etmeleri de çok iyi olur. Onların tecrübelerinden yararlanarak bazı konuları daha iyi kavramamı sağlar.

Hafta sonları vaktinizin ne kadarını televizyon, Genel Ağ, telefon ve bilgisayar başında geçiriyorsunuz?

Hafta sonları vaktinizin ne kadarını televizyon, Genel Ağ, telefon ve bilgisayar başında geçiriyorsunuz? Bu ürünler icat edilmeseydi hayatınız çok farklı olur muydu? Bu konudaki düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.

 

Hafta sonları genellikle dinlenmek ve sosyal aktivite yapmak için kendime zaman ayırıyorum. Ancak hafta için çok fazla kullanmadığım bilgisayarımda indirdiğim bilgisayar oyunlarını oynamak çok hoşuma gidiyor. Saat olarak belirtecek olursam hafta sonu yaklaşık olarak toplam 4-5 saat bilgisayar başında kalıyorum.

 

Akşam babam eve geldiğinde hep birlikte seçtiğimiz bir filmi izliyoruz. Gün içerisinde de televizyona bakıyorum. Hafta sonu televizyon izlemeye ayırdığım vakit ise yaklaşık 3-4 saat oluyor. Ayrıca yeni bir akıllı telefon aldım. Bu telefonun özelliklerini daha iyi öğrenmek için elimden pek bıraktığım söylenemez. Bu konuda tam bir saat söyleyemeyeceğim ancak genellikle elimde oluyor.

 

Genel anlamda diyebilirim ki, bu teknolojik cihazlarla özellikle hafta sonları çok fazla vakit geçiriyorum. Annem sürekli uyarsa da artık öyle bir alışkanlık olmuş ki onlarsız yaşayamam gibi geliyor. Eğer bu tür icatlar olmasaydı sanırım daha çok canım sıkılabilirdi.

 

Bu teknolojik cihazlar her ne kadar hayatımızı kolaylaştırsa da hastalık derecesinde bunlara bağlı kalmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Ailemizle ve arkadaşlarınızla daha fazla vakit geçirebiliriz mesela. Annem hep anlatır biz sokakta arkadaşlarımızla çok güzel oyunlar oynardık diye. Ancak günümüzde herkes bireysel olarak takılıyor ve oynadıkları oyunları sanal dünyada yapıyor. Bu da aslında sosyalleşmekten uzaklaşmayı getiriyor. Bu nedenle bu cihazları ihtiyacımız kadar kullanmaya özen göstermeliyiz ve çevremizdekilere daha fazla vakit ayırmalıyız.

Bilim insanlarından bazılarının birden çok alanda çalışma yapması

Bilim insanlarından bazılarının birden çok alanda çalışma yapmasını yorumlayınız.

 

Bazı bilimler benzer konulardadır ve birbirini tamamlayacak niteliktedir. Ayrıca daha iyi bir araştırma yapmak için çok fazla donanıma ihtiyaç vardır. Bu nedenle bilim insanlarının bazıları birden çok alanda çalışma yapmayı tercih etmiştir. Bunu bir örnekle açıklayacak olursam; matematik, geometri ve astronomi gibi pozitif bilimler aynı anda uzmanlık gerektirir. Yani astronomik hesaplamalar yapabilmek için mutlaka matematik ve geometri bilgisine ihtiyacınız olacaktır. Aksi halde yanlış hesaplamalar yapılabilir. Diğer bir örnek ise, coğrafi keşifler ile ilgilenen bilim adaları verilebilir. Bu bilim adamlarının da mutlaka belli hesaplamaları yapabilmeleri için matematik bilgisine ihtiyaç duyarlar.

 

Bilim adamlarının birden fazla bilim ile uğraşmalarının bir diğer sebebi ise kendi özel ilgilerinin olmasıdır. Örneğin bir matematikçi, felsefe ve güzel sanatlara da ilgi duymuş ve her iki bilim dalında da eser bırakmış olabilir. Aynı şekilde sayısal bilimlerle uğraşan bir bilim adamı doğayı, evreni veya psikolojiye olan merakından ötürü bu bilim dalları üzerine de araştırmalar yapmıştır.

 

Bilim adamlarının birden fazla bilimle uğraşması hem toplumlara büyük fayda sağlamış hem de bilim adamları buldukları buluş veya yaptıkları araştırmaları daha güvenilir kaynaklardan bilgi edinerek gerçekleştirmiştir.

Geçmişten günümüze toprak niçin bu kadar çok önemlidir?

Sizce geçmişten günümüze toprak niçin bu kadar çok önemlidir?

