Özellikle görmeyi istediğiniz bir yer var mı?

Özellikle görmeyi istediğiniz bir yer var mı? Nedenleri ile söyleyiniz.

 

İşte ülkemizden kilometrelerce uzakta, bin yıllık tarihi, müthiş doğası, bol oksijenli havası sade ve sakin yaşam tarzı ile Yeni Zelanda… Yeni Zelanda Pasifik Okyanusu’nun güneybatısında, adalardan oluşmuş bir ülkedir. J.R.R Tolkinen’in en ünlü eseri olan Yüzüklerin Efendisi serisine ilham kaynağı olan adalar ülkesi.

 

Size Yeni Zelanda’yı ziyaret etmeniz için 6 Neden;

  • Doğa. Yeni Zelanda’da yağmur ormanlarından dağlara, göllere, buzullara ve hatta volkanlara kadar dünyanın en çeşitli doğal zenginlikleri vardır. Bu farklı doğal özelliklerin çoğu aynı gün ziyaret edilebilirsiniz.
  • İklim. Yeni Zelanda’da dört mevsim olmasına rağmen, diğer birçok ülkede bulunabilecek aşırı sıcak ve soğuk uçları yoktur. Yılın herhangi bir zamanı Yeni Zelanda’nın harikalarını keşfetmek için güzel bir zamandır.
  • İnsanlar. Yeni Zelandalılar doğal olarak sıcak ve arkadaş canlısı insanlardır ve özellikle turistler için misafirperverdir. Nereye giderseniz gidin, samimi bir gülümseme ve sıcak bir karşılama alacaksınız.
  • Güvenlik. Yeni Zelanda’da suç oranı oldukça düşüktür ve bir turist olarak sorunla karşılaşmanız pek mümkün değildir. Dahası, Yeni Zelanda’nın vahşi yaşamı arasında neredeyse hiç ölümcül yaratık yoktur; böylece yemek yerken ya da doğayı gözlemlerken ısırılma endişesi yaşamadan keşif yapabilirsiniz!
  • Kültür. 1700’lü yıllarda Avrupalıların gelmesinden önce Maoriler adı verilen yerel halk Maori’ye yerleşmişti. Bugün Yeni Zelanda, birçok farklı ülkeden insanlarınoluşturduğu barışçıl bir toplumda gelişen bir kültürlerin büyüleyici karışımıdır.
  • 100 mil yarıçapında bir alanda ve hatta aynı gün içinde sörf, kayak, snowboard, kano, tramping, yelken, yüzme, paraşütle atlama, ata binme veya mağara gezisi yapabilirsiniz. Yeni Zelanda’ya gitmişken kendi keşifleri olan meşhur bungeejump’i denemeyi unutmayın.

 

Diğer yazılarımız için dershane anasayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Ramazan ayında düzenlenen geleneksel eğlencelerin birlik ve beraberlik ruhunu canlı tuttuğunu söyleyebilir misiniz?

Ramazan ayında düzenlenen geleneksel eğlencelerin birlik ve beraberlik ruhunu canlı tuttuğunu söyleyebilir misiniz? Neden?

 

Ramazan ayında düzenlenen geleneksel eğlencelerin birlik ve beraberlik ruhunu canlı tuttuğunu söyleyebiliriz. Çünkü; insanlar toplumsal varlıklardır. Ramazan ayı geldiği zaman herkeste bir heyecan başlar. Çünkü; Ramazan ayı ibadetin en yoğun şekilde yaşandığı bir ay olduğu kadar, Ramazan ayında yapılan eğlenceleri ile de özellikle çocukların beklediği özel bir zaman dilimidir. Bunun sebebi; bu ay da pek çok eğlence ve etkinlikler düzenlenir. Bunlara örnek verecek olursak;  canbazlar, hokkabazlar, karagöz ustaları, meddahlar, ortaoyuncuların oynadığı ramazan eğlenceleridir. Macuncular, kağıt helvalar satılır. Sabaha karşı sahur vaktin de bekçiler davul eşliğinde okudukları manilerle sahuru haber verirler. En önemlisi de ramazan ayın da büyük büyük iftar sofraları, iftar çadırları kurularak çeşit çeşit yemekler yapılır. İnsanlar bu ayda sofralarında ki yemekleri daha çok sevdikleri ile paylaşmak isterler.

 

Aç ve yoksulların halini daha iyi anladığımız bu ayda İnsanlar daha çok paylaşmaya çalışır. İhtiyaç sahibi insanların ihtiyaçları giderilmeye çalışılır. Tüm bunlar bizim maneviyatımızı daha da kuvvetlendirerek, toplum olarak birbirimize olan sevgi bağlarımızı daha da güçlendirir.

 

Ramazan aylarında düzenlenen geleneksel eğlenceler eski zamanlardan beri günümüze kadar taşınmaya çalışılmış, halen günümüzde de eskisi kadar olmasa da yapılmaya çalışılarak gelecek nesillere taşınmaya çalışılan etkinliklerdir. Ramazan ayında düzenlenen bu eğlenceler bizim adet ve ananelerimizdir. Bizleri birbirimize bağlayarak, birlik ve beraberlik duygularımızı daha da canlı tutar.

 

Diğer yazılarımız için dershane anasayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Güldürü ağırlıklı tiyatroları izlemekten hoşlanır mısınız?

Güldürü ağırlıklı tiyatroları izlemekten hoşlanır mısınız? Niçin?

 

Güldürü ağırlıklı tiyatroları izlemekten hoşlanırım. Çünkü; gülmek insanı rahatlatır, sakinleştirir, kötü bir ruh halindeysek bizi rahatlatır. Kısaca gülmek; insan için zevktir, kişinin ruhu için, bedeni için sağlıktır. Yani bir nevi kötü duygulardan arınma gibidir, insanların sorunlarını ve acılarını unutturur.

 

İnsan için; gülmeden, gülümsemeden bir ömrün nasıl geçeceğini düşünmek bile çok zordur. Gülme her kültürde onaylanmış evrensel duygulardan biri olarak kabul edilir. Bunların yanı sıra gülme, insanları sosyal çevrede de bir arada tutmaya da yarar. Bu sosyal çevrelerden birisi de güldürü ağırlıklı tiyatrolardır. İnsanlar güldürü ağırlıklı tiyatrolar da hem mutlu olurlar hem de bir sorun, sıkıntıları varsa kısa süre de olsa rahatlayıp, sıkıntılarından sıyrılmış olurlar. Bunların yanında sosyal bir etkinlikte bulunup kendilerine de güzel zaman ayırmış olurlar. Bu yüzden güldürü ağırlıklı tiyatrolara mutlaka gitmeliyiz. Hiç güldürü ağırlıklı bir tiyatroya gitmemiş kişilere de tavsiye etmeliyiz.

 

Geleneksel Türk tiyatrosunun başlıca güldürü öğeleri genellikle; abartılı tavırlar, doğaçlama espriler, belli bir tiplemenin taklidinin yapılması, yanlış anlaşılmalar, söz kavgaları ve değişik yörelere özgü şive ve ağız taklitleridir. Doğaçlamaya dayanan bu tiyatronun temel öğesi güldürüdür. Gülmeyi seven herkesin seveceği bir sosyal faaliyettir güldürü ağırlıklı tiyatrolar. Ben de hem zamanımı iyi değerlendirmek için hem de bana mutluluk, keyif verdiği kendimi iyi hissettirdiği için güldürü ağırlıklı tiyatroları izlemekten hoşlanıyorum.

 

Diğer yazılarımız için dershane anasayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Çevrenizdeki insanlarla iletişiminizde yanlış anlaşılmayı engellemek için neler yapılabilir?