 

Toprak, ilk çağlardan itibaren insan için çok önemlidir ve insan-toprak ilişkisi insanlığın tarihi kadar eskidir diyebilirim. Bunun en büyük nedeni insanların hayatta kalabilmeleri için temin edecekleri besinleri toprağı işleyerek elde ettikleri içindir. Ayrıca insanların et, süt, yumurta gibi temel gıda maddelerini elde ettikleri hayvanların yaşaması da yine toprağa bağlıdır.

 

İnsanların hayvanlardan ve toprak yararlanmaları, toplayıcılık, avcılık, ziraatçılık ve modern ziraatçılık olmak üzere çeşitli aşamalardan geçerek günümü kadar gelmiştir. İnsanlar ilk zamanlar topraktan elde ettikleri bitkilerin tohumlarını depolamışlar ve daha sonra yeşerdiğini görünce bu tohumları ve fideleri toprağa gömmeleri gerektiğini anlamışlardır. Böylece ilk ilkel tarım faaliyetleri başlamış ve insanlar birçok sebze ve meyve yetiştirmeye başlamıştır.

 

Göçebe bir toplumdan yerleşik düzene geçen insanlar, tarım sayesinde yaşam biçimleri ve üretim alışkanlıkları değişmiştir. Yapılan bu tarım faaliyetleri ilk önceleri insan gücü ve hayvan gücüyle sürdürülürken daha sonraki yıllarda makineleşmeye geçerek daha hızlı bir şekilde ürün elde edilmeye başlanmıştır. Her çağda yaşanan gelişmeleri sayesinde günümüz modern tarımına kadar gelinmiştir.

 

Tüm bunlarla birlikte toprağın insanoğlu için diğer faydaları ise; inşaat alanında kullanılan kiremit, fayans, tuğla, porselen ve cam gibi maddelerinde hep topraktan elde edilmesidir. Bu nedenle toprak unsuru hem tanrımın hem de sanayinin vazgeçilmez bir unsurudur denilebilir.

Türk toplumunda sosyal dayanışma ve yardımlaşma her zaman her dönemde önemli olmuştur.

Türk toplumunda sosyal dayanışma ve yardımlaşma her zaman her dönemde önemli olmuştur. Sizce bunun sebepleri nelerdir?

 

Türk toplumunun genetik kodlarında yardım etme isteği vardır. Tarih sahnesinde nereye bakarsak bakalım Türklerin yardıma muhtaç olan tüm toplumlara yardım ettiklerini görürüz. Hatta bu yardımları sadece kendi milletinden olanlara değil ırk, dil, din ve mezhep ayrımı gözetmeksizin yaptıkları görülür.

 

Bunun en yakın örneklerinden biri;  ülkelerinde yaşan savaştan kaçan yaklaşık 4 milyon Suriyeliye yapılan yardımlar gösterilebilir. Yüce Türk halkı muazzam bir misafirperverlik örneği göstererek milyonlarca kişiyi bağrına basmıştır. Sadece Suriyeliler mi? Tabii ki hayır. Sınır komşumuzu olan Iraktan da gelen binlerce kişiye de daha önceleri çeşitli yardımlar yapılmıştır. Bununla birlikte ülkenin dört bir tarafında yaşanan açlık ve kuraklı çeken insanlara da başta Türk Kızılayı olmak üzere birçok Sosyal Yardım Vakfı aracılığıyla gıda, ilaç, giyim ve diğer insani yardım malzemeleri ulaştırılmaktadır.

 

Türk toplumun sosyal dayanışmasının bu kadar çok olmasının nedenlerinde biri de inandıkları İslam dininin, insanlara yardımlaşmayı ve cömertliği tavsiye etmesidir. Bu nedenle gerek kendi topraklarında yaşayan hemşerilerine gerekse diğer dünya ülkelerinde yaşanan sıkıntılara hiçbir zaman kayıtsız kalmamış ve elinden gelen yardımı ve desteği göstermiştir.

 

Bu yardımlar halen devam etmektedir ve sonsuza kadar da devam edeceğe benziyor. Bunun en büyük nedenlerinde biri de Türk toplumunun özellikle yerleşik düzene geçtiğinde vakıflaşmaya verdiği önem olarak belirtilebilir. Kurulan vakıflar sayesinde zorda kalan hiç kimse mağdur olmamış ve bir şekilde yardım kendilerine ulaştırılmıştır. Yağılan bu yardımlar ve kurulan bu vakıflar sadece insanların ihtiyaçları için değil birçok korunmaya muhtaç hayvanında gerekli desteği almasını kolaylaştırmıştır.