Çevrenizdeki insanlarla iletişiminizde yanlış anlaşılmayı engellemek için neler yapılabilir?

 

İletişime kişilerin birbirini anlama süreci diyebiliriz. Çünkü iletişimin amacı anlaşılabilmektir. İletişimin insan hayatındaki önemi çok büyüktür. İnsanoğlu var olduğu günden bu yana sürekli iletişim kurmaya ihtiyaç duymuştur. Bundan dolayıdır ki iletişim geçmişten günümüze kadar sürekli gelişmiş, halen de gelişmektedir. Günümüz teknolojisinin hızla ilerlemesi de buna örnek olarak gösterilebilir.

 

Birey sosyal bir varlık olduğu için iletişim hayatın vazgeçilmez bir ihtiyacıdır. Aile, okul, iş, arkadaş, eş, kurumlar gibi birçok yerde kısacası hayatımızın her yerinde iletişime ihtiyaç duyarız. Kişi sosyal çevresi ile sağlıklı ve mutlu bir hayat sürdürebilmek için iletişim kurmak zorundadır. Ayrıca bireyin çevresi ile iyi ilişkiler içerinde olması bireyin ruhsal olarak da kendini daha iyi hissetmesine de yardımcı olur.

 

Bazen iletişim kurarken çevremizdeki insanlarla iletişiminizde birtakım yanlış anlaşılmalar yaşarız. Bu yanlış anlamaları engellemek için kişiler arası iletişimimizde yaptığımız yanlış davranışlara dikkat etmeliyiz. Öncelikle karşı tarafla iletişime geçmeden önce anlatmak istediğimiz şeyi düşünerek mesajımızı karşı tarafa açık ve net olarak ifade etmeliyiz. Düşüncelerimizi karşı tarafa anlatırken beden dilimiz de çok önemlidir. Bu yüzden yüz ifademize de dikkat etmeliyiz. Karşı tarafı suçlayıcı ifadelerden de kaçınmalıyız. İletişimin en önemli unsurlarından biri de dinlemektir. Mutlaka karşı tarafa da söz hakkı vermeliyiz. Belki anlatmak istediklerimizi tam olarak anlatamamış olabiliriz. Bu yüzden karşı taraf söylediklerimizi anlamamış olabilir. İletişim de bunlara dikkat ettiğimiz takdirde çevredeki insanlarla iletişimimizdeki yanlış anlaşılmayı büyük oranda engellemiş oluruz.

 

Diğer yazılarımız için dershane anasayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Kullandığınız Veya Çevrenizde Kullanılan Nanoteknoloji Ürünleri İle İlgili Bir Araştırma

Günümüzde Nano Malzemeler İle Üretilmiş Çok Sayıda Ürün Kullanılmaktadır. Kullandığınız Veya Çevrenizde Kullanılan Nanoteknoloji Ürünleri İle İlgili Bir Araştırma Yapıp İsimlerini Aşağıya Yazınız.

 

Teknoloji hiç durmadan hızla gelişiyor ve gün geçmiyor ki yeni bir teknolojik buluş ile karşılaşmayalım. Bunlardan biri de nonoteknolojidir. Kökeni Yunancadan gelen nano kelimesi günümüzde teknoloji deyince akla gelmektedir. Günümüzün en çok bilinen konularından biri olan nanoteknoloji, birçok yeni teknolojik ürün için üretimde kullanılıyor. Bir ölçü birimi olarak da kullanılan nano kelimesi en küçük anlamına geliyor. Yani teknolojide de en küçük teknikler anlamına geliyor. Neredeyse milyarda bir anlamına gelen bu değer sayesinde üretilen teknolojiler akla gelmeyecek kadar birçok fazla sistemde yer alıyor.