 

Türk toplumunda ki bu vakıflar ve yapılan yardımların dünyada başka bir ülkede bulmak mümkün değildir. Hatta diğer ülkelerde yaşayan kişiler Türk toplumuna o kadar çok güvenmişlerdir ki; Türklerin bu yardımseverliğini şöyle ifade ederler: “Türkler geldiyse kurtulduk”

Vakıfların kuruluş amacı ve faaliyetleri

Vakıfların kuruluş amacını ve faaliyetlerini özetleyebilecek kavramları söyleyiniz.

 

Her çağda toplumlar kendi yapıları içerisinde dayanışma, güvenlik ve sosyal yardım ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla çeşitli kurumlar oluşturmuşlardır. Bu kurumlar tarih boyunca kurulan tüm Türk devletlerinde oluşturulmuş ve etkili bir şekilde de istifade edilmiştir.

 

Vakıf, insanların yardımlaşma amacıyla sahip oldukları kişisel servetlerinden veya gelirlerinden bir kısmını gönüllü olarak kamu yararına kullanılması amacıyla ortaya çıkmış bir kurumdur. Türk-İslam tarihinde bu amaçla kurulmuş birçok vakıf örneklerine rastlamak mümkün. Kurulan bu vakıflar sayesinde devletin yükü azalmış ve insanların ihtiyaç duydukları her şey daha kısa süre içinde gerçekleşmiştir.

 

Vakıflar insanların hem maddi hem de manevi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla faaliyet gösterir. Ekonomik durumu olmayan öğrencilere kalacak yer, giyim ve eğitim masraflarını karşılamak için burslar, kimsesizler için kalacak yer ve sıcak yemek, hastalara tedavi ve ilaç takviyesi, ruhsal sorunları olan için psikoloji destek gibi daha birçok alanda çok kıymetli hizmetlerde bulunurlar.

 

Sadece insanların ihtiyaçları değil çevrenin korunması, sokak hayvanlarının barınaklara yerleştirilmesi, nesli tükenecek hayvanların korunması gibi hizmet alanları geniş bir yelpazede yer alır. Ayrıca günümüzde tarihi eserlerin yeniden restorasyonu ve korunması amacıyla da çeşitli vakıflar kurulmuştur.

 

Vakıfların kuruluş amacını ve faaliyetlerini özetleyebilecek kavramları şöyle sıralamak mümkün:

  • Yardımlaşma
  • Koruma kollama
  • Hizmet
  • İnfak
  • Bağış
  • Gönüllülük
  • Sohbet
  • Ünsiyet
  • İnsan Hakları
  • Makbuz
  • Burslar

Barınak gibi kavramlardan söz edilebilir ve bu kavramları daha da arttırmak mümkündür. Çünkü vakıfların faaliyet alanları oldukça geniştir.

Günümüzde matbaa olmasaydı hayatımızda ne gibi değişiklikler olurdu?

Günümüzde matbaa olmasaydı hayatımızda ne gibi değişiklikler olurdu? Tartışınız.

 

İletişim her ağda çok önemli olmuştur ve iletişim alanında yapılan en büyük buluşlardan biri de hiç kuşkusuz matbaanın bulunması olmuştur. Matbaanın bulunmasıyla birlikte insan yaşamının, toplumsal, kültürel ve siyasi alanlarda gelişimi daha hızlanmıştır diyebilirim.

 

Matbaa bir toplumun gelişmesi ve değişimi için en etkili itici güçlerden biridir. Çünkü gazete ve kitapların daha çok sayıdaki kişiye ulaşması hem bilginin paylaşımını kolaylaştırmış hem de yaşanan gelişmelerden diğer insanların da haberdar olması sağlanmıştır. Bu gelişmelerle birlikte gazetecilik gibi bir mesleğin doğuşu da sağlanmıştır.

 

Günümüze geldiğimizde çağlar öncesi yazılan birçok eseri şuan okuyabiliyorsak bu hep matbaanın bulunmasıyladır. Ünlü birçok bilim adamının, siyasetçinin, psikologun, tarihçinin ve daha birçok akademik çalışmaya şuan ulaşabiliyorsak bu kitapların matbaa sayesinde basılarak çoğaltılmasıdır.

 

Eğer matbaa bulunmasaydı, geçmiş tarihimiz hakkında bu kadar detaylı bilgilere ulaşamazdık. Yüzyıllar önce yaşayan yazarların yazmış oldukları eserler el yazması olduğu için sadece müzelerde sergileniyor olabilirdi. Böylece her eserin tek bir sahibi olurdu ve biz birçok bilgiden yoksun bir şekilde yaşardık.