 

Özellikle günümüzde bilgisayarlar ve telefonlar için kullanılan en küçük parçalar nanoteknoloji sayesinde üretilmektedir. Çağımızın en geniş çağlı tekniği olarak,

  • Kozmetik sektöründe güneş kremleri
  • Kendi kendini temizleyen camlar
  • Dezenfektan ürünler ve deterjanlar
  • Sağlık ürünleri ve medikal ürünler
  • Yapay zeka kullanılarak yapılan robotlarda

 

Sayılabilecek birçok fazla ürün nanoteknoloji sayesinde gelişmiş şekillerde üretilmektedir. Bu ürünler yapılan araştırmalar ve çalışmalar sayesinde daha da artarken, ilerleyen zamanlarda hastalıkların iyileştirilmesi için de kullanılacak ürünlerde görülebilecektir. Bu şekilde yapılan teknolojiler sayesinde insanoğlunun erişemeyeceği bir alanda kalmayacak sanırım.

Dünya’nın yuvarlak olduğunun kanıtlanması Avrupa’daki düşünce özgürlüğünün gelişmesini nasıl etkilemiş olabilir?

Dünya’nın Yuvarlak Olduğunun Kanıtlanması Avrupa’daki Düşünce Özgürlüğünün Gelişmesini Nasıl Etkilemiş Olabilir?

 

Dünyanın yuvarlak mı yoksa tepsi şeklinde düz mü olduğu Ortaçağ Avrupa’sında oldukça uzun bir süre tartışılmıştır. Hatta dünyanın yuvarlak olduğunu iddia eden kişiler bu iddialarından dolayı çeşitli cezalara çarptırıldığı da biliniyor. Modern Avrupa olarak gördüğümüz Avrupa ülkeleri ne yazık ki Ortaçağda bundan pek nasibini almamış ki, düşünce özgürlüğüne bile müdahale edilmiş.

 

Avrupa’da Orta Çağ’ın yaşandığı dönemlerde toprak sahipleri yani zenginler ile halk arasında yüksek bir sınıf ayrımı vardı. Bu nedenle asillik çok büyük bir önem taşıyordu. Güçlü Avrupa devletlerinin kurulduğu bu dönemde insanlar aydınlıktan uzak ve zorlu bir dönem yaşıyordu.

 

Avrupa’nın bu dönemlerinde özellikle kilisenin bağnaz tutumları halkın üstünde ve bilimin önünde duruyordu. Gelişmenin önünü kapatan bu durum nedeni ile düşünce özgürlüğü de kısıtlanıyordu. Düşünce özgürlüğünün bu denli kısıtlanması da bilimsel gelişimi kısıtlıyordu. Ancak bu dönemin baskılarının engellenmesi konusunda dünyanın yuvarlak olduğunun kanıtlanması, Avrupa’da düşünce özgürlüğünün önündeki engelleri büyük oranda yıkmıştır.

 

Bu bilimsel gerçeğin ortaya çıkarılması birçok konuda özgürlük ortamı sağlamıştır. Düşünce özgürlüğü gelişirken, birçok insan farklı noktalarda sanat ve bilim çalışmalarına daha çok önem vermiştir. Kilisenin bağnaz tutumları ve baskıları karşısında bu gelişim ile birlikte Rönesans dönemine geçişin yolu açılmıştır. Bu sayede akla ve bilime önem verilerek yeni bir dönemin kapıları açılmıştır.

Teknolojik Buluşların Ortaya Çıkmasında İnsanların İhtiyaçlarının Rolleri Nelerdir?

Teknolojik Buluşların Ortaya Çıkmasında İnsanların İhtiyaçlarının Rolleri Nelerdir? Örneklerle Açıklayınız.

 

İnsanların ihtiyaçları gün geçtikçe artıyor ve değişiyor diyebilirim. Örneğin geçmişte ihtiyaç olarak görülmeyen bir şey günümüzde en vazgeçilmez ihtiyaçlar arasında yerini alabiliyor. Bu nedenle zamana göre insanların ihtiyaç duyduğu ürüne kategorilerinde de değişiklikle olmakta ve buna göre de yeni buluşlar gerçekleştirilmektedir.

 

Teknoloji, günümüzde olduğu gibi geçmişte de insanların hayatını kolaylaştırmak ve yeni şeyler sunmak için faaliyet göstermektedir. Örneğin, tarihin en eski zamanlarında bir orak veya küreğin keşfedilmesi dahi insanların tarım gerçekleştirirken daha rahat çalışmasını sağlamak içindir.

 

Bu anlamda düşünürsek, teknoloji ve teknolojinin ortaya çıkardığı buluşlar her zaman insan ihtiyaçlarına bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Geçmişte ortaya çıkan tarım aletleri, buharlı motorlar, sağlık teknolojileri ve günümüzdeki bilgisayar teknolojileri her zaman insan ihtiyaçlarını karşılamak içindir. Çünkü insan ihtiyaçları, dünyada yapılan her hizmetin ve satılan ürünün ilk nedenidir.

 

İnsanların ihtiyaçları farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Örneğin, ihtiyaçlar bazen zorunlu olabilir bazen ise temel ihtiyaçlar olarak görülebilir ve bazen de tamamen keyfi olarak ortaya çıkabilir. Bu nedenle günümüze kadar teknolojik buluşların hepsi insanların günlük ihtiyaçlarını karşılamak için yapılmıştır. Mesela günümüzde herkesin hayatında yer alan telefonlar bir teknolojik buluş olarak hem zorunlu iletişim ihtiyaçlarımızı hem oyun ve eğlence gibi keyfi ihtiyaçlarımızı hem de iletişim temel ihtiyacımızı sağlamak için kullanılmaktadır.

Sümerler Tarafından Gerçekleştirilen Yazının İcadı Tarihin Başlangıcı Olarak Kabul Edilir.

Sümerler Tarafından Gerçekleştirilen Yazının İcadı Tarihin Başlangıcı Olarak Kabul Edilir. Sizce Bunun Sebepleri Neler Olabilir? Yazınız.

 

Dünya genelinde ve ülkemizde tarihçiler yazının icat edilmesini tarihin başlangıcı olarak görürler. Yazı icat edildikten sonra yaşananların ve yapılanların kayıt altına alınması daha kolay olmuştur. Bu sayede ilerleyen yıllarda dahi geçmişte yaşanmış olan her şeyle ilgili bilgi sahibi olma imkânı ortaya çıkmıştır.

 

Yazı özellikle insanların geçmişine ulaşması ve tecrübelerden faydalanması için önemlidir. Yazı icat edildikten sonra arkeolojik araştırmalarda ve bilim araştırmalarında genellikle yazılı kaynaklar kullanılmıştır. Örneğin Anadolu’daki bir uygarlığın bırakmış olduğu yazılı kaynakların incelenmesi ile onların döneminde bulunan eserler daha rahat şekilde yorumlanabilmiştir.

 

Tüm bu noktalar düşünüldüğünde, bilim adamları tarafından yazının icat edilmesi tarihin başlangıç noktası olarak kabul edilmiştir. Özellikle yazının icadı ile birlikte bilim daha fazla gelişme sağlamış edebiyat ve sanat daha fazla geliştirilmiştir. Sonuç olarak insan hayatı daha büyük bir değişim yaşamış, insanlık gelişimi hızlanmış ve dünya günümüze kadar daha güçlü şekilde ulaşmıştır.

Gelecekte Teknolojik Anlamda Ne Gibi Çalışmalar Yapılabilir?

Gelecekte Teknolojik Anlamda Ne Gibi Çalışmalar Yapılabilir? Bilim İnsanı Olduğunuzu Hayal Ediniz. Yapabileceğiniz Çalışmaları Ve Hangi Amaçla Yapacağınızı Açıklayarak Yazınız.