 

Matbaanın kullanılmasıyla bilimsel ve edebi eserle çoğaltılmış ve geniş kitlelerin kullanımına sunulmuştur. Böylece hem kültür, hem bilim hem de sanatta yaşanan gelişmeler hızlanmıştır. Eğer matbaa icat edilmemiş olsaydı biz bu esrelerin hiçi birinden haberimiz olmazdı. Günümüzde bilgi aldığımız kitaplar, yiyeceklerimizin paketlerindeki uyarıcı yazılar, ilaç prospektüsleri, biletler, giysiler ve daha sayamayacağım kadar çok insani ihtiyaçlarımızı bu kadar kolay karşılayamazdık. Şuan ki rahatlığımız hep matbaanın icadı ve kullanılmasıyla gerçekleşmiştir.

İlaç kullanımında dikkat etmemiz gereken hususlar nelerdir?

İlaçlar hastalığın tanısı, tedavisi veya önlenmesi için kullanılması gereken maddelerdir. İlaçlar bazen istenmeyen tepkimelerin oluşmasına neden olabilir. Bu nedenle ilaç kullanımında dikkat etmemiz gereken hususlar nelerdir? Kısaca açıklayınız.

 

İlaçlar içerisinde bulunan maddeler nedeniyle bilinçsiz kullanıldığında olumsuz sonuçlara sebep olmaktadır. Doktor önerisi olmadan kesinlikle ilaç kullanmamalısınız. Bunlar haricinde ilaçlar hastalıkların iyileşme sürecini kısalttığından en ufak bir rahatsızlığımızda ilaca başvurmamalıyız. Örneğin ufak ve kısa süreli meydana gelen baş ağrılarımızda direk olarak ağrı kesiciye yönelmemeliyiz. İlaçların gelişigüzel olarak kullanılması ileride bazı organların hasar görmesine sebep olmaktadır. Doktor tavsiyesi üzerine de olsa ilaç kullanırken şu noktalara özenle dikkat etmeliyiz.

 

  • Doktor tarafından ilaç yazıldığında daha önce kullandığınız ilaçlar veya alerjik rahatsızlıklarınız mevcut ise bunu doktorunuza kesinlikle belirtmelisiniz. Bazı ilaçlar insan vücudunda alerjik reaksiyonlara sebep olmakta ve olumsuz sonuçlar doğurmaktadır.
  • Eczacınız tarafından ilacınızın günde kaç kere ve kaç doz kullanılması gerektiği hakkında verdiği bilgileri not almalı ve bunların dışından ilaç tüketmemelisiniz.
  • İlaçların prospektüslerinde yer alan saklama koşulları ve yan etkileri sayfasını okumalısınız. Gerekenden fazla sıcak veya soğuk koşullarda saklanan ilaçlar insan sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir ve geri dönülmesi imkânsız sonuçlar doğurabilir.
  • Kullanmış olduğunuz ilaçları evde bulunan çocukların ulaşamayacağı yerde saklamalısınız. Aksi taktirde ilaçların içerisinde yer alan kimyasal maddeler çocukların organlarının hasar görmesine sebep olabilir.
  • Hamilelik ve emzirme döneminde olan bayanlar, karaciğer, böbrek gibi rahatsızlıkları olan hastalar ilaç kullanımı sırasında daha dikkatli olmalı ve olası bir yan etkisi gibi durumlarda direk olarak doktoruna danışmalıdır.
  • Doktorunuz veya eczacınız tarafından tavsiye edilen kullanım şekli haricinde çiğneyerek, suda çözerek veya kırarak ilaçları kesinlikle kullanmayınız. Unutmayın ki bu ilaçlar sizin sağlığınız için üretilmiş olsa da yanlış kullanımı sonrasında sağlığınıza zarar verebilir.

Geri Dönüşümün Ülke Ekonomisine Katkısı

Geri dönüşümün ülke ekonomisine katkısını kısaca açıklayınız.

 

Son yıllarda Dünya üzerinde bulunan nüfus sürekli olarak düzensiz bir şekilde artış göstermektedir. Bu artış ile birlikte başta ham madde ihtiyacı gibi birçok sorun ortaya çıkmıştır. Kullanımın sürekli olarak artış göstermesi ham madde miktarının yetersiz kalmasına sebep olmaktadır. Örnek olarak kâğıt tüketimine oranla ağaç miktarı yetersiz kalmaktadır. Bu noktada Dünya için en önemli olan ey geri dönüşümdür. Kullanılan ürünlerin üretim ağına tekrardan katılma olayına geri dönüşüm adı verilir. Evlerimizde kullandığımız kâğıt, cam, plastik vb. maddeleri geri dönüşüm kutularına atarak tekrar kullanılmasını sağlayabiliriz. Bu yöntemin ülke ekonomisine sağladığı faydaları şu şekilde sıralayabiliriz.