 

Günümüzde kullanılan teknolojileri ve keşfedilen icatları düşündüğümüzde, gelecekte çok daha farklı çalışmalar yapabiliriz. Mesela ben gelecekte büyük çalışmalar yapacak bir bilim insanı olsam, öncelikle insan sağlığı için farklı sonuçlar elde etmeye çalışırım.

 

Günümüzde çaresi bulunmayan kanser, AIDS ve tümörler gibi birçok hastalık için kesin şifalar oluşturacak tıp teknolojileri geliştirme ve yeni ilaçlar geliştirmeye çalışırım. Ameliyat gerçekleştirebilen robotlar ve insan vücudunu yenileyebilecek teknolojik cihazlar gibi çalışmalar yapabilirim. İnsanların zihin gücünü kullanarak kontrol edebilecekleri mekanizmalar üretmeye çalışırım. Örneğin, bir bilgisayarın ellerimiz olmadan dahi kullanılabilmesini sağlayacak uzaktan kontrol sistemleri gibi teknolojiler üretmeye çalışırım.

 

Dünyayı geliştirecek teknolojiler için tarımı daha rahat bir hale getirecek cihazlar üretmeye çalışırım. Örneğin, ürünlerin tarlada kendi başına toplanabilmesi, birbirlerinden ayrılması, paketlenmesi ve satışa hazır hale getirilmesini sağlayacak sistemler ve teknolojiler geliştiririm.  Ayrıca yapılacak tarımda daha organik gübre çeşitleri üzerinde çalışmalar yaparak hem ürünlerin kalitesini hem de sağlığımız açısından daha faydalı olanının üretimi kolaylaşmış olur. Tüm bunlar sayesinde insan hayatını daha kolay bir hale getirecek ve ihtiyaçlarını daha hızlı şekilde sonuçlandıracak teknolojiler sağlayabilirim. Tabi bunlar için çok çalışmak ve kafa yormak gerekiyor.

 

Kısaca benim amacım her zaman insanoğlunun sağlığına ve dünyanın daha yaşanılabilir olması için yapacağım çalışmalardır. Ayrıca üzerinde yaşadığımız dünyayı bizden sonraki kuşaklara bırakırken de daha temiz ve yaşanılabilir şekilde bırakmak benim için çok önemlidir.

Gelecekte Kullanılabilecek Enerji Kaynakları Neler Olabilir?

Gelecekte Kullanılabilecek Enerji Kaynakları Neler Olabilir? Araştırarak Sınıfta Paylaşınız.

 

Günümüzde insanların enerji ihtiyaçlarını yani elektrik gibi ihtiyaçlarını karşılamak için su, yakıtlar, rüzgar, güneş ve nükleer kaynaklar kullanılmaktadır. Ancak bu kaynakların bazıları tükenecek kaynaklar olduğu için yeni kaynaklar aranmaktadır. Hatta bazı kaynaklar hakkında da insan sağlığına zarar vereceği düşünüldüğü için uzak durulması istenmektedir.

 

Bu şekilde düşünüldüğünde, gelecek zamanlarda kullanılması gereken enerji kaynakları için insanlar özellikle füzyon enerjisi üzerinde duruyor. Eski zamanlarda bir hayal olarak görülen füzyon enerjisi şimdi ise bilim adamlarının çok büyük çalışmalar yaptığı bir alan oluşturuyor. Yapılan çalışmaların getirdiği ilerleme ile şu an Fransa gibi ülkelerde reaktörler inşa ediliyor.

 

Füzyon enerjisi gibi gelecekte kullanılabilecek farklı enerji kaynakları için insan gücü, gelgit enerjisi, hidrojen enerjisi ve uçan rüzgar türbinleri gibi birçok farklı alternatif göz önüne çıkıyor. Bunların hepsi ile ilgili bilimsel çalışmalar ve araştırmalar sürdürülürken yakın gelecekte bu farklı enerji kaynakları kullanılabilir. Ayrıca bu kaynaklar sayesinde dünya üzerinde yer alan temel kaynakların da tükenmesi engellenebilir.