 

  • Ham madde ihtiyacı için dışarıya bağımlılık azalır.

Bazı sektörlerde ham madde ihtiyacını ülke içerisinde karşılayamayan ülkeler diğer ülkelerden ithalat yapmak zorunda kalmaktadır. Kâğıt üretimi için gerekli olan selüloz maddesi ağaçlardan karşılanmaktadır. Yeteri kadar ağaç rezervine sahip olmayan ülkeler selülozu dışarıdan almak zorundadır. Geri dönüşüm sayesinde bu ihtiyaç biraz da olsa azalır ve ülke ekonomisine büyük oranda katkı sağlanmış olur.

 

  • Fosil yakıtların kullanımı azalarak ülke ekonomisine katkı sağlanır.

Cam, kâğıt, plastik gibi maddelerin üretimi endüstriyel alanda yapılmaktadır. Bu üretim sırasında petrol başta olmak üzere birçok fosil yakıt kullanılır. Geri dönüşüm sayesinde üretime tekrardan kazandırılan ürünler fosil yakıtların kullanımını azaltarak başta ülke ekonomisi olmak üzere yenilenemez enerji kaynaklarının yeryüzünde kalmasını sağlar.

 

  • Su, hava ve toprak kirliliği önemli oranda azalacaktır.

Başta plastik ve pil olmak üzere birçok maddenin üretiminde kimyasal maddeler kullanılmaktadır. Bu maddelerin kullanımı sonrasında çevreye rastgele atılması sonucunda çevre kirliliği meydana gelir. Örnek olarak pil içerisinde bulunan ağır metaller nedeniyle toprak ile karıştığında birçok canlının hayatını tehlikeye atmaktadır.

Hijyen nedir? Hijyen amacıyla en sık kullanılan maddelere örnek veriniz.

Hijyen nedir? Hijyen amacıyla en sık kullanılan maddelere örnek veriniz.

 

Bir ortamda bakteri, virüs veya kir olmamasına hijyen adı verilmektedir. Özellikle gıda alanında hijyen en çok önem verilmesi gereken bir konudur. Yiyecek veya içeceklerde bulunan bakteri, virüs gibi organeller insan sağlığını tehlikeye atarak hasta olmasına sebep olmaktadır. Bir ortamın hijyenik olabilmesi için sürekli olarak bazı kimyasal maddeler ile temizlenmesi gerekir. Bu kimyasal maddeler içeriği dolayısıyla organellerin yok olmasını sağlar. Bu tür maddeler tuz ruhu, çamaşır suyu ve sabunlardır. Şimdi bu kimyasal maddelerin içeriği ve görevleri hakkında detaylı bilgi verelim.

 

Tuz ruhu: Simya döneminde Cabir Bin Hayyan tarafından bulunan tuz ruhu sabit oda sıcaklığı ve basınçta gaz halinde bulunan bir kimyasal maddedir. Hidrojen ve klor elementlerinin bir araya gelmeyi oluşur ve HCl formülüyle gösterilir. Bu madde günümüzde PVC başta olmak üzere birçok alanda kullanılır. Yapısı bakımından oldukça kuvvetli bir asit olduğundan vücut ile teması halinde büyük tahribatlar verebilir. Bu özelliğinden dolayı hijyen alanında oldukça sık kullanılmaktadır.

 

Çamaşır Suyu: Mikropları öldürme özelliğiyle daha çok ön plana çıkan bu kimyasal madde günümüzde her türlü kirin temizlenmesinde kullanılmaktadır. Sararmış renkte olan kıyafetleri bembeyaz ve yeniymiş gibi yapma özelliğine de sahiptir. Mikrop üzerinde oldukça etkisi bulunan çamaşır suyu, firek mikrop zarlarına nüfus ederek mikropları etkisiz hale getirir. Faydalarının yanında oldukça zehirli bir yapıya sahiptir ve asla tuz ruhu ile karıştırılmamalıdır.

 

Sabun: Sodyum hidroksit adı verilen maddenin hayvansal veya bitkisel yapıdaki yağlı bir madde ile etkileşiminden sabun elde edilir. Ayırma yoluyla yağlı maddeleri su içerisinde yok etme özelliğine sahiptir. Eski çağlarda çok fazla çeşide sahip olmayan bu madde günümüzde birçok çeşide sahiptir. Hijyenik sabun adı verilen ürünler içerisinde bulunan kimyasal madde ile virüs ve mikrobu yok etme özelliğine sahip olur